Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin elektrik aboneliği kaynaklı alacak davasında, ilgili yönetmeliğe aykırılık ve hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle icra takibine itirazın iptali talebini usulden ret kararı.
Özet: Bir elektrik perakende satış şirketi, ödenmemiş elektrik faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, mahkeme, dava açıldıktan sonra icra dosyasının haricen tahsil beyanıyla kapatıldığını ve ayrıca Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca borcun muaccel hale gelmesi için elektriğin kesilmesi ve güvence bedelinin mahsup edilmesi gibi ön koşulların sağlanması gerektiğini, aksi takdirde hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddedileceğini vurgulamıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2025
KARAR TARİHİ : 17/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi ile davalı arasında mesken vasfında elektrik tüketimine ilişkin ... numaralı abonelik sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye dayalı elektrik faturalarından kaynaklanan 24.438,89 TL asıl alacak, 3.722,37 TL işlemiş yıllık faiz ve 372,23 TL temerrüt faizi ile %20 gider vergisi olmak üzere toplam 28.533,49 TL tutarındaki borcun davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... takibi akabinde ise ... abonelik sözleşmeleri icra dairesi 2025/... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının 20/08/2025 tarihinde kötü niyetle icra takibine itiraz etmesi üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 16/06/2025 tarihinde başlatıldığını, 03/07/2025 tarihinde yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaya varamadığını, davalının icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli itirazda bulunduğunu, alacağın likit ve muayyen olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartlarının oluştuğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK 128. Maddesi uyarınca davacı tarafından ileri sürülen vakıaların tamamını inkar ettiği sayılmıştır.Dava; abonelik sözleşmesi uyarınca ödenmediği iddia olunan faturalar nedeniyle başlatılan takipte yapılan takibe yapılan itirazın iptali istemlidir. ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi 2025/... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; Dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı şirket aleyhine 10/04/2025 tarihinde, 24.438,89 TL asıl alacak için başlatılan ilamsız takip olduğu faiz ve ferileriyle birlikte toplam 28.533,49 TL alacak için düzenlenen ödeme emrinin davalı şirkete tebliği üzerine davalı vekilinin 29/04/2025 tarihli dilekçesi ile; alacaklı olarak yer alan firmaya borcu bulunmadığından müvekkil şirket adına Borca, Takibe, Ödeme
Emrine İşlemiş Faize ve Faiz oranına Borç ile beraber her türlü Borç ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulduğu ve yasal süre içerisinde itirazın iptaline dair iş bu davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra 01/04/2026 tarihinde haricen tahsil beyanında bulunularak icra dosyasının kapatıldığı anlaşılmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 35/5-(b).2. bendinde; "Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına ilişkin olarak yasal yollara başvurabilmek için elektriğin fiilen kesilmesi ve güvence bedelinin muaccel borçlara mahsup edilmiş olması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yasal yollara başvurulması halinde, yapılan işlemler sonlandırılır. Oluşan masraf ve giderler tüketiciden talep ve tahsil edilemez." şeklindeki düzenleme mevcut olup, anılan Yönetmelik hükmünde; kurum alacağının muaccel hale gelebilmesi için gereken "ön koşullar" düzenlenmiştir. Buna göre muaccel olmayan bir borç nedeniyle takibe geçilmesi ya da alacağın tahsili davası açılması halinde "erken başlatılan takip/dava nedeniyle" HMK.'nın 114/1-h bendi kapsamında hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceğinde tereddüt bulunmamaktadır.
Her ne kadar taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş ise de; dağıtım şirketi olan davacı, özelleştirme çerçevesinde vatandaşa enerji hizmeti verme ve bu anlamda gerekli işlemleri yapma konusundaki tasarruf yetkisini elde etmiş olmakla birlikte, tüm işlem ve tasarruflarını Devlet denetimi altında ve yürürlükteki Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde yerine getirmek durumundadır. Özelleştirme ile 2013 yılından itibaren dağıtım sektöründeki hizmet görevi sona ermiş olan ... kurumsal kimliğini koruyarak Özelleştirme İdaresi'nin kendisine verdiği sorumluluk dairesinde ... ile görev paylaşımı içinde sektördeki dağıtım şirketlerinin denetimi ve performansının takibi yönünde faaliyetini sürdürmektedir. Devletin dağıtım şirketleri üzerindeki tüketicilere verilen hizmetin yöntem ve niteliği bakımından denetimi 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na göre çıkarılan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygunluk bakımından yapılmaktadır. Bir başka söyleyişle; dağıtım şirketleri, tüketiciye elektrik sağlama hizmeti ile ilgili bütün işlemlerinde Yönetmelik hükümlerine uygun işlem yapmak zorundadır. Hal böyleyken, abonelik sözleşmesinin eki mahiyetinde olan Yönetmelik (... Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği) hükümleri, sözleşmeyi düzenleyen ve aboneler karşısında güçlü taraf olan davacıyı da bağlayıcı niteliktedir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin benzer bir olayda vermiş olduğu 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamında "Somut olayda davacı dağıtım şirketi, son ödeme tarihinde ödenmeyen elektrik borcunun tahsili için icra takibi başlatmış ise de, yönetmeliğin zamanında ödenmeyen borçlar başlıklı 35 maddesinde öngörülen, ödenmeyen borcun tahsili için yapılması gereken işlemlerden; tüketiciye ikinci bildirim, elektriği kesme bildirimi, kesme tutanağı düzenleme, borcun güvenceden mahsup edileceğine dair bildirim ve mahsup işlemi yapıldığına ilişkin bildirim işlemlerinin yapıldığını gösteren hiçbir delil ve belge dosya içerisinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla tüketiciye, yönetmeliğin 35/5-2 maddesine uygun fesih ve yasal yollara başvurulacağı yönündeki ihtar da yapılmış değildir. Bu halde yönetmeliğin 35/b maddesine göre davacı dağıtım şirketinin, tüketici hakkında yasal yollara başvurması ve takip başlatması söz konusu olamaz. Buna rağmen takip başlatılmış olması halinde ise, yönetmelik hükmü uyarınca işlemin (takibin) sonlandırılması gerektiğinden, yerel mahkemenin ortada geçerli, hukuka uygun bir takip bulunmadığı ve itirazın iptali davaları için itiraza uğramış geçerli bir takibin bulunmasının dava şartı olduğu ve olayda anılan dava şartının gerçekleşmediği yönündeki değerlendirmesine bağlı olarak davanın usulden reddine karar vermiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden seklindeki gerekçeyle davacı tarafın istinaf sebeplerini yerinde bulunmayarak istinaf başvurusunun reddine" dair karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; ispat yükü üzerinde olan davacı şirketin, fatura borçlarının ödenmemesi nedeniyle davalının elektriğinin fiilen kesildiğine ve takibe konu edilen fatura tutarlarından güvence bedelinden mahsup edildiğine dair herhangi bir iddiası olmadığı gibi bu hususta bir delili de dosyaya ibraz edemediği anlaşılmakla kanuna aykırılık teşkil etmeyen yönetmelik hükmü dikkate alınarak dava konusu icra takibinin geçersiz olmasından dolayı bu davalı hakkında itirazın iptali davası açılması için dava şartı olan "geçerli icra takibi bulunmaması" nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 107,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... bütçesinden ödene 3.140,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-HMK'nun 333. Maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa resen (taraflar tarafından hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktırılmak üzere, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak üzere ... merkez ve iş yerleri vasıtasıyla adrese ödemeli) İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 341. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 17/07/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır