Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, feshedilen adi ortaklık sonrası düzenlenen bedelsiz bononun iptali ve borçlu olunmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, adi ortaklıktan ayrılmasına rağmen aleyhine başlatılan, ayrılık sonrası düzenlendiğini ve davalının kötü niyetli olduğunu iddia ettiği kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibine karşı borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı talebiyle menfi tespit davası açmıştır; davalı ise, ortaklık fesih sözleşmesinin üçüncü kişiler için bağlayıcı tescil ve ilanının yapılmadığını, senedi iyi niyetle ciro yoluyla edindiğini savunarak davanın reddini ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini istemektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı vekili tarafından davalılar ....Tic. Şti., ..., ..., ..., ... , ... Ltd. Şti., ... ve ... Ltd. Şti. aleyhine mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile açılan "Menfi Tespit" dava dosyasından davalı ... yönünden davanın tefrik edilerek davanın Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmakla, davanın yapılıp bitirilen açık yargılaması sonucunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 02.09.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... ... - ... adi ortaklığından 10.06.2018 tarihinde çıkarak adi şirket ilişkisini sonlandırdığını, tüm tarafların bu gerçeği bilmesine rağmen geriye dönük borçlandırıcı/sahte/bedelsiz bono tanzimine dayalı işlemler ile müvekkili aleyhine takiplerin başlatıldığını, müvekkilinin Konya ilinde çok uzun yıllar ... Etli Ekmek olarak bilinen gıda ve hizmet sektöründe faaliyeti olan, sektörde kendini ispatlamış ve ülke bazında bilinir hale gelmiş bir esnaf olduğunu, müvekkili aleyhine Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, bu takibin dayanağının bono olduğunu, işbu bononun adi ortaklığın kayıtlarında gözükmemekle birlikte, davalı yan adına bu miktar alacağının haklı gösterecek, adi ortaklığa girişi yapılan faturaya da borçlandırıcı bir işlemin olmadığını, davalı yanın, müvekkilinin eski ortağı olan ...'ın arkadaşı ve yine kendi nam ve hesabına işler yaptırdığı iş çevresinden olup ortaklığın bittiğini bildiğini, kötü niyetli olduğunu, adi ortaklık şirket kayıtlarında, iş bu bononun giriş/çıkışının gözükmemekle birlikte davalı yanın adi ortaklıktan işbu dava tarihinde, bu miktarda alacaklı olmasını gerektiren ticari durumun söz konusu olmadığından bahisle; Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile de müvekkili aleyhine başlatılan takibe konu bononun iptali ile borçlu olmadığının tespitine, davalı yan aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden Mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 18.10.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle;Konya . İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili ... adına, dava dışı 3. kişi ... Tic. Ltd. Şti., ... ortakları ... ve ... aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını, davacı taraf açılan işbu dava ile ... ile ...'ın adi ortaklık kurduklarını ancak daha sonra adi ortaklığın tasfiye sözleşmesi ile sona erdiğini, eski ortak ...'ın adi ortaklık aleyhine eski tarihli borçlandırıcı işlemler yaptığını ifade ettiğini, çekin keşidecisi ... Ltd. Şti. olup lehtarı ... ve ... Adi Ortaklığı olduğunu, müvekkilinin takibe konu çeki ... kaşesi altındaki imzası ile ...'dan ciro yolu ile aldığını, her ne kadar adi ortaklığın bittiğine ilişkin tasfiye sözleşmesi dava dilekçesi ile birlikte sunulmuş olsa söz konusu sözleşmenin taraflar arasında imza edildiğini, tescil ve ilan edilmediğini, dolayısı ile tüzel kişiliği de bulunmayan adi ortaklık hakkında Ticaret Sicil Gazetesinden kuruluşu, temsili veya tasfiyesi hakkında bilgi sahibi olabilmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın adi ortaklığın ortaklık olarak faal olduğu dönemde ödemelerini sadece nakit para ile yaptığını, çek ve bono ile borçlanması olmadığını ifade etmiş ise de takdir edileceğini, bu durumun ortaklıkta yer almayan 3. kişilerce bilinmesinin düşünülemeyeceğini, kaldı ki davacı tarafın müvekkilinin kötü niyetli hareket ettiğini, ortaklığın bittiğinden haberdar olduğunu iddia etmişse de iddiasını doğrulayabilecek bir delil sunmadığını, salt ortaklığın bitmiş olması ve ...'ın biten ortaklık aleyhine borçlanmalarının olmasının, ortaklığın bittiğini bilmeyen ve ortaklık ile iş yaptığını düşünerek çeki alan müvekkilini kötüniyetli hale getirmeyeceğinden bahisle; Açılan davanın reddine, davacı taraf aleyhine alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri ile Konya C.Başsavcılığı'nın ... Sor.sayılı UYAP dosyası, Konya .İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E.sayılı UYAP dosyası ve dava dışı ... ... İnşaat Müdürlüğü'nün ticari kayıtları ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiştir.
Dosyamız içerisine celbedilen Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ..., borçlularının ... ve ... olduğu, fer'ileri ile birlikte toplam 86.084,22 TL alacaktan kaynaklı icra takibi yapıldığı, takip dayanağının ... Bankası ... Şubesine ait ... seri no'lu 30.06.2019 keşide tarihli, lehtarının ... ve ... adi Ort., keşidecisinin ... Tic. Ltd. Şti. ve 80.000,00 TL bedelli çek olduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava,davacının borçlu olup olmadığının (menfi tespit) tespiti istemine ilişkindir.
Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamının 21.05.2025 tarihinde kesinleştiği dava dışı ...'nın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılıktan ceza aldığı davalılar yönünden ise davanın ispat edilememesi nedeni ile beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul olunmaktadır. Somut olayda ise dava dışı ...'nın kesinleşmiş mahkumiyet kararı mevcut olup, bu kararın bağlayıcı olduğu da dikkate alındığında takiplere konu senet ve çeklerin dava dışı ... tarafından geriye dönük olarak verildiğinin kabulü gerekmiştir.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, eş söyleyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Senede dayalı borç ilişkilerinde ise menfi tespit davalarındaki genel kuralın aksine ispat yükü senet borçlusundadır. Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup, davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini bedelsiz olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Adi ortaklıkta söz konusu olan ortakların genel borçlar hükümlerine göre temsilidir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 40. vd.madde hükümlerinde yer alan genel temsil hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerekir. TBK'nın 40.maddesine göre yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır. Başkası adına ve hesabına temsil hukuksal bir işlemden doğmuşsa, temsil yetkisinin içeriği ve derecesi o hukuksal işleme göre belirlenir. Temsil yetkisi üçüncü kişilere bildirilmişse temsil yetkisinin içeriği ve derecesi, bu bildirime göre belirlenir. (TBK md 41 )
TBK'nın 42.maddesine göre temsil olunan, hukuki bir işlemden doğan temsil yetkisini her zaman sınırlayabilir veya geri alabilir...Temsil olunan verdiği yetkiyi üçüncü kişilere açıkça veya dolaylı biçimde bildirmişse, bu yetkiyi tamamen veya kısmen geri aldığını onlara bildirmediği takdirde, yetkinin geri alındığını iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Temsilci, yetkisinin sona ermiş olduğunu bilmediği sürece, temsil olunan veya halefleri, temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemlerin sonuçlarıyla bağlıdır. Bu kural, üçüncü kişilerin yetkinin sona ermiş olduğunu bildikleri durumlarda uygulanmaz. (TBK md. 45)
Adi ortaklık hükümleri arasında yetkisiz temsili düzenleyen açık bir hüküm mevcut değildir. Bu nedenle adi ortaklıkta dış ilişkiye uygulanacak hükümler, genel temsil hükümleri çerçevesindeki yetkisiz temsili düzenleyen TBK'nın 46. ve 47.maddeleridir. TBK'nın 46. Maddesine göre bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur. TBK'nın 47/1.maddesine göre temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Söz konusu hükümler adi ortaklığın bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacak olup, temsilci gibi davranan ortağın temsil yetkisi yok ve sonradan da diğer ortaklar bunun yaptığı işleme onay vermemişse bu durumda yapılan işlem diğer ortaklar bakımından hüküm ve sonuç doğurmayacaktır. Ortaklığın söz konusu işlemden doğan hak ve borçlara sahip olabilmesi için diğer ortakların bu işlemi onaylamaları gerekir (... , Şirketler, s. 89 ; ... , Adi Ortaklık, s. 409 ; ... , s. 65 ; ... ,., s. 70 ; ... , Adi Şirket, s. 121.)
Somut uyuşmazlık incelendiğinde; takibe konu çek/bono adi ortaklık sona erdikten sonra adi ortaklık adına tek imza ile keşide edildiği anlaşılmakta olup,dava dışı ...'nın adi ortaklığı münferiden temsil yetkisinin bulunmaması nedeniyle yetkisiz temsil durumunun ortaya çıktığının kabulü gerekir. Yetkisiz temsil halinde üçüncü kişi ile yapılan askıda hükümsüz işlem, davacının işleme açıkça muvafakat vermemesi (menfi tespit dava açmış olması) nedeniyle kesin hükümsüzlüğe dönüştüğü gibi menfi tespiti istemine konu çek/bonoların adi ortaklığın sona ermesinden sonra tanzim edildiğinin Konya Ağır Ceza mahkemesinin ... E ... K sayılı ilamı ile çek/bonoların geri tarihli düzenlendiği anlaşıldığından davacının, davaya konu çek/bono nedeniyle davalıya karşı borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yetkisiz temsil nedeni ile 3.Kişinin iyiniyetli olması halinde bile davacının borçlu olmadığının tespiti gerekir.(İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: ... KARAR NO:...)
Davalıların iyiniyetli olup olmadıkları yönünde yapılan incelemede :
- Ortaklığın sonlandığının Ticaret siciline tescil ve ilan edilmediği, ceza dosyasında davalıların defterlerinin incelendiği bilirkişi incelemesinde: sanık ... dışındaki tüm sanıkların defter ve kayıtlarında katılan aleyhine icra takibi yapılan bono ve çeklerin tespit edilemediği , bu bono ve çeklerin sahteliği konusunda tek başına yeterli bir delil oluşturmadığı, ceza mahkemesince mal ve hizmet karşılığı bu bono ve çeklerin düzenlenmiş olduğunun kabul edilmesi nedeni ile Alacak borç ilişkisinin saptanması için yargılama yapılmasının gerekli olduğu düşünülerek kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE, dava konusu Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas takip sayılı dosyasında davacı tarafın borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.880,41 TL karar ve ilam harcından peşin alının 1.470,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.410,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
4-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak Hazineye İrad KAYDINA,
5-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 1.520,90 TL ilk yargılama harcı ile 71,20 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.592,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2026
Başkan Üye Üye Katip
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.