Adana BAM 17. Hukuk Dairesinin kaçak elektrik cezası ve menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bir ticari işletme, elektrik dağıtım şirketinin hakkında düzenlediği 177.938,58 TLlik kaçak elektrik kullanım cezasına ve hizmet kesintisine itiraz ederek, sayaca müdahalesi olmadığını ve fahiş cezanın hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte; ticari faaliyetinin aksamaması için elektriğinin bağlanmasını ve borçlu olmadığının tespitini talep ederken, davalı şirket ise müvekkilinin sayaçta 75 adet şok kaydı ve müdahale tespit edildiğini, kaçak kullanımın tutanak, rapor ve kayıtlarla sabit olduğunu ve cezanın yasalara uygun olduğunu savunarak, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebine ilişkin ara kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmektedir.

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1113 - 2026/1501
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1113 KARAR NO : 2026/1501T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 30/04/2026 ( Ara Karar ) NUMARASI : 2026/149 Esas ( Derdest) DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 10/09/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/04/2026 tarih ve 2026/149 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:Müvekkilinin ... sözleşme hesap numarası ile davalı ... abonesi olduğunu, ... Mahallesi ... Sokak No: 6 Müstakil Merkez ... adresinde bulunan ve et ürünleri satışı yapılan iş yeri deposunun ticarethane statüsünde bulunduğunu, bu nedenle uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanına girdiğini, 28/01/2026 tarihinde ... ekiplerince yapılan sayaç kontrolünde mühürlü ve müdahalesi güç olan sayacın enerjisinin kesilerek ... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı ile 177.938,58 TL tutarında ceza tahakkuk ettirildiğini, söz konusu tutanağın ve uygulanan cezanın usul ve esaslara aykırı olduğunu, müvekkilin sayaca hiçbir müdahalesinin bulunmadığını, kaçak elektrik tüketiminin gerçekleşmediğini, geçmiş dönem faturalarında anormal bir kullanım değişikliği gözlenmediğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1/c maddesindeki kaçak tanımına uygun bir fiilin mevcut olmadığını, sayacın mühürlü olmasının müdahale edilmediğinin kanıtı olduğunu, kesilen ceza miktarının fahiş olduğunu, müvekkilin ödeme gücünün bulunmadığını, elektriğin kesilmesi nedeniyle ticari faaliyetin durduğunu ve telafisi güç zararların doğduğunu belirterek öncelikle dava sonuna kadar elektrik kullanımının devamı için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 28/01/2026 tarihli ve ... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı ile tahakkuk ettirilen 177.938,58 TL tutarındaki cezanın iptalini ve müvekkilin bu tutar kadar borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE:... sözleşme hesap numarası ile davalı kurumun abonesi olduğunu, söz konusu yerin ... Mah. ... Sok. No: 6 ... adresindeki iş yerinde ticari faaliyet yürüttüğünü, 28/01/2026 tarihinde ... ekiplerince yapılan sayaç kontrolünde ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek 177.938,58 TL tutarında ceza kesildiğini, söz konusu tutanağın ve cezanın usulsüz olduğunu, iş yerinin elektriğinin kesildiğini ve ticari faaliyetinin durma noktasına geldiğini belirterek öncelikle elektriğin yeniden bağlanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, akabinde kaçak elektrik cezasının iptalini ve 177.938,58 TL tutarında borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca kamu hizmeti yürüttüğünü, davacının Da Anlaşıldığı Üzere ... Mah. ... Sok. No: 6 Müstakil Merkez ... adresindeki ... numaralı tesisatına ilişkin 13.01.2026 tarihli muayene raporu ve 14.09.2025 tarihli ... firması inceleme raporu ile sayaçta müdahale olduğunun ve 75 adet şok kaydı bulunduğunun tespit edildiğini, bu durumun 28.01.2026 tarihli ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile imza altına alındığını, kaçak kullanımın fotoğraflar ve video kayıtları ile sabit olduğunu, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-c bendi gereği yapılan hesaplama sonucunda 177.938,58 TL tutarında bedel tahakkuk ettirildiğini, davacının eyleminin TCK 163/3 maddesi kapsamında karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğunu, bu nedenle davacı hakkında suç duyurusunda bulunulacağını, yasal mevzuat gereği elektrik kesintisinin zorunlu