Ticaret Mahkemesinde görülen, kiralanan kaskolu aracın hasar bedelinin tahsili amacıyla sigorta şirketine açılan, aydınlatma yükümlülüğü ve muafiyet klozu ihtilaflı tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, kasko sigortalı bir aracın kazada hasar görmesi üzerine, sigorta şirketinin başlangıçta yönlendirmesine rağmen daha sonra aracın kiralık olduğu gerekçesiyle ödeme yapmayı reddetmesi ve poliçe kapsamı dışında kaldığını iddia etmesi nedeniyle, onarım bedelini ödemek zorunda kalan davacının kalan zararının tahsili talebine ilişkindir; davalı sigorta şirketi ise davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, poliçede kiralık araçlara ilişkin muafiyet hükmü olduğunu, dolaylı zararların teminat dışı kaldığını ve poliçe şartlarının sigortalı tarafından bilindiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2026
KARAR TARİHİ : 17/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... 01.10.2025 tarihinde ... Tarım İnşaat Madencilik Taşımacılık Orman Ürünleri Gıda Turizm Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ve davalı şirket nezdinde ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla tek taraflı trafik kazası geçirdiğini, hasar ihbarı üzerine davalı sigorta şirketinin müvekkili ... isimli yetkili servise yönlendirdiğini, müvekkilin araç kira sözleşmesi dahil tüm belgeleri servise teslim ettiğini ve belgelerin ... Sigorta Hizmetleri'ne iletildiğini, eksperin incelemesi neticesinde hasar dosyasına onay verildiğini, ancak davalı şirketin aracın kiralık olduğu gerekçesiyle poliçe kapsamı dışında kaldığını iddia ederek ödeme yapmadığını, müvekkilin 420.000,00 TL tutarındaki onarım bedelinin 390.000,00 TL'sini banka yoluyla, 30.000,00 TL'sini ise elden ödemek zorunda kaldığını, sigorta şirketinin yönlendirmesi olmasaydı aracın daha uygun maliyetle onarılabileceğini, sigorta şirketine yapılan başvurunun poliçedeki muafiyet klozu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, eksperin ve sigorta şirketinin kira sözleşmesini incelemeden onarım onayı vermesinin basiretli tacir yükümlülüğü ile bağdaşmadığını, bilgilendirme yükümlülüğünün ihlal edildiğini, ... 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/ Esas ve 2023/ Karar sayılı ilamları ile ... 17. Hukuk Dairesi'nin 2012/ Esas, 2013/ Karar, 2013/ Esas ve 2013/ Karar sayılı ilamları uyarınca sigortacının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, onarım sürecinin sigortacının onayıyla başlaması nedeniyle muafiyet hakkından zımnen feragat edildiğini, davalı şirketin hatalı yönlendirmesi ve ağır ihmali neticesinde müvekkilin uğradığı 270.000,00 TL tutarındaki bakiye zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığını ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında bulunduğunu, dava şartı olan Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurulmadığını ifade ederek davanın usulden reddini talep ettiğini, davanın kısmi alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını savunduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigortacıya başvuru şartının yerine getirilmediğini ileri sürdüğünü, kasko sigorta poliçesinden doğan tazminat talep hakkının sigortalı olan Tatlıoğlu Tarım İnşaat Madencilik Taşımacılık Orman Ürünleri Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti. şirketine ait olduğunu ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını belirttiğini, poliçe özel şartları gereği aracın kiralanması halinde meydana gelen rizikoların teminat harici bırakıldığını vurguladığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesi uyarınca teminat dışı kalan bir riziko için sigortacının tazminat yükümlülüğünün doğmayacağını açıkladığını, poliçede düzenlenen %70 muafiyet hükmü dikkate alındığında ödenebilir bir tazminat tutarının bulunmadığını iddia ettiğini, talep edilen zarar kalemlerinin kasko sigortası kapsamı dışında kalan dolaylı zarar niteliğinde olduğunu savunduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 1423. maddesi uyarınca poliçe klozlarının sigortalı tarafından bilindiğinin kabul edilmesi gerektiğini ifade ettiğini, zamanaşımı def'ini ileri sürerek zamanaşımına uğramış alacak taleplerinin reddini istediğini, talep edilen tazminatın likit olmadığını belirterek faiz ve temerrüt iddialarının dayanaksız olduğunu ileri sürdüğünü, fatura ibraz edilmediğinden KDV talebinin haksız olduğunu ve yansıtma faturası bulunmadığını belirttiğini, aleyhe hüküm kurulması durumunda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca tedarik iskontosu uygulanması gerektiğini savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Dava, kasko sigortalı aracın uğradığı hasar bedelinin, kasko sigortacısından tahsili isteğine ilişkindir.Kara Araçları Kasko Sigortası niteliği itibari ile zarar/ mal sigortası kapsamına girmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1453. maddesinin 1. fıkrasında rizikonun gerçekleşmemesinde menfaati bulunanların, bu menfaatlerini mal sigortası ile teminat altına alabilecekleri belirtilmiştir. Kural olarak tazminat ödemesi sigortalıya yapılır. Dolayısı ile sigortalı olmayan kiracının açtığı dava ile sigortacıdan talepte bulunması halinde o dava yönünden dava takip yetkisinin bulunmadığının kabulü gerekir. Ne var ki, kiracının 6098 sayılı BK’nin 183 ve 184 maddeleri anlamında hukuken geçerli bu yazılı temlike dayanarak temlik alan sıfatıyla dava hakkını kazanması, yani dava takip yetkisine sahip olması hukuken mümkündür.Diğer yandan dava takip yetkisi, HMK m.114/1-d uyarınca dava şartı niteliğindedir. Dava şartı eksikliğinin tespit edilmesi halinde aynı kanunun 115/2. maddesi uyarınca davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir ise de HMK 115/2. maddesi gereğince dava şartı eksikliğinin sonradan giderilmesi mümkün ise davacıya bu eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmiş ve buna rağmen eksikliğin giderilmemiş olması şarttır. 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı kanunun 57. maddesi ile 5684 sayılı kanuna eklenen ek 6. maddesinin 2. fıkrasında "(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dahil dahil olmak üzere hiç kimseye devredilemez." hükmü düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; hasara uğradığı iddia edilen ... plakalı aracın, dava dışı ... Tarım İnşaat Madencilik Taşımacılık Orman Ürünleri Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti. kayıtlı ve davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı bulunduğu, aracın kayıt maliki tarafından 06/02/2025-31/12/2025 tarihleri arasında davacıya kiralandığı, kabis kayıtlarına göre kiralamanın emniyete bildirilmediği, aracın 01/10/2025 tarihinde tek taraflı kaza geçirerek hasar aldığı, hasarın davalı sigorta şirketince karşılanmaması nedeniyle hasar bedelinin davacı tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. 5684 sayılı kanuna eklenen ek 6. maddesinin 2. Fıkrasındaki düzenleme dikkate alındığında dava takip yetkisi eksikliğinin giderilmesi mümkün bulunmadığından davacıya HMK m. 115/2 gereğince süre verilmemiş olup davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın yatırılan 4.610,93 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.878,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2. ve 13. maddesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nun 333. Maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa resen (taraflar tarafından hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktırılmak üzere, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak üzere ... merkez ve iş yerleri vasıtasıyla adrese ödemeli) İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi.17/07/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır