Adana BAM 17. Hukuk Dairesi, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle kesilen elektriğin tarımsal faaliyetlerdeki telafisi imkansız zararı önlemek amacıyla teminat karşılığı bağlanması ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi.
Özet: Tarımsal faaliyetlerini yürüten bir abonenin kaçak elektrik kullanım tespiti sonrası elektrik kesintisinin mahsullere zarar verme ve telafisi güç kayıplara yol açacağı gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine, ilk derece mahkemesinin, kaçak kullanım bedelinin %30u oranında teminat karşılığında elektriğin yeniden bağlanması ve kesintinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verdiği; karşı tarafın ise abonenin daha önce izinsiz elektrik açtığını ve arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek bu karara itiraz ettiği bir hukuki inceleme süreci devam etmektedir.

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1199 - 2026/1536
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1199 KARAR NO : 2026/1536T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 12/06/2026NUMARASI : 2026/216 Değişik İş Esas 2026/212 KararTALEP EDEN : ... VEKİLLERİ : Av. KARŞI TARAF : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İhtiyati TedbirKARAR TARİHİ : 10/09/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/09/2026... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/216 D. İş Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 12/06/2026 tarihli ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:TALEP: TALEP EDEN VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin kullanmış olduğu elektrik sayaç tesisatında kaçak veya usulsüz kullanım tespit edildiği iddiasıyla davalı şirket tarafından 07.04.2026 tarihli ve ... seri numaralı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden ... seri numaralı 82.965,94 TL tutarında fatura kesildiğini, düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının tek başına alacağın varlığını ve miktarını ispat etmeye yeterli olmadığını, HMK 204. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden sayılmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, tanzim edilen tutanağın usul ve yasalara aykırı olduğunu, müvekkilinin tarlasında tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için elektrik enerjisine ihtiyaç duyduğunu, tarlada bulunan mahsullerin sulanamaması sebebiyle zayi olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, elektrik kesintisinin devam etmesi halinde müvekkilin ağır ekonomik kayıplar yaşayacağını, mal varlığında meydana gelebilecek değişimin telafisi imkansız zararlara yol açacağını, HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği endişesiyle uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu kapsamda menfi tespit davası öncesinde mahsullerin sulanabilmesi için elektrik kesintisinin kaldırılmasını ve elektriğin tekrar kullanıma açılmasını, öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte ise makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN 08/04/2026 TARİHLİ D.İŞ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Somut olayda; taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, talep eden Şirketin ticari faaliyetlerine devam etmesi gerektiğinden elektrik enerjisi verilmemesi hâlinde Şirketin ticari faaliyetlerinde telafisi imkânsız zararlar meydana gelebileceği, bu durumun "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir." kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1) İhtiyati tedbir talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin "Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı" bedeli olan 82.965,94 TL'nin %30'u oranında teminat karşılığında KABULÜ ile, teminat yatırıldığı takdirde dava sonuçlanıncaya kadar ... İNŞAAT VE MALZEMELERİ KUYUMCULUK GIDA PETROL TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ( ... Mahallesi Merkez 15. Sokak no 2/a ... adresinde ... müşteri nolu ... tesisat ... sözleşme hesap nolu) ELEKTRİĞİN BU BORÇTAN DOLAYI KESİLMESİNİN TEDBİREN DURDURULMASINA ve TEDBİREN ELEKTRİK ENERJİSİNİN VERİLMESİNE,2) Bu borç dışındaki alacak ve sonraki faturaların ödenmemesi hâlinde karşı taraf Şirketin elektriği kesme hakkının baki KALMASINA...." karar verilmiştir.KARŞI YAN VEKİLİNİN 10/04/2026 TARİHLİ İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: ... Mahallesi Merkez 15. Sokak No 2/a ... adresinde ... müşteri numarası ve ... sözleşme hesap numarası ile kayıtlı tarımsal sulama tesisatında 07.04.2026 tarihinde ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, davacının daha önce 12.03.2026 tarihli ... numaralı tutanakla mühürlenen ve kesilen elektriği izinsiz açarak kullandığının tespit edildiğini, bu eylemin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç maddesi uyarınca kaçak elektrik kullanımı teşkil ettiğini, tahakkuk işleminin aynı yönetmeliğin 44,45 ve 46. maddelerine uygun olarak 82.965,94 TL tutarında hesaplandığını, davacı tarafın dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecini işletmediğini ve bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaçak elektrik kullanımının kamu düzenini ilgilendirdiğini ve tedbir kararının hukuka aykırı fiillerin sürdürülmesine zemin hazırladığını, Yargıtay içtihatlarına göre borçlarını ödemek yerine tedbir yoluyla elektrik açtırmanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, EPDK kararları gereği ödenmeyen kaçak bedellerin diğer tüketicilere yansıtılarak kamu zararına sebebiyet verildiğini, tesisatta fotoğraflama işlemleri yapılarak kaçak kullanımın belgelendiğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın usulden reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN 12/06/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Somut olayda; taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu işyerinin ticari faaliyetlerine devam etmesi gerektiğinden elektrik enerjisi verilmemesi hâlinde işyerinin ticari faaliyetlerinde telafisi imkânsız zararlar meydana gelebileceği, bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir." kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla; karşı taraf vekilinin itirazının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalının Mahkememizin 08/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine,... Karar verilmiştir.KARŞI YAN VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: ... İnşaat tarafından elektriğin bağlanmasına yönelik talep edilen ihtiyati tedbirin mahkemece 82.965,94 TL tutarındaki kaçak elektrik tüketim bedelinin %30'u oranında teminat karşılığında kabul edildiğini, verilen bu kararın hatalı olduğunu, ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğunu, davacı tarafça arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, ... İnşaat'ın tesisatta abone sahibi olduğunu ve kaçak elektrik kullanımından bizzat sorumlu bulunduğunu, elektrik enerjisinin kesilmemesi gerektiği yönündeki gerekçenin borcuna sadık olmayanları ödüllendirdiğini, kaçak elektrik bedellerinin EPDK kararları gereği düzenli ödeme yapan diğer abonelere yansıtılmak zorunda kalındığını, bu durumun kamu zararına yol açtığını, kaçak elektrik tespit tutanağı bulunan kişilere yeniden enerji verilmesinin kaçak kullanımı teşvik ettiğini, davacının borçlarını ödemek yerine dava ve tedbir yoluna başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, tedbir kararının dava konusu borç miktarının sadece %30'u oranında teminatla verilmesinin yerinde olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise teminatın sayaçtan kaynaklı borcun tamamını kapsayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, kaçak kullanım devam ederken enerji arzının sağlanmasının hukuka aykırı bir fiilin sürdürülmesine zemin hazırladığını, dağıtım şirketi açısından telafisi güç zararlar doğurduğunu, davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, tedbir kararının haksız fiile ve elektrik kaçakçılığına sebebiyet verdiğini belirterek ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/216 Değişik İş kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Talep; İhtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemidir.İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep eden vekilince, müvekkili hakkında kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, müvekkilinin enerjisinin kesilerek mühürleme işlemi yapıldığını, bu durum sebebiyle müvekkiline ait taşınmazlarda bulunan tarımsal ürünlerin kuruma noktasına geldiğini beyanla elektrik enerjisinin tedbiren verilmesi talebinde bulunulduğu, mahkemece 08/04/2026 tarihli kararı ile talebin kabulüne karar verildiği, karşı yan vekilinin itirazı üzerine yapılan 12/06/2026 tarihli duruşma neticesinde karşı yan vekilinin itirazının reddine karar verildiği, karşı yan vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nun 341/1 maddesinde, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." denmiştir.HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.Tarafların haklılık durumunun esas hakkında açılan dava ile yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği, diğer taraftan elektriğin günümüzde temel ihtiyaçlardan olduğu, talep edenin tarımsal üretim için ihtiyacı olduğu, elektrik enerjisi verilmemesi halinde HMK'nın 389. maddesinde belirtilen "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin oluşacağı, böylece HMK'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 397/2. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğine; İhtiyati tedbir kararından sonraki döneme ilişkin fatura bedellerinin ödenmemesi halinde karşı yanın elektriği kesme hakkının da baki olmasına göre, yerel mahkemenin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair kararı, usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır