Marka hakkına tecavüz iddiasıyla açılan davada, ticaret unvanındaki benzer ifadenin 6769 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketler topluluğunun 1969dan beri faaliyet gösteren ve tescilli markası olan "..." ibaresinin, davalının ticaret unvanında kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan bir davayı konu almaktadır; davacılar tecavüzün tespiti, meni, ibarenin davalının unvanından terkini ve zararın tazminini talep ederken, davalı "..." ibaresini yalnızca ticaret unvanı olarak kullandığını, marka niteliği taşımadığını, tarafların faaliyet konularının ve logo görsellerinin farklı olduğunu, dolayısıyla marka hakkına tecavüz edilmediğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/462 Esas - 2026/71

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/462
KARAR NO : 2026/71
DAVA : Marka Tecavüzü, Tespit, Men, sicilden Terkin,
DAVA TARİHİ : 17/02/2021
KARAR TARİHİ : 25/02/2026 Yazım Tarihi: 09/03/2025
İDDİA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:
...” ibaresinin, 1969 yılından
beri faaliyette bulunan davacı “... A.Ş.” ve şirketler topluluğuna dâhil
diğer şirketlerin ticaret unvanında kullanıldığını ayrıca davacıların markası olarak tescil
edildiğini, ilaveten şirketler topluluğu bünyesindeki diğer şirketlerin de lisans sözleşmeleri ile
bu markayı kullandığını, yurt içinde ve yurt dışında faaliyette bulunan topluluğa dâhil tüm
şirketlerin “...” markası ile tanındığını, itibar ve güven kazandığını, bu nedenle “...”
ibaresinin geçtiği her yerde doğrudan şirketler topluluğunun anlaşıldığını, üçüncü kişilerce bu
isme güvenilerek ve şirketler topluluğuyla bağlantı bulunduğu kanaatiyle ticari ilişkiler
kurulduğunu, davalının ise davacıların ticaret unvanında yer alan ve markası da olan “...”
ibaresini kullanarak markaya tecavüz gerçekleştirdiğini, bu şekilde keşide edilen 09/12/2020
tarihli ihtarnameleri tebliğ edilmiş ise de davalı tarafça hiçbir düzeltme girişiminde
bulunulmadığını, ... ibaresini kullanarak iltibas yaratan davalıya karşı bu davanın açılması
zorunluluğunun doğduğunu belirterek, müvekkillerinin marka haklarına tecavüz tespiti ile
men’ini, “...” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkini ile her türlü kullanımına son
verilmesini, hükmün ilanını, maddi ve manevi tazminat ile sair dava haklarının saklı
tutulmasını, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı Şirket Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: müvekkilinin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin marka niteliğinde kullanılmadığını, ... ibaresinin yalnızca ticaret unvanı niteliği taşıdığından davacıların marka
hakkına tecavüz edildiğine ilişkin tüm iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılar
... ve ... faaliyet konularının müvekkili şirketin faaliyet konusuyla
hiçbir surette benzerlik göstermediğinin açık olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanı
logosu ile davacı şirketlerin markası gerek yazı sitili gerekse de kullanılan şekiller bakımından
detaylı incelemeye dahi gerek kalmaksızın fark edilebilecek nitelikte birbirinden farklı
olduğunu, kaldı ki logonun ticari unvan olarak yalnızca müvekkili şirket faturalarında yer
almakta olup herhangi bir reklam veya işbirliğinde marka unsuru şeklinde kullanılmadığını,
davacı tarafça marka tecavüzü, tespit, men, terkin talepleriyle açılan işbu davada davacının
tanınırlığının veya reklam ve pazarlama harcamalarının tespitine ilişkin taleplerinde hukuki
yarar bulunmadığını, ... A. Ş.’nin müvekkilinin ticari
unvanı olup marka şeklinde kullanılmadığını, davacıların müvekkilinin ... ibaresini marka
olarak kullandığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, yine aynı şekilde dava dilekçesinde
tarafların faaliyet konularının benzerliğine ilişkin bir delil de sunulmadığını belirterek usul ve
esastan davanın reddini talep etmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
(Madde 7- (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.)
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü;
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);
Madde 45 " (1) Bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır."
Madde 50 " Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı sadece sahibine aittir."
