Türk Milleti Adına Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında davacının davadan feragat etmesi üzerine verilen gerekçeli kararı.
Özet: Bir trafik kazasında pert olan aracı için sigorta şirketinden tazminat talep eden davacı, şirketin ödeme yapmaması ve arabuluculuk sürecinin başarısız olması üzerine dava açmış, davalı sigorta şirketi ise usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve farklı tazminat hesaplama esasları gibi savunmalarla davanın reddini talep etmiştir; ancak devam eden yargılama sürecinde davacı vekili davasından kayıtsız şartsız feragat ettiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti talep etmediğini bildirmiş, davalı vekili de bu beyana uygun olarak herhangi bir masraf talebinde bulunmadığını belirtmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 06/02/2026
KARAR TARİHİ : 07/08/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalanan ... ait ... plakalı aracın, 01.04.2025 günü saat 01.40 sularında müvekkiline ait park halindeki ... plakalı araca çarptığını, 7 Nisan 2025 tarihinde sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde düzenlenen 25/06/2025 tarihli ve . numaralı rapor ile müvekkilinin aracının pert olduğunun tespit edildiğini, sigorta şirketinden araç bedelinin ödenmesinin defalarca talep edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, uyuşmazlığın çözümü için 04/08/2025 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, 02/09/2025 tarihinde düzenlenen son tutanak ile taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin aracının pert olması nedeniyle uğradığı zararın tazmininin gerektiğini, bilirkişi incelemesi ile aracın gerçek değerinin tespit edilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL tutarının faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca davacının dava açmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun ve eksiksiz belgelerle yazılı başvuruda bulunmadığını, bu nedenle dava şartı noksanlığı bulunduğunu, talebin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının delillerini HMK m. 121 gereğince tebliğ ettirmediğini, ... plakalı aracın 12/07/2024 - 12/07/2025 tarihleri arasında 200.000 TL maddi hasar limitiyle sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru halinde doğacağını, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na uygun yapılması gerektiğini, aracın pert olması durumunda temiz şekilde ve gerekli Noter evraklarıyla tesliminin şart olduğunu, geçmiş hasar kayıtlarının dosyaya sunulması gerektiğini, 7327 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, faiz talebinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz işletilecekse yasal faiz uygulanması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın usulden reddini, aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.Davacı vekilinin 30/06/2026 tarihli feragat dilekçesinde: Davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 30/06/2026 tarihli dilekçe ile feragate ilişkin beyanda bulunduğu, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirdikleri görüldü. Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. 6100 sayılı HMK’nun “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. ... yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.4.1940 tarihli ve .... sayılı ... Kararı, ... 27.5.1992 tarihli ve 1992/-/ sayılı kararı) HMK'nın 74. Maddesi uyarınca vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede bu konuda açık yetkisinin bulunması gerekir.
Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. (md.312/1, c.1) Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.(md.312/1,c.2)Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır(Harçlar Kanunu md 22).Tüm dosya kapsamı yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davacı vekilinin dosyaya ibraz edilen vekaletnamesinde davadan feragat edibilmesi için açık yetkisinin olduğu, davacı vekilinin 30/06/2026 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği anlaşılmakla feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurup davaya son veren taraf işlemlerinden olduğundan; iş bu davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden önce vuku bulması sebebiyle 2/3' ü olan 488,00-TL'nin peşin alınan 732,00-TL'den mahsubu ile bakiye 244,00-TL fazla karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nun 333. Maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa resen (taraflar tarafından hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktırılmak üzere, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak üzere ... merkez ve iş yerleri vasıtasıyla adrese ödemeli) İADESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... bütçesinden ödene 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 07/08/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır