Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davası, kayyum sürecindeki şirketin 350.000 TLlik senedin geçerliliği ve temsil yetkisinin kötüye kullanımı iddialarını ele almaktadır.
Özet: Davacı şirket, kayyum atanan ve kötü niyetli hareket ettiğini iddia ettiği eski bir yöneticisi tarafından düzenlenmiş, temel borç ilişkisine dayanmadığını ve kendisinin alacaklı konumda olduğunu belirttiği 350.000 TL bedelli senede dayalı icra takibine karşı menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini ve takibin durdurulmasını talep ederken; davalı, senedin düzenlendiği tarihte yöneticinin temsil yetkisinin geçerli olduğunu, şirket içi iddiaların kendilerini bağlamadığını ve kambiyo senedinin sebepten mücerret niteliği gereği geçerli olduğunu savunarak davanın reddi ile inkar tazminatı ödenmesini istemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2025
KARAR TARİHİ : 10/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkil şirket aleyhine 12/02/2025 düzenleme tarihli ve 350.000TL bedelli senet dayanak gösterilerek ... 3. Genel İcra Dairesi 2025/E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil firmanın ...'da tanınmış bir pastahane işletmesi olduğunu, davalı firmanın ... kafeterya işletmecisi olarak müvekkilden ürün satın aldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin iki yılı aşkın süredir devam ettiğini ve davacı firmanın alacaklı konumda bulunduğunu, bu nedenle borçlanmayı gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını, senedin kötü niyetli olarak şirket yöneticisi tarafından sonradan düzenlendiğini, senette keşide tarihi olarak 12 Şubat 2025 tarihinin kurgulandığını, ancak 10 Şubat 2025 tarihinde davalı şirketin davacıya 350.000 TL bedelli çek ile ödeme yaptığını, borçlu olan davalının aynı gün senetle borçlanmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senedin düzenlendiği iddia edilen tarihlerde müvekkil şirketin kayyum sürecinde bulunduğunu, senet altında imzası bulunan ...'ün şirketin küçük hissedarı olduğunu, büyük hissedar ... tarafından açılan dava neticesinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/E. sayılı kararı ile şirkete kayyum atandığını, ...'ün şirket yetkisinin sona erdirildiğini, bahsi geçen dosyada ...'ün şirketin borcu bulunmadığını bizzat beyan ettiğini, ... hakkında şirket hisselerinin muvazaalı devri ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosyasında dava derdest olduğunu, bu dosyanın mahkemece celbinin gerektiğini, ...'ün dava dışı ... Turizm Ltd. Şti. aracılığıyla usulsüz işlemler gerçekleştirdiğini ve şirketi zarara uğrattığını, davalı şirket yönetim kurulu üyesi ... da ... ile ortak olduğunu, bu kişilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek haksız kazanç peşinde olduklarını, usule aykırı cari hesap ekstreleri ile müvekkil firmanın borçlandırıldığını, kambiyo senedinin temel borç ilişkisine dayanmadığını, ... kararları uyarınca temsilcinin şirketin çıkarlarına aykırı işlemlerinin şirketi bağlamayacağını, ...'ün görevini kötüye kullandığının tespit edildiğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/E. sayılı dosyasında da benzer tespitlerin beklendiğini, ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, icra tehdidi nedeniyle dosya borcunun icra dairesine yatırıldığını, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... D. İş sayılı kararı ile icra dairesindeki paranın ödenmemesi yönünde tedbir kararı alındığını belirterek, öncelikle icra takibinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, müvekkil şirketin 12/02/2025 düzenleme tarihli 350.000TL bedelli senetten sorumlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... 3. Genel İcra Dairesi 2025/... E sayılı icra takibine konu bononun usulsüz olduğu ve ...'ün imza yetkisinin bulunmadığı yönündeki davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 587. maddesi uyarınca temsil yetkisinin sona erdiğinin ilan edilmesinin zorunlu olduğunu, ...'ün temsil yetkisinin 25.04.2025 tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilene kadar geçerli olduğunu, takip konusu bononun 12/02/2025 tarihinde düzenlendiğini ve bu tarihte ...'ün şirketi temsil yetkisinin bulunduğunu, davacı şirketin iç işleyişine dair iddiaların müvekkil şirketi bağlamadığını, ticari defterlerde kayıtlı olmamasının bononun geçerliliğini etkilemediğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, davacı tarafın 350.000 TL bedelli çek ile ödeme yapıldıktan iki gün sonra bono düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddiasının tacirler arasındaki ticari ilişki bakımından geçersiz olduğunu, taraflar arasında kıymetli evrak alışverişi bulunduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının borçlu olmadığını yazılı delille kanıtlayamadığını, dava dilekçesinde sunulan ... kararının somut olayla ilgisinin bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebinin yersiz olduğunu, 2025/... D. İş sayılı dosya üzerinden alınan tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, icra dosyasına yatırılan paranın müvekkil şirkete ödenmesi için müzekkere yazılmasını, haksız davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;davalı tarafından, davacı aleyhine, ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında 12/02/2025 düzenleme , 30/05/2025 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli bono hakkında başlatılan icra takibinde,ilgili bonodan kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı borçlu, davalının (alacaklının) varlığının iddia ettiği hukuki ilişkiyi sadece inkar etmekle yetinmekte ... yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ... ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin varlığının iddia eden davalı olduğu için ispat yükü davalı alacaklıya düşer. (HMK Md. 190, TMK md.6) fakat menfi tespit davasını açan davacı borçlu davalı alacaklının iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da son bulduğunu ileri sürmekte ... bu iddiayı ispat yükü TMK'nın 6. Maddesi gereğince davacıya düşer. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin davaya konu 12/02/2025 düzenleme , 30/05/2025 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli bono'nun davacı şirketin yetkili olan ancak şirket yetkilisi olma vasfını kazanmamış ... tarafından imzalandığını, ...'ün davacı şirketin diğer hissedarı olan ...'dan bir kısım şirket hisselerini muvazaalı şekilde iktisap ettiğini belirterek bononun bedelsiz olduğunu iddia ettiği, davalı vekilinin ... söz konusu bono'nun sebepten soyut olduğunu Türk Ticaret Kanunu'nun 587. maddesi uyarınca temsil yetkisinin sona erdiğinin ilan edilmesinin zorunlu olduğunu, ...'ün temsil yetkisinin 25.04.2025 tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilene kadar geçerli olduğunu, takip konusu bononun 12/02/2025 tarihinde düzenlendiğini ve bu tarihte ...'ün şirketi temsil yetkisinin bulunduğunu, davacı şirketin iç işleyişine dair iddiaların müvekkilini bağlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davacı vekili her ne kadar 12/02/2025 düzenleme , 30/05/2025 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli bono'nun imzalayıcısı ...'ün davacı şirketin temsile yetkili kişisi olmadığını bir kısım şirket hisselerini usulsuz iktisap ettiğini ve bu yüzden şirket yetkilisi unvanını elde ettiğini iddia etmiş ... de söz konusu iddiaların iç ilişkide şirket hissedarlarını bağladığı dış ilişkide şirketi temsile yetkili kişiler yönünden ticaret sicil kayıt ve ilanların geçerli olduğu, bono'nun tanzim tarihi itibariyle davacı şirketi temsile yetkili kişinin dava dışı ... olduğu anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 5.977,13 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.245,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-11,13 maddesi uyarınca 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 56.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi. 10/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır