Adana Bölge Adliye Mahkemesi, ticari işletmenin elektrik kesintileri ve voltaj dalgalanmalarından kaynaklanan tazminat talepli istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir sanayi şirketinin, sık elektrik kesintileri ve voltaj dalgalanmaları sebebiyle makinelerinin zarar görüp üretim kaybına uğradığı gerekçesiyle elektrik dağıtım şirketlerinden toplam 70.000 TL alacak talebinde bulunduğu bir ticari alacak davasıyla ilgilidir; davacı, davalıların düzgün hizmet sağlamadığını belirtirken, davalılar arızanın kendi sorumluluklarında olmadığını, davacının iç tesisatından veya kendi trafosundan kaynaklandığını ya da şirket ayrışması nedeniyle mesuliyetleri bulunmadığını savunmuş, ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine davacı vekili karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ADANA BAM 15. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1576 - 2026/1369
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1576 KARAR NO : 2026/1369T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 11/12/2025NUMARASI : 2024/91 Esas 2025/891 KararDAVACI : ... ... SAN. VE TİC.A.Ş. VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : ... SİGORTA A.Ş.DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İstinaf Yoluna Başvuran : Davacı : ... ... SAN. VE TİC.A.Ş. VEKİLİ : Av. TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının KaldırılmasıİSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2025 tarih ve 2024/91 Esas 2025/891 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : ... Mah. ... sk. No:45/A ... adresinde faaliyette bulunan müvekkilinin ... ...'tan ... nolu tesisatına abonelik ile elektrik enerjisi aldığını, müvekkilinin uzun zamandır ticari faaliyetini sürdürdüğünü, bölgede yaşanan elektrik kesintilerinin 2018 yılı Mart ayından itibaren oldukça arttığını, hemen hemen her gün kesintinin meydana geldiğini, bunun neticesinde meydana gelen voltaj dalgalanmaları neticesinde makinaların çalışamaz hale geldiğini, kart ve diğer parçaların zarar gördüğünü, arızaların giderilmesi için servis çağrıldığını, bu şekilde devam eden voltaj dalgalanmaları nedeniyle müvekkilinin çalışamaz hale geldiğini, servis tutanaklarında da arızaların voltaj dalgalanması nedeniyle olduğunun belirtildiğini, kesintiler devam ettiğinden çalışır halde içinde ergimiş maden bulunan toplamda 7 potayı sökmek ve yerlerine başka potalar hazırlamak zorunda kaldıklarını, metalin 1500 C'de eridiğini, bunun için elektrik enerjisine ihtiyaç duyduklarını, ancak kurulu güç sınırını aşmadıklarını, gece elektrik enerjisinin ucuz olmasından dolayı gece çalıştıklarını, davalıların elektrik hizmetini düzgün sağlayamaması sebebiyle müvekkilinin 69.736,77 TL zarara uğradığını, ayrıca enerjinin kesik olduğu saatlerde üretim yapılamadığından ilave zararın meydana geldiğini, işletmede jeneratör olmasına rağmen jeneratörün bazı makinelerin çalışması için yeterli olmadığını, buna rağmen çalışanlara ücretlerin ödendiğini, meydana gelen üretim kaybı için 263,23 TL talep ettiklerini, davalılara 10/03/2018 tarihinde arızaların giderilmesi için müracatta bulunduklarını, ancak kesintilerin artarak devam ettiğini, bunun üzerine oluşan zararın davalılardan karşılanması için noter kanalıyla 17/04/2018 tarihinde 70.000 TL zararın ödenmesinin talep edildiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000 TL 'nin davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın müvekkilinden 19/03/2018 tarihinde arızanın giderilmesi için müracatta bulunduğunu, anılan tarihte cihaz arızalarına sebebiyet verebilecek bir arızanın arıza kayıtlarında olmadığını, davacı tarafın enerji kesintisinden etkilenmemek için işletmesinde önlem alması gerektiğini, Elektrik İç tesisat yönetmeliğinin 49/C nolu maddesine göre davacı tarafın işletmesinde her türlü önlemi almak zorunda olduğunu, olayın davacının iç elektrik tesisatındaki eksikliklerden kaynaklandığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 4/H nolu maddesinde davacıya ait tesislerin yapı bağlantı noktasından itibaren dağıtım şebekesine bağlandığı nokta dahil dağıtım şebekesi olarak tarif edildiğini, trafodaki ayrıcıdan itibaren davacının iç elektrik tesisatının başladığını, ayrıcı yapılan inceleme neticesinde davacının özel trafolu müşteri olduğunu, trafosunun bakım, onarım ve işletme sorumluluğunun davacıda olduğunu, davacının işletmesinde meydana gelen hasarların müvekkil hatlarıyla bir ilgisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 28/06/2013 tarihinde kısmi bölünme işleminin gerçekleştiğini, söz konusu tarihten bu yana ... Elektrik Dağıtım A.Ş. İle ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. Olmak üzere iki ayrı şirket olarak faaliyet gösterdiklerini, mevzuat hükümleri gereği şirketlerin faaliyet alanı ve sorumluluklarının belirlendiğini, müvekkili şirketin dava konusu talep ile ilgili herhangi bir kusur yada sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :"Davanın Reddine, " şeklinde karar verildiği görülmüştür.DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İlk derece mahkemesi kararı, eksik inceleme, hatalı bilirkişi değerlendirmeleri, teknik gerçeklerin göz ardı edilmesi ve yerleşik içtihatlara aykırılık içerdiğini, alınan bilirkişi raporları, hem kendi aralarında hem de dosya içeriğindeki somut teknik verilerle açık biçimde çeliştiğini, bilirkişi raporlarında, müvekkilinin kullandığı sistem hatalı biçimde ark ocağı gibi değerlendirildiği, oysa müvekkili şirkette kullanılan sistem bir endüksiyon ocağı olup, Ark ocakları darbeli yük çeken, şehir şebekesinde kullanılmasına izin verilmeyen sistemler iken, endüksiyon ocakları şebekeden lineer akım çeken, toleranslı ve kontrollü çalışan sistemler olduğunu, mevcut teknik raporlarda açıkça, müvekkilinin kullandığı yaklaşık 2000 kW gücündeki endüksiyon ocağında, ergitme potasında dolaşan akım 11.800 amper, gerilim değeri ise yaklaşık 2.600–3.000 volt seviyesinde olup, elektrik enerjisinin ani şekilde kesilmesi, bu yüksek akım ve gerilim değerlerinin sistem içerisinde kontrolsüz biçimde boşalmasına neden olduğu, yarı iletken elektronik elemanlarda hasar meydana gelmesine yol açtığını, müvekkili şirketin zararın meydana geldiği elektirik kesintisinin yaşandığı tarihlerde üretimi ağırlıklı olarak 22.00–07.00 saatleri arasında gerçekleştiğini, bu saatlerde şebeke yükü değişmekte ve voltaj dalgalanmaları daha belirgin hale geldiğini, mahkeme, bu olguyu dikkate almadan hüküm kurduğunu, Yargıtay’ın yerleşik kararlarında elektrik kesintileri ve voltaj dalgalanmaları nedeniyle meydana gelen zararların, kusurlu hizmet sunan dağıtım şirketleri tarafından tazmin edilmesi gerektiğinin kabul edildiğini, ilk derece mahkemesi bu içtihatları değerlendirmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İstinaf dilekçesine cevap veren davalı vekili dilekçesinde özetle;Davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER : Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DEĞERLENDİRME-GEREKÇE:Dava, alacak istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup, Davacı tarafın elektrik kesintisinden kaynaklı olarak işletmesindeki makinelerin zarar görmesi sebebiyle uğranılan zararın tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 16.01.2024 tarih ve 2023/322 Esas ve 2024/65 Karar sayılı ilamı ile; "...Mahkemece 06/12/2018 tarihinde keşif yapıldığı, kusurun belirlenmesi yönünden alınan farklı bilirkişi heyetlerinden oluşan bilirkişi raporlarında mahkemece 28/02/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de, davacı vekilinin 16/04/2021 tarihli rapora itiraz dilekçesinde belirttiği hususların irdelenmediği görülmekle, ek rapor alınarak davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi ile dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkileri de giderecek şekilde gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir..." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda; ek rapor ve yeni bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Mahkemece alınan 12.04.2025 tarihli ek rapor ile 29.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı ... ... A.Ş.’nin işletmesinde meydana gelen arızaların elektrik kesintisi veya dalgalanmasından kaynaklanmış olması teknik olarak mümkün görünse bile, mevcut dosya kapsamındaki veriler bu hasarın davalı ... ...’ın sunduğu elektrik hizmetlerinden kaynaklandığını kesin olarak göstermediğini, bu nedenle davacının zararı ile davalı arasında uygun bir illiyet bağı kurulamadığını, davalının davacının zararından sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemesince alınan bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yan olmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştirH Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b(1) maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcının peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, 6100 Sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince dairemiz tarafından taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu 361/1 maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde YARGITAY ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır