Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, otobüsle kasıtlı yaralama iddiasına dayalı haksız fiil ve sigorta sorumluluğu içeren tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalı otobüs şoförünün kasıtlı eylemiyle ağır yaralandığını iddia ederek, şoför, otobüs firması ve sigorta şirketinden, uğradığı kazanç kaybı, geçici/sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri ve yüksek miktarda manevi zararın müştereken ve müteselsilen tazminini talep etmektedir; davalılar ise davanın usulden reddini, şoförün olayda kusursuz olduğunu, davacının kendi hatalı davranışlarıyla kazaya sebebiyet verdiğini ve sigorta teminatının kapsamını aşan taleplerin bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddedilmesini istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
DAVA İHBAR OLUNAN :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2026
KARAR TARİHİ : 20/08/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... A. Ş. 'ye ait ... plaka sayılı otobüs ile 06.12.2025 tarihinde ... Terminali'nde davacıyı görmesine rağmen araca almayarak üzerine sürmesi neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, olayın taksirli değil kasıtlı bir eylem olduğunu, davalı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2026/E. sayılı dosya ile cezai soruşturma başlatıldığını, davalı ... Sigorta A. Ş. 'nin ... nolu poliçe ile sigortacı sıfatıyla sorumlu olduğunu, ... 17. Noterliği'nin 30.01.2026 tarih ve yevmiye nolu ihtarnamesi ile sigorta şirketine sorumluluğunun bildirildiğini, ... A. Ş. 'nin ise Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğunu, davacının kaza neticesinde ayak bölgesinden bel bölgesine kadar ezilme ve yarılma meydana geldiğini, hastanede tedavi altına alındığını, sürecin uzunluğu nedeniyle tedavi ve bakıcılık giderlerinin tazmininin gerektiğini, davacının çalışamaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının oluştuğunu, davacının kaza tarihinden itibaren yatalak durumda olması ve yaşadığı ağır travma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluştuğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 5.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.000,00-TL bakıcı gideri ve hastane masrafları ile 1.000.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle ; 2026/... E. sayılı dosyada dava dilekçesi ve tensip zaptının 08.04.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine dava açılmadan önce yazılı başvuru zorunluluğu bulunduğunu, davacının 20.02.2019 tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmeliğe uygun maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, ... plakalı araç için düzenlenen ... numaralı poliçenin 26.10.2025 ile 26.10.2026 tarihleri arasında geçerli olduğunu, kaza tarihindeki kişi başı teminat limitinin 2.700.000,00 TL olduğunu, kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/... sayılı soruşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından güncel yönetmeliklere uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplamalarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, 6111 sayılı Kanun gereği sağlık giderlerinin ... Kurumu sorumluluğunda olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını istediklerini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... - ... Ulaşım Toplu Taşım İşletmeciliği Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ...in 06.12.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket ...'a ait ... plakalı otobüsün şoförü ...'in olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, şoförün perondan yolcu alıp hareket ettiği sırada davacının aracı durdurarak peron dışı yolcu alma talebinde bulunduğunu, bu talebin reddedilmesi üzerine davacının aracı yumruklayarak şoförü tehdit ettiğini, şoförün yoluna devam etmesi sonrasında davacının kendi kusurlu hareketiyle kazaya sebebiyet verdiğini, olay yeri fotoğrafları ve araç hız verilerinin bu durumu doğruladığını, davacı hakkında TCK 223 kapsamında ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi nedeniyle şikayette bulunulduğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/c maddesini ihlal ederek tam kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirket ile kaza arasında uygun illiyet bağının mevcut olmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, davanın esastan reddinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davanın ... Sigorta A. Ş. 'ye ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapıldığı, davaya cevap vermediği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ... 4. Hukuk Dairesinin Uyuşmazlığın Giderilmesine İlişkin 08/07/2025 tarihli, 2025/ esas, 2025/ karar sayılı ilamında;"Davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/l. maddesi uyarınca davacı yolcunun tüketici sayıldığı, davacı yolcu ile davalılardan taşıyıcı firma arasındaki taşıma sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı Kanun'un 73/1. maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara tüketici mahkemelerince bakıldığı, yine aynı Kanun'un 83/2. maddesinde de diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği anlaşılmakla, davacı yolcunun taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açtığı bedensel zararına ilişkin tazminat davasında görevli mahkeme tüketici mahkemesi olacaktır. Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın bu yönde giderilmesi gerekmektedir." şeklinde gerekçeye yer verilmiştir. Yine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesinin 17/04/2026 tarihli, 2025/... Esas, ... Karar sayılı ilamında da özetle: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı yolcu, davalı ... işleteni ve maliki olduğu, diğer davalıların trafik sigortacısı ve sürücüsü bulunduğu otobüste yolcu olarak binmek üzereyken otobüsün hareket etmesi üzerine düşerek yaralanması sonucu meydana gelen kaza neticesinde oluştuğunu ileri sürdüğü maddi tazminat ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. .......Somut olayda; davacı, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici konumunda, davalı ... ücret karşılığında yolcu taşıyan ve aracın işleteni/maliki durumunda olup dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayılması nedeniyle yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. Öte yandan, davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmayan davalı sigorta şirketine yönelik açılan davanın ticari dava olup bu davalı yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de; taşıyıcı/işleten ve sürücü olan davalılara karşı açılan dava ile bağlantı olması, usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından davaların birlikte görülmesi gereklidir. Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin ... işin esasının incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir." şeklinde gerekçeye verilmiş olup, yine ... BAM 5. Hukuk Dairesinin 25/06/2025 tarih ve 2023/ Esas, 2025/ karar sayılı ilamı, ... 35. Hukuk Dairesinin 13/12/2023 tarih ve 2023/ Esas, 2023/ Karar sayılı ilamı ve ... 17. Hukuk Dairesinin 17/02/2022 tarih ve 2019/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilam da benzer yöndedir. Her ne kadar taşıma ve sigorta sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. Ayrıca, davaya konu temel uyuşmazlığın, tüketici işlemi sayılan taşıma ilişkisinden kaynaklanması ve anılan davalılar hakkındaki davanın da ticaret ve asliye hukuk mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Yukarıdaki kararlar ve açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; eldeki davada davacının, davalı ... tarafından sunulan toplu taşıma hizmetinden yararlanmak amacıyla otobüse binmek istediği, bu kapsamda davalı ...’a ait otobüsün hareketi sırasında meydana gelen olay neticesinde yaralandığını ileri sürerek, uğradığı bedensel zarar nedeniyle davalı sürücü ..., ... ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’den maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Bu hâliyle davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket ettiği, davalı ...’ın ücret karşılığında toplu taşıma hizmeti sunduğu ve dava konusu olayın davacının bu taşıma hizmetinden yararlanmak amacıyla otobüse binmek istediği sırada meydana geldiği ileri sürülen olaydan kaynaklandığından uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim yukarıda yer verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 17/04/2026 tarih, 2025/ Esas ve 2026/ Karar sayılı ilamında da; davacının otobüse binmek üzere olduğu sırada aracın hareket etmesi sonucu meydana gelen yaralanmaya ilişkin uyuşmazlıkta, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici konumunda bulunduğu, davalı taşıma şirketinin ücret karşılığında yolcu taşıdığı ve dava konusu taşıma işleminin tüketici işlemi niteliğinde olduğu belirtilerek, uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmiştir.Her ne kadar davacı tarafından taşıyıcı/işleten ... yanında aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta A.Ş. ile sürücü ... de davalı olarak gösterilmiş ise de; temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin TKHK kapsamında kaldığı, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, usul ekonomisi, müteselsil sorumluluk ilkesi, uyuşmazlığın nitelik itibarıyla nispeten işin uzmanı olan mahkemece karara bağlanması, davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğü hususları değerlendirilerek davaların birlikte tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden tüm davalılar yönünden görevli mahkeme ... Tüketici Mahkemeleri olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim ... 11. Hukuk Dairesinin Uyuşmazlığın Giderilmesine İlişkin 03/03/2025 tarihli, 2025/ esas, 2025/ karar sayılı ilamı da bu yöndedir. O hâlde, mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu nedenle görevli mahkemenin ... Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin ... TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... TÜKETİCİ MAHKEMESİ GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi.20/08/2026
Katip
✍E-Imzalıdır
Hakim
✍E-Imzalıdır