olduğunu, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini ve dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ 24/03/2026 TARİHLİ ARA KARARININ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece" HMK'nin 388. maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı istenebilir. HMK'nin 390.maddesi gereğince ihtiyati tedbir isteyen tarafın tedbir isteminin haklılığını yaklaşık olarak ispatlama yükümlüğü bulunmaktadır. İhtiyati tedbir istemi ise davacıya ait iş yerine elektrik verilmesine ve elektriğin kesilmesinin tedbiren önlenmesine yöneliktir.Kaçak kullanım olup olmadığı, kaçak kullanım var ise buna dayalı tahakkuk ettirilecek fatura tutarı HMK’daki ispat yükümlüğüne ilişkin düzenlemeye/kurallara göre yargılama süreciyle belirlenebilecektir. HMK'nin 190.maddesi uyarınca kaçak kullanımın varlığını ispat yükü kaçak kullanım tutanağını düzenleyen dağıtım şirketine düşmektedir. İspat yükünün karşı tarafta olması ve işletmeye verilen elektrik enerjisinin kesilmesinin ekonomik olarak şirkete ciddi bir zarar verme ihtimali dikkate alınarak teminat karşılığında tedbir isteminin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.İİK'nin 72.maddesi uyarınca; borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile, davacı tarafından takdiren 177.938,58 TL'nin %15'i oranında 26.690,79 TL nakdi teminat ya da kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğunda, ... nolu sözleşme hesabına ait elektrik aboneliğinin 28/01/2026 tarihli ve ... nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı nedeniyle davacı müvekkile ait iş yerine elektrik verilmesine ve elektriğin kesilmesi işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, -Davacı tarafından 26.690,79 TL nakdi veya kati süresiz banka teminat mektubunun mahkeme veznesine yatırıldığı anlaşılmakla, kararın ilgili kuruma müzekkere yoluyla bildirilmesine,-Ara kararın taraflara tebliğine," karar verilmiştir.DAVALI VEKİLİ 30/03/2026 TARİHLİ İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Müvekkil şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca Toroslar Bölgesi'nde elektrik dağıtımı ve kaçak elektrikle mücadele faaliyetlerini kamu hizmeti niteliğinde yürüttüğünü, davacının ... Mah. ... Sok. No: 6 adresindeki ... numaralı tesisatında yapılan incelemelerde 13.01.2026 tarihli ... Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü raporu ile 13.01.2026 tarihli ... Firması raporunda sayaca müdahale edildiğinin ve 75 adet şok kaydı bulunduğunun tespit edildiğini, bu durumun 28.01.2026 tarihli ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile imza altına alındığını, laboratuvar incelemeleri ve tutanak içerikleriyle nitelikli kaçak elektrik kullanımının sabit olduğunu, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/2 maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde 177.938,58 TL bedel tahakkuk ettirildiğini, davacının fiili kullanıcı olduğunun açık olduğunu, sayaca müdahale eyleminin TCK 163/3 maddesi kapsamında karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğunu ve bu konuda suç duyurusunda bulunulacağını, kaçak elektrik tespit sürecinin yönetmelik hükümlerine uygun olarak fotoğraf ve video kayıtlarıyla belgelendirildiğini, davacı hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu, yaklaşık ispat ölçütünün davacı lehine oluşmadığını, aksine resmi raporlar ve tutanaklarla davalı şirket lehine güçlü deliller bulunduğunu, tedbir kararının devamının kamu zararına ve diğer tüketicilerin faturalarına yansıyan kayıp-kaçak bedellerinin artmasına sebebiyet verdiğini belirterek, haksız olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30/04/2026 TARİHLİ ARA KARARININ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Dava konusu olayda davacının yürüttüğü ticari faaliyetlerde elektrik enerjisi verilmemesi halinde telafisi imkansız zarar meydana geleceği, bu durum " gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olduğu ve somut olayda HMK'nin 389.maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK'nun 204'üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasız olup kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Bu itibarla davacının, davalı şirkete borcunun bulunup bulunmadığı ve davacının borçlu olmadığı iddiasına ilişkin hususlarının yargılama sonucunda anlaşılacak olup, davalının tedbir nedeniyle uğraması muhtemel zararlara ilişkin mahkememizce yeterli teminat da alınmıştır. Ayrıca ihtiyati tedbir kararından sonraki döneme ilişkin fatura bedellerinin ödenmemesi halinde, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalının elektriği kesme hakkının da bulunduğu nazara alındığından, davalının itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına ilişkin itirazın reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı ...'nın ... Mah. ... Sok. No: 6 adresindeki ... numaralı tesisatta nitelikli kaçak elektrik kullanıldığının resmi kurum raporları ve tutanaklarla sabit olduğunu, 13.01.2026 tarihli ... Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü raporu ile 13.01.2026 tarihli ... firması inceleme raporunda sayaca müdahale edildiğinin ve şok kayıtları bulunduğunun tespit edildiğini, 28.01.2026 tarihli ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının iki tutanak mümzisi ile düzenlendiğini ve fotoğraflarla kayıt altına alındığını, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-c bendi gereğince hesaplanan 177.938,58 TL tutarındaki bedelin tahakkuk ettirildiğini, davacının kaçak kullanım fiilinin Türk Ceza Kanunu'nun 163/3 maddesi kapsamında karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğunu, yerel mahkemece davacının soyut beyanlarının yaklaşık ispat olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tesisatı kullandığını ikrar ettiğini, kaçak elektrikle mücadelenin kamu hizmeti niteliğinde olduğunu, tedbir kararının kamu yararı ile çeliştiğini ve müvekkil şirket üzerinde telafisi güç zararlar doğurduğunu belirterek, Yerel .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2026/149 Esas sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine dair kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yerel mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Talep; mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararına yapılan itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, 24/03/2026 tarihli ara karar ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile, davacı tarafından takdiren 177.938,58 TL'nin %15'i oranında 26.690,79 TL nakdi teminat ya da kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğunda, ... nolu sözleşme hesabına ait elektrik aboneliğinin 28/01/2026 tarihli ve ... nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı nedeniyle davacı müvekkiline ait iş yerine elektrik verilmesine ve elektriğin kesilmesi işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, -Davacı tarafından 26.690,79 TL nakdi veya kati süresiz banka teminat mektubunun mahkeme veznesine yatırıldığı anlaşılmakla, kararın ilgili kuruma müzekkere yoluyla bildirilmesine," şeklinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiş, bu ara karara davalı vekilince itiraz edilmiş, mahkemece itirazın reddine karar verilmiştir. Ara karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4/1 hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4/1-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. (iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4/1 hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borçtan borçlu olmadığının tespiti isteminden kaynaklandığı, yukarıda anılan hükümler uyarınca davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, dosya kapsamında yer alan ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabı, esnaf odası başkanlığı yazı cevabı, gelir idaresi başkanlığı yazı cevabı ve kolluk araştırması dikkate alındığında, davacının tacir olmadığı, bu durumda uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama yapılması ve itirazın reddine ilişkin ara kararı tesisi usul bakımından hukuka aykırı olup, kamu düzeni bakımından yapılan istinaf incelemesi kapsamında davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından kabulü gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre, yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama yapılması ve hüküm tesisi usul bakımından hukuka aykırı olmakla, HMK'nın 353/1-a/3 maddesi uyarınca 30/04/2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesinin 30/04/2026 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA, 2-Dava dosyasının davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Davalıdan tahsil edilen 732,00 TL İstinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c -f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır