Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacının HMK uyarınca feragat etmesi üzerine davanın reddine dair gerekçeli karar.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı vekili müvekkili şirketin davalıya sattığı ürün bedellerine ilişkin davasından feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili de feragata ilişkin aynı yönde beyanda bulunarak herhangi bir talepte bulunmamıştır. Mahkeme, davacının talep sonucundan vazgeçmesi niteliğindeki bu feragatin, tek taraflı irade beyanıyla kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğunu belirtmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2026
KARAR TARİHİ : 07/08/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı borçlu şirkete sattığı ürünlere ilişkin faturalar düzenlediğini, söz konusu faturaların davalı tarafından kabul edilerek ticari defterlere kaydedildiğini, ancak davalı şirketin borcunu ödemediğini, bu nedenle ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödeme emrine, borca, faize ve takibin tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının faturaları süresi içinde itiraz etmeyerek kabul ettiğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde borcun sabit olacağını, alacağın likit nitelikte olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini, dava öncesinde başvurulan arabuluculuk sürecinde 2026/ sayılı dosyada anlaşma sağlanamadığını belirterek öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulünü, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... mahkemelerinin yetkili olduğu iddiasının aksine müvekkil şirketin genel merkezinin Küçükçekmece/İstanbul adresinde bulunduğunu ve işlemlerin burada gerçekleştiğini belirterek davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının ihtiyati haciz talebinin yasal şartları taşımadığını ve müvekkil şirketin mal kaçırma gibi bir girişiminin olmadığını ifade ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini ve cari hesap bakiyesi üzerinde mutabakat sağlanamadığını vurguladığını, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresinin tek taraflı olduğunu ve müvekkil kayıtlarıyla örtüşmediğini belirttiğini, faturaların tek başına borç doğurmayacağını ve malın teslim edildiğinin ispatlanması gerektiğini savunduğunu, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini ifade ederek icra inkar tazminatı talebinin reddini talep ettiğini, taraflar arasında sulh görüşmelerinin devam ettiğini bildirdiğini, davacının tüm iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 01/07/2026 tarihli feragat dilekçesinde: Davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 26/06/2026 tarihli dilekçe ile feragate ilişkin beyanda bulunduğu, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirdikleri görüldü. Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. 6100 sayılı HMK’nun “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. ...’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.4.1940 tarihli ve ... sayılı ... Kararı, ... ... Kurulunun 27.5.1992 tarihli ve 1992/-/ sayılı kararı) HMK'nın 74. Maddesi uyarınca vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede bu konuda açık yetkisinin bulunması gerekir.Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. (md.312/1, c.1) Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.(md.312/1,c.2)Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır(Harçlar Kanunu md 22).Tüm dosya kapsamı yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davacı vekilinin dosyaya ibraz edilen vekaletnamesinde davadan feragat edibilmesi için açık yetkisinin olduğu, davacı vekilinin 01/07/2026 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği anlaşılmakla feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurup davaya son veren taraf işlemlerinden olduğundan; iş bu davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden önce vuku bulması sebebiyle 1/3' ü olan 244,00-TL'nin peşin alınan 732,00-TL'den mahsubu ile bakiye 488,00-TL fazla karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nun 333. Maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra resen yatıran tarafa (taraflar tarafından hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktırılmak üzere, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak üzere ... merkez ve iş yerleri vasıtasıyla adrese ödemeli) İADESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödene 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 07/08/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır