Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonrası destekten yoksun kalma tazminatı davasında, sigorta şirketinin yetersiz ödeme ve ibra savunmasını inceleyen gerekçeli kararı.
Özet: Trafik kazasında vefat eden çocuklarının destekten yoksun kalma tazminatını talep eden davacılar, kazaya karışan aracın sigortacısı olan davalı şirketten, ödenen kısmi miktarın gerçek zararlarını karşılamadığı gerekçesiyle faiziyle birlikte fazladan tazminat istemekte; davalı ise davacıların ilk ödeme sonrası imzaladıkları ibra ve feragatname ile fazlaya ilişkin tüm haklarından vazgeçtiklerini savunarak davanın reddini talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR:1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
MÜTEVEFFA :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/05/2021
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/07/2026
Mahkememizden verilen 26/04/2024 tarih ve 2021/... Esas 2024/... sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2025 tarih ve 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ün 31/08/2020 tarihinde geceleyin saat:00:30 sıralarında kullanımındaki, ... plakalı motosiklet ile ... istikametinden gelip ... istikametine doğru sağ şeritten giderken, otoyol ... köprü üstü trafik ışıklı kavşak içinde sola dönüş yapan dava dışı ... kullanımındaki ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ...'ün ağır yaralandığını ve kaza yerine gelen ambulans ile hastaneye kaldırılmasına rağmen hastanede yaşamını yitirdiğini, dava dışı ..., ...'ün öldüğü işbu kazada kusurlu olduğunu, hatta kusuru nedeniyle kamu davası açıldığını, yargılamasının halen ... 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/... Esas numarası üzerinden devam ettiğini, dava dışı ...'in dava konusu olay meydana geldiği anda, kavşak içerisinde olması gerekenden çok fazla hızlı olduğunun kesin olduğunu, olay tarihinde dava dışı ...'in kullandığı arabanın camlarında film olması nedeniyle müteveffanın kullandığı motosikleti göremediğini; ancak ... 33. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gelen ... 14. Bölge Müdürlüğü yazısına göre (Ek: Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü yazısı) olayın meydana geldiği yerde ve zamanda aydınlatma lambaları bulunmakta ve yanmakta olduğunun belirtildiğini, davalı ...'in, müteveffa ...'ü fark etmemesinin tam kusurlu olduğunu gösterdiğini, dava dışı ...'in, dikkatsizliğinin derecesi ve hızının tespiti için kaza yeri krokisine bakmanın yeterli olacağını, ... 33. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 27/05/2021 tarihinde kusur oranına ilişkin olay mahallinde keşif yapılacağı ve akabinde kusur oranına ilişkin rapor alınacağını, mahallinde yapılacak keşif ile dava dışı ... tam kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, 31/08/2020 tarihinde trafik kazasında vefat eden ... doğumlu ... bekar olup, anne ve babası ile birlikte yaşamakta ve evin giderlerine katkıda bulunmakta olduğunu, hatta küçük kardeşi ...'ün okul masrafları dahil olmak üzere pek çok giderini müteveffa ...'ün karşıladığını, müteveffa ...'ün pek çok zaman motosiklet ile yemek dağıtımı işi yaptığını, ...'ün ölümüyle anne ve babasının destekten yoksun kaldıklarını, kaza yapan ve sürücüsü kusurlu olan ... plakalı otomobilin kaza tarihi itibariyle Trafik (ZMMS) Sigortasının davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapıldığından, adı geçen şirketten sorumluluk sınırı içerisinde maddi tazminat istenildiğini, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 02/03/2021 tarihinde usulüne uygun başvuruda bulunulduğunu ve 11/03/2021 tarihinde davacı ... için 23.795,39 TL, davacı ... için 14.829,64 TL'nin ödendiğini, bu ödenen tutarların müvekkillerinin gerçek zararları olmadığını beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, trafik kazasında çocuklarını kaybeden davacıların, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının (Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davacı ... için ödenen 23.795,39 TL'nin mahsubuyla şimdilik 1.000,00 TL; davacı ... için ödenen 14.829,64 TL'nin mahsubuyla şimdilik 1.000,00 TL) (fazlaya ilişkin hakları saklıdır) sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konu trafik kazasından dolayı davacıların müvekkili sigorta şirketine yapmış oldukları başvuru sonrasında 11.03.2021 tarihinde davacılardan ... için 23.795,39 - TL, davacılardan ... 14.829,64 - TL olmak üzere toplamda 38.625,03 - TL tazminat ödemesinin Av. ... hesabına yapıldığını, şimdi ise davacıların müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin eksik olduğunu bildirerek işbu davayı açtıklarını, ancak davacılara yapılan ödeme sonrasında müvekkili sigorta şirketi ile davacılar arasında İbraname, Feragatname başlıklı belge imzalandığını, bu belge ile davacıların müvekkili sigorta şirketini 31.08.2020 tarihli kazadan dolayı ibra ettiklerini, yine işbu belge ile davacıların fazlaya ilişkin tazminat haklarından da feragat ettiklerini, bu ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin dava konusu kazaya ilişkin hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, ibranamenin imzalanması ile dava konusu kaza ile ilgili olarak müvekkil sigorta şirketi ile davacılar arasında herhangi bir uyuşmazlık kalmadığını, meydana gelen bir trafik kazası ile ilgili olarak sigorta şirketi ile kazayı geçiren kişi veyahut kazayı geçiren kişi vefat etmiş ise mirasçıları arasındaki uyuşmazlığın doğrudan dava yolu ile çözülmesini önlemek maksadıyla sigorta şirketine başvurunun zorunlu tutulduğunu, davacı tarafın ise ibranamenin imzalanması ile taraflar arasında mevcut bir uyuşmazlık kalmamış olmasına rağmen doğrudan işbu davayı açtıklarını, şayet taraflar arasında yeni bir uyuşmazlık var ise davacı tarafın bu uyuşmazlığı bildirir şekilde sigorta şirketine yeni bir başvuru yapması gerektiğini, davacı tarafın ödemenin yetersiz olduğuna ilişkin açmış olduğu işbu davadan önce müvekkili sigorta şirketine yeni bir başvuru yapmamış olması nedeniyle işbu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu kazanın meydana gelmesindeki asli ve tam kusurlu olan taraf müteveffa ... olduğunu, nitekim dava konusu kaza ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... Numaralı soruşturma dosyasında bilirkişi raporu alındığını ve raporda müteveffanın 2918 sayılı KTK'nın 84/a (Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme) ve yine kavşağa giriş kısmının sağında kendisi için DUR tabelasının olduğu, müteveffanın mevcut tabelaya riayet etmediği bu sebeple de KTK madde 47/1-c (Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara riayet etmemek) kuralını ihlal ettiği kanaatine varıldığını, yani müteveffanın iki farklı (Asli + Tali) kural ihlali bulunduğu kanaatine varıldığını, aynı raporda sigortalı araç sürücüsüne de tali kusur izafe edildiğini ancak sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusurun herhangi bir dayanağının bulunmadığını, bu nedenle soruşturma aşamasında aldırılan kusur raporundaki sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, ayrıca davacılar ile müvekkili sigorta şirketi arasında imzalanan ibranamede " Trafik kazasında sigortalı aracın %25 KUSURLU olduğu, vefat edenin müterafik kusuru bulunması sebebi ile %20 tazminat bedelinden indirim olacağı konularında mutabık kalmışlardır" hükmü yer aldığını, yani davacıların dava konusu kaza ile ilgili olarak müteveffanın %75, sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunu kabul ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yargılama aşamasında aldırılan kusur raporlarında müteveffa için %75'in altında gelecek kusur oranlarının da dikkate alınamayacağını, bu hususun da yargılama aşamasında göz önüne alınmasını talep ettiklerini beyanla, dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde esasa ilişkin itirazlarımızın kabulü ile davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Hasar dosyası,poliçe, bilirkişi raporu, ekspertiz raporu, Kaza Tespit Tutanağı, arabuluculuk dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 31/08/2020 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plakalı araç ile müteveffa ...’e ait ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen kaza sonucu müteveffanın ölümü sebebiyle davacıların davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin mümkün olup olmadığı, mümkünse miktarı noktasında toplandığı görülmüştür.Mahkememizce davaya konu uyuşmazlık hakkında daha önceden verilen 26/04/2024 tarih ve 2021/ Esas 2024/ sayılı karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2025 tarih ve 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla yeniden yargılama yapılması için dosya mahkememize gönderilmiştir. ... kaldırma kararı uyarınca dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek davacıların dava öncesi sigorta şirketinden almış oldukları ödemelerin yeterli olup olmadığının hesap edilmesi istenilmiş olup bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 15/03/2026 tarihli raporda,31/08/2020 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası sonrası vefat eden müteveffa ...'ün desteğine muhtaç olan davacılara 11/03/2021 tarihinde ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin 2021 yılı verilerine göre yeterli olduğu rapor edilmiştir.Mahkememizce ... kaldırma kararı sonrası yapılan değerlendirmede dosyaya sunulan 15/03/2026 tarihli rapordaki tespitler dikkate alınarak davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminat alacaklarının bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.3200,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi.25/06/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır