Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, bankanın ödenmeyen kredilerin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında tebligat usulsüzlüğü savunmasını inceleyen kararı.
Özet: Bir bankanın, genel kredi sözleşmelerinden doğan alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlular ve müteselsil kefiller aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazların iptali davasında; davacı banka, kredi hesaplarının kat edildiğini ve borçluların yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek itirazların haksız olduğunu ve takibin devamını talep ederken, davalılar ise kredi kat ihtarnamesinin özellikle tüzel kişi olan asıl borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle alacağın muaccel olmadığını ve takibin haksız olduğunu savunmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 14.05.2019 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... T.A.Ş. ... Şubesince, kredili müşterilerinden, .... San. Ltd. Şti.'ne taraflararası imzalanan Genel Kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, diğer borçlulardan ..., ..., ...'ın ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile bu sözleşmeleri imzaladıklarını, kefalet limiti gereğince borcun tamamından sorumlu olduklarını, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi 4.maddesi gereğince borçluların edimlerini yerine getirmemeleri ve sözleşmenin diğer maddelerini ihlal etmeleri sebebiyle kredi hesabı kat edilerek, kredinin kat’ına ilişkin keşide edilen Konya . Noterliği’nin 29.03.2019 tarih - ... yevmiye nolu ihtarnamesinin borçlulara gönderildiğini, ancak verilen süre zarfında alacaklarının ödenmediği gibi borçlular tarafından herhangi bir ödeme planının da teklif edilmediğini, ana kredi borçlusu .... San. Ltd. Şti. hakkında; borcunun teminatı olarak verilen 10.000.000,00 TL bedelli 1. Derece müvekkili banka lehine ipotekli Konya ili ... ilçesi ... Mah. ... Parsel, ... Ada, ... Pafta, 1.No’lu bağımsız bölümde olan taşınmazın ipotek bedeli, asıl borcun tamamını karşılamadığından ipotek bedelinin düşülmesi ile borcun teminat altına alınmayan 3.429.379,55 TL kısmı için (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile), müşterek borçlu müteselsil kefiller ..., ..., ... hakkında; kefalet borcunun müteselsil kefiller tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla B.K.586 madde gereği borcun tamamı olan 13.429.379,55-TL üzerinden (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile), Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ayrıca davacı asıl borçlu .... San. Ltd. Şti. aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, takip borçlularından davalı ..., ..., ... ve .... San. Ltd. Şti.'nin kendilerine gönderilen ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ettiğini ve İcra Müdürlüğü'nce hakkındaki takibin davalı ..., ..., ... ve .... San. Ltd. Şti. yönünden durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçluların itirazlarının haksız ve kötüniyetli olup, borç miktarının bugüne kadar herhangi bir şekilde ödenmediği gibi borçlu tarafından bir ödeme planının da teklif edilmediğini, bu sebeple de müvekkili bankaya karşı borcun tamamından sorumlu olduklarından bahisle; Fazlaya ilişkin her türlü talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından davalı borçlulararın haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin borçlu ..., ..., ... yönünden, takip talebindeki değer ve şartlarla beraber; 2.090.226,41 TL tutar düşüldükten sonra ödenmeyen 11.339,155,19 TL kısım üzerinden devamına, borçlu .... San. Ltd. Şti. yönünden ise takip talebindeki değer ve şartlarla beraber; 2.090.226,41 TL tutar düşüldükten sonra ödenmeyen 1.339,155,19 TL kısım üzerinden devamına bu tutarlara takip tarihinden itibaren her bir kredi için gösterilen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebep olan davalıların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 11.06.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu talebin haksız ve kötüniyetli olup davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafça müvekkillerine usulüne uygun olarak kat ihtarnamesinin gönderilmediğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, Bankanın usulüne uygun kat ihtarnamesi göndermesi ile birlikte alacağın muaccel olacağını, fakat davacının usulüne uygun gönderilmiş bir kat ihtarının mevcut olmadığını, davacı bankaca müvekkili şirket adına düzenlenen hesap kat ihtarnamesinin usulsüz olarak T.K'nun m.21/2'ye usulsüz olarak tebliğ edildiğini, öncelikle müvekkili şirket olmasında dolayı T.K.m.21'e göre tebligat yapılamayacağını, önce bilinen adrese tebligat çıkartılacağını, tebligatın bila dönmesi halinde daha sonra T.K. m. 35'e tebligat yapılacağını, fakat davalı tarafça bu usule riayet edilmediğini, hesap Kat ihtarına konu tebligatın bu nedenle usulsüz olduğunu, ihtarnamenin bilinen adrese gönderilmeksizin doğrudan T.K.m.21'e göre muhtara tebliğ e dildiğini, ihtarname muhatabının bir şirket olduğunu, T.K.'nun 21/2'ye göre tebligat yapılabilmesi adrese dayalı kayıt sistemi gerçek kişiler için olup tüzel kişilerin bu sisteme dahil olmadığını, bu nedenle tüzel kişilere anılan madde uyarınca tebligatın yapılamayacağının, bu yönlerden dahi ihtarnamenin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin davacı/alacaklı tarafa takibe konu miktarda borcunun bulunmadığını, takip konusu alacak miktarının gerçek bir alacağı ihtiva etmediğini, icra takibine konu kefaletlerin de geçersiz olduğunu, asli şekil şartlarına uyulmadığını, kefalet sözleşmelerinin yasanın aradığı şekil şartlarına uymadığını, kefalet sözleşmeleri üzerindeki tüm yazı ve ibarelere itiraz ettiklerini, davalı/alacaklı bankanın kredilerinin çeklerle teminat altına alındığını, yine aynı zamanda dava konusu alacak kredi garanti fonu garantisi kapsamı altında olduğunu ve kredi garanti fonu kapsamı altında kalan miktarın da dahil edilerek takip talebinde bulunulduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin itirazı yapmakta haklı olduğundan bahisle; Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere müvekkilleri lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları delilleri dosyamız içerisine celbedilmiş, Konya .Noterlik Makamı'nın 29.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebligat şerhli fotokopisi, davalı şirketin ticari kayıtları, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı UYAP dosyaları, Bakırköy . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Esas sayılı UYAP dosyası, Bakırköy .İcra (İflas) Dairesi'nin ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas sayılı UYAP dosyası ilgili yerlerden dosyamıza celbedilmiş, davaya ve takibe konu sözleşmelerdeki imza ve yazıların imza incelemesi yaptırılmış ve dosyamızda bilirkişi raporları alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde davalıların itirazlarının iptali istemine ilişkin olup, davalılardan ....San.Ltd.Şti 'nin eldeki davanın devamı esnasında Bakırköy . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden 01/10/2019 tarihinde iflasına karar verilmesi ile bu davalı açısından İİK'nın 235. maddesi uyarınca kayıt kabul istemine dönüşmüştür.
Kayıt kabul istemini içeren davalar, İİK'nın 235/3. madde hükmü uyarınca basit yargılama usulüne tabi olup, itirazın iptali istemli dava ise, yazılı yargılama usulüne tabidir. Ayrıca her iki davada verilecek hüküm sonuçları birbirinden farklıdır.
Bu nedenle HMK'nın 167. maddesi gereğince; mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir.
Bu durumda, mahkemece davalı müflis şirket ile diğer davalı hakkındaki davanın farklı yargılama usulüne tâbi olduğu gözetilerek davalı müflis ile ilgili davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydı ve tâbi olduğu usule göre yargılamanın yürütülmesi gerektiğinden kefiller yönünden mahkememizce tefrik kararı verilmiş şirket yönünden kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. (Yargıtay HD No: ... E. ... K.)
Mahkememizce öncelikle, İ.İ.K 235.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı incelenmiştir.. İflas Müdürlüğü 'nün 07/11/2022 tarihli sıra cetvelinde alacağın 9.623.122,97 TL olarak 4. sıradan kayıt yapıldığı eldeki davanın 14/05/2019 tarihinde açıldığı dava devam ederken davalı şirketin iflas ettiği buna göre davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmış işin esasına geçilmiştir.
İflas hali görev kurallarını değiştirebilmektedir. İflas, tacir kişinin veya şirketlerin tüm mal varlığının tasfiyesini ve bu şekilde alacaklıların alacaklarına kavuşmasını hedefleyen hukuksal bir kurumdur.
İflas ile tacir – işverenin tüm hak ve yetkileri iflas masasına geçer. İflas eden işverenin tüm mal, hak ve borçları iflas masası tarafından toplanır. İflas idaresi oluşana kadar her türlü önlem ve işlemleri iflas idaresi yerine getirir. İflasın açılmasından sonra tüm yetki, temsil, hak ve yükümlülükler iflas idaresine geçer. İşte bu noktada, İcra Ve İflas Kanunu özel bir yöntemin izlenmesini şart koşmuştur. Buna göre, müflisten alacaklı olduğunu iddia eden kişi iflas dairesine başvurarak, alacaklı olduğunun kabulünü ve alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep eder.
İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Davacının çek yaprakları nedeni ile devam eden riski karşılığı talep ettiği alacak kalemi noktasındadır. İ.İ.K 197.maddesine göre şarta bağlı alacakların masaya kaydı gerekmektedir. Çek yaprakları için bankaca verilen asgari ödeme teminatı doğrultusunda henüz bir ödeme yapılmamış olmakla birlikte davacının bu konuda riski mevcuttur. Bu durumda bu çek yapraklarından doğan riskinin İ.İ.K 197.maddesi uyarınca masaya kabulü gerekmektedir.
Buna göre, Mahkemizce banka alacağına ilişkin banka kayıtları, kredi sözleşmeleri ve tüm belgeler incelenerek aldırılan ayrıntılı, gerekçeli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu alınmış olup hükme esas alınan raporda;"Davacı Banka'nın, Davalı Asıl Borçlu ... Sanayi Ltd. Şti. ve Davalı Kefiller ..., ... ve ...'dan 21.10.2019 İflas Tarihi İtibariyle; 8.557.147,52 TL Asıl Alacak,1.098.504,66 TL İşlemiş Faiz,54.975,15 TL BSMV olmak üzere toplam 9.710.627,33 TL nakdi alacağı olduğu sıra cetveline kayıt edilen miktarın 9.623.122,97 TL olduğu bu hali ile davanın reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 22.869,42 TL (peşin alınan 126.497,52 TL'den Mahkememiz dosyasından tefrik edilen yine Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacının talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) harç ile Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından peşin alınan 67.146,91 TL harç olmak üzere toplam 90.016,33 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafça fazladan yatırıldığı anlaşılan bakiye 89.284,33 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep etmesi halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin (2.640,00 TL arabulucu ücretinin 1.320,00 TL'sinin bu dosya için, 1.320,00 TL'sinin ise bu dosyamızdan tefrik edilen yine Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının karara çıktığında değerlendirilmesine) 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazineye İrat KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
5-Davalı şirket tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
6-Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT'nin 13.maddesine göre hesaplanan 205.481,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2026
Başkan Üye Üye Katip
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.