Madde 52 " (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
(2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir."
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.;"
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini,c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)... manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükmü yer almaktadır.
ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME ;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın "..." ibareli tescilli markasının davalı firma tarafından marka tecavüzü iddiasına bağlı ihlal edilip edilmediği, ihlal söz konusu olduğu takdirde tespit, men, son verilmesinin mümkün olup olmadığı, davalı firmanın ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkininin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Tescilli markalar;
Davacı ... SANAYİİ A.Ş. nin ;
09/05/1997 tarihli ve yenilenen ... sayılı ... adlı 36,37,40,41 ve 44.ncü sınıfta,
23/07/1997 tarihli ve yenilenen ... sayılı ... adlı 06,16,19,20 sınıfta,
13/03/2011 tarihli ... sayılı "...+..." adlı 06,19,35,26,37,39,40,41,42,43,44 sınıfta,
Davacı ... A.Ş. nin
21/05/2015 tarihinde tescilli ... sayılı ... ibareli muhtelif sınıflarda tescilli markası;
olduğu tespit edilmiştir.
Ticaret Ünvanları;
Davacı ... A.Ş. nin 30/05/1969 tarihinde ... no ile ...'ya ticaret ünvanını tesçil ettirdiği tespit edilmiştir.
Davacı ... Holding A.Ş. nin 01/10/2013 tarihinde ... no ile ...'ya ticaret ünvanını tesçil ettirdiği tespit edilmiştir.
Davalı ... A.Ş. 'nin ise 12/03/2020 tarihinde ... no ile ticaret ünvanını tesçil ettirdiği tespit edilmiştir.
25/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE "1- Dava dosyası kapsamında davalı ticaret unvanının, yasal sınırlar içinde ve ticaret unvanı fonksiyonu icra edecek şekilde kullanıldığı ve bu nedenle davalının “...” ibaresini ... ANONİM ŞİRKETİ şeklindeki ticaret unvanı içerisinde kullanımının, davacılar adına tescilli markalardan doğan hakları ihlal etmediği,
Davalının .../grup şeklindeki logo kullanımının ise mahiyetinin tespit edilememesi nedeniyle davacıların markalarından doğan hakları ihlal edip etmediği konusunda dava dosyası kapsamında net bir kanaat oluşturulamayacağı,
2- Davacılar ... A. Ş. ve ... HOLDING A. Ş’nin davalı ... ANONİM ŞİRKETİ’nin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin terkini yönünde talepte bulunabileceği ve uyuşmazlıkta davalı ticaret unvanından “...” ibaresinin terkini koşullarının oluştuğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 27/12/2021 Tarih ve ... sayı ile " ticaret ünvanı terkini açısından davacıların tescilli "..." ibareli markaları ve "..." unsurlu ticaret ünvanları ile davalı tarafın "..." unsurlu ticaret ünvanı arasında ortalama tüketici nazarında iltibas oluşturacak şekilde görsel ve sescil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının "..." unsurlu ticaret ünvanı ile davacıların tescilli "..." ibareli markaları ve "..." unsurlu ticaret ünvanları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından kullanılan ibareler olduğu yanılgısı oluşabileceğinden davacıların daha önce tescil edilen ... ibareli gerek tescilli markaları gerekse de tescilli ticaret ünvanlarına dayalı olarak SMK ve TTK hükümlerine göre daha sonra tescil edilen davalı ticaret sicilindeki ... ibaresini engelleme /terkin hakları bulunduğu, marka tecavüzü açısından ise, davacıların tescilli ... ibareli markaları bulunmakla beraber davalının ... ibaresini ticaret ünvanı dışında markasal şekilde kullandığı yönünde dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı firmanın ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ... Sanayii A.Ş. Tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup .... HD.nin 13/09/2024 tarih ve ... karar sayı ile " 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyari dava arkadaşlığı başlıklı 57. maddesi "Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir: a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması. b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri. c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması." hükmünü haiz olup, aynı Kanunun 58. maddesi ise "İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacılar, aynı topluluğa dahil olduklarını ve "..." ibareli marka ve ticaret unvanlarının bulunduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, meni ile ticaret unvanının terkini talebinde bulunduklarından, davacılar arasında, yukarıda belirtilen HMK’nın 57/1-c maddesi çerçevesinde ihtiyari dava arkadaşlığı mevcuttur. Bu durumda, ilk derece mahkemesince dava açılırken her bir davacı için ayrı ayrı başvurma ve peşin karar ve ilam harçlarının alınması gerekirken, dava açılırken tek bir harç alınarak yargılamaya bu şekilde devam edilmesi ve gerekçeli kararda da tüm davacılar için tek harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Nitekim benzer şekilde açılan başka bir dava hakkında verilen .... Hukuk Dairesi'nin 12/10/2022 tarih, ... sayılı ilamında da aynı tespitlere yer verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde eksik harcın tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı ... Sanayii A.Ş. vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davacı ... Sanayii A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, ... Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2021 Tarih ve ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, " şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
YENİDEN DEĞERLENDİRME;
Mahkememizce ara karar ile harcını yatırmayan davacılardan ... San. A.Ş firması yönünden eksik harcın yatırılması konusunda ihtarda bulunulduğu , Davacı vekili tarafından 05/12/2024 tarihli dilekçe ile uyap kayıtlarında ... şeklinde kayıt gözüktüğünden ... A.Ş adına 05/12/2024 tarihinde yatırılan miktarın beyan edildiği görülerek harç eksikliğine dair 05/12/2024 tarihli makbuz örneği çıkartılıp dosyaya yansıtılmıştır.
Davalı firma hakkında ise ilgili ... yazılan müzekkereye cevap verildiği, tasfiye halindeki şirketin tasfiyesinin sona erdiği ve 11/04/2023 tarihinde sicilden terkin edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce "1-Davalı ... A.Ş. Firması 11/04/2023 tarihinde sicilden terkin edilmekle hükmi şahsiyeti sona erdiğinden davacı taraf vekiline adı geçen davalı şirketin bağlı olduğu ... bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesine mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile ilgili olarak tüm dilekçe ve tebligatların yapılması , istinaf ve Yargıtay süreci dahil her türlü tebligat işlemlerinin yapılması amacıyla yeniden Ticaret Siciline tescili , şirketle ilgili resmi bir görevli atanması ve bu açıdan İHYA DAVASI AÇMASI İÇİN 2 haftalık kesin süre verilmesine,
2-Bu süre zarfında ihya davası açıldığına yönelik dosyaya uyaptan veya fiziki olarak belge sunması halinde İHYA DAVASI SONUCUNUN BEKLENİLMESİNE,
3-İhya davası sonuçlandığında mahkememize buna ilişkin karar ibraz edildiğinde her türlü tebligat işleminin yerine getirilmesine, " şeklinde ara kararı oluşturulmuştur.
Davacı vekili tarafından 19/11/2025 tarihli dilekçe gönderdiği ihya davası açılmadığı ancak davadan da feragat edilmediği , karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
GEREKÇE;
Her ne kadar davalı firma hakkında" Marka Tecavüzü, Tespit, Men, sicilden Terkin"talepli dava açılmış ise de ;
Davalı firmanın ... 18/07/2025 tarihli ve ...sayılı yazısı ile " şirketin tasfiyesinin sona erdiği 11/04/2023 tarihinden tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edilmiştir, " şeklinde yazısı sonrası " Davalı ... A.Ş. Firması 11/04/2023 tarihinde sicilden terkin edilmekle hükmi şahsiyeti sona erdiğinden davacı taraf vekiline adı geçen davalı şirketin bağlı olduğu ... bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesine mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile ilgili olarak tüm dilekçe ve tebligatların yapılması , istinaf ve Yargıtay süreci dahil her türlü tebligat işlemlerinin yapılması amacıyla yeniden Ticaret Siciline tescili , şirketle ilgili resmi bir görevli atanması ve bu açıdan İHYA DAVASI AÇMASI İÇİN 2 haftalık kesin süre verilmesine," ara kararı sonrası ihya davası açılmadığı ve taraf teşkili sağlanamadığından Tüzel kişiliği sona eren davalı hakkında terkinden önceki eylemi nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00x2=1.464,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL+427,60 TL=486,90 TL'nin düşümü ile bakiye 977,10 TL'nin davacılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.25/02/2026
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır