Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, araç kiralama hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında görevsizlik kararı vererek dosyayı Sulh Hukuk Mahkemesine gönderen gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, ticari nitelikteki araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş fatura bedellerinin tahsili talebiyle açılmış olup, davacı şirket davalının araç kiralama hizmeti karşılığında faturaları ödemediğini ileri sürerken, davalı ise borcunun büyük bir kısmını ödediğini ve davacının talep ettiği miktarın hatalı olduğunu savunmuştur; mahkeme, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden doğan alacak davası niteliğinde olması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması sebebiyle, davayı görevsizlik nedeniyle usulden reddetmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2026
KARAR TARİHİ : 14/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, davalı ile aralarında araç kiralama sözleşmesi kurulduğunu, ... plakalı araçların davalı tarafından kullanıldığını, ancak dilekçe ekinde sunulan faturalara istinaden davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının tacir olması ve ticari iş niteliği taşıyan sözleşme ilişkisi sebebiyle borcun ticari iş niteliğinde bulunduğunu, 3095 sayılı kanun uyarınca ticari işlerde temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, davalının mal kaçırma riski taşıdığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, fatura tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte asıl alacağın tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça 18.12.2024 tarihli 24.000,00 TL bedelli, 02.01.2025 tarihli 20.400,00 TL bedelli, 02.02.2025 tarihli 24.000,00 TL bedelli, 03.03.2025 tarihli 24.000,00 TL bedelli, 02.04.2025 tarihli 24.000,00 TL bedelli ve 02.05.2025 tarihli 24.000,00 TL bedelli toplam 140.400,00 TL tutarlı faturalara dayanılarak ikame edilen davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilin davacıdan araç kiraladığını ve ilgili faturaların bu kiralama ilişkisi nedeniyle düzenlendiğini, müvekkilin borcunu 29.12.2024 tarihinde 30.000,00 TL havale/eft yoluyla, 30.12.2024 tarihinde 15.000,00 TL havale/eft yoluyla, 28.02.2025 tarihinde 40.000,00 TL kartla ödeme yaparak ve 17.05.2025 tarihinde 20.000,00 TL havale/eft yoluyla ödediğini, bu ödemelerin dekontlarının dosyaya sunulduğunu, mahkemece gerekli görülmesi halinde banka kayıtlarının celbinin talep edildiğini, yapılan ödemeler sonrasında müvekkilin davacıya yalnızca 35.400,00 TL borcunun kaldığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak fatura tutarlarından daha fazla olan 144.000,00 TL tutarını talep ettiğini, müvekkilin bakiye borcunu ödeme taleplerinin davacı tarafından reddedildiğini, bu hususların tanık beyanları ile sabit olduğunu, müvekkilin davacıya 35.400,00 TL dışında başkaca bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen faturalar dışında başka bir alacak borç ilişkisi olmadığını, davacının 144.000,00tl üzerinden yaptığı talebin 108.600,00 TL tutarındaki kısmının reddinin gerektiğini, davacı tarafından talep edilen faiz oranının yasaya uygun olmadığını, müvekkil tacir olmadığından reeskont avans faiz uygulamasının kabul edilemeyeceğini, müvekkil aleyhine talep edilen ihtiyati tedbir talebinin yasal koşulları taşımadığını, davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli davanın 108.600,00 TL tutarındaki talep yönünden reddine karar verilmesini, müvekkil dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda vekalet ücreti ve yargılama giderinin yarı oranda düşürülmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Dava, araç kiralama sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a maddesinde; kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir.Tarafların iddia ve savunmalarından, davacının davalıya ait araçları kiraladığı ve takibe konu faturaların bu kiralama ilişkisi kapsamında düzenlendiği, uyuşmazlığın çözümü, taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesi nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarının ne kadar olacağı kapsamında değerlendirilmesini gerektiğinden eldeki uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir. O hâlde, mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu nedenle görevli mahkemenin ... Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR;Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan biri süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
4-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, talep halinde yargılama giderleri konusunda Mahkememizce ayrıca hüküm kurulmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 14/07/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır