Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tanınmış marka ile iltibas iddiasıyla YİDK kararı iptali ve tescilli marka hükümsüzlük davası.
Özet: Bu dava, akaryakıt ve perakende market hizmetlerinde tescilli ve tanınmış bir markaya sahip davacının, davalının ilgili sınıflarda tescil başvurusu yaptığı markanın kendi markasıyla görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacıya ait markanın toplumda güçlü bir imaja sahip olup, tüketicilerde karışıklığa yol açacağı iddiasıyla Türk Patent ve Marka Kurumunun ilgili kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmesi; davalıların ise markalar arasında karıştırma ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunması üzerine açılan bir marka hükümsüzlük ve idari karar iptali davasıdır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/308 Esas - 2025/148
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/308 KARAR NO : 2025/148....DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 12/07/2024KARAR TARİHİ : 16/04/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 16/04/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davaya konu “....” ibareli marka için 35. Sınıfta başvuru yapıldığını, müvekkilinin tescilli, itirazda ve davada dayanak alınan .... tanınmış marka başta olmak üzere, tüm markalarının en genel anlamda 01, 03, 04, 07, 09, 29, 30, 32, 32, 35, 37, 39, 41, 42. sınıflardaki mal ve hizmetleri içerdiğini, müvekkiline ait markaların neredeyse tamamı 35. Sınıf hizmetlerde tescilli olduğunu, bu sınıfın müvekkili şirketin ana faaliyet konusu olan akaryakıt sektörü ile ilgili bir sınıf olduğunu, her akaryakıt istasyonu içerisinde aynı marka altında işletilen bir market bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun “rpet market rework revısıon reconcept” ibaresinden oluştuğunu, “market” ve “rework revısıon reconcept” ibarelerinin, hem markadaki konumları hem de anlam itibari ile marka vasfı taşımayan unsurlar olduğunu, “....” ibaresinin, “araç yıkama” gibi tanımlayıcı unsura nazaran daha küçük punto ile yazılmışsa da, bu husus, “.... olarak algılanmasını sağlamak olduğunu, davalı “R” harfinin yazılışında “R” harfinin sağ alt çizgisini “yol” olarak kurgulamış, sanki “O” harfinin altından “yol” çizgisi geçiyormuş izlenimi yarattığını, müvekkili şirketin de, “O” ve “P” harfleri arasında “çizgi” yer alan markaları mevcut olduğunu, akaryakıt istasyonu tercihi yapılırken hızlıca karar verildiğini, yolculuk anında, uzaktan gördüğü renkler itibariyle seçim yapıldığını, dolayısıyla, markanın detayları konusunda detaylı inceleme yapma şansı bulamayan tüketicinin, zihninde kalan önceki tarihli markadan hareketle bir seçim yapacağını, müvekkiline ait “....” ibareli markaların, toplumda güçlü bir imaja sahip olup, ortalama tüketicinin bu markayı gördüğünde müvekkile ait tanınmış markanın anımsanacağı ve markalar arasında bağlantı kurulacağını, ....) da esas unsurunu oluşturduğunu, firmanın 27.05.1992 tarihli .... Gazetesinde kurulduğunu,....ibareli alan adının ise, 21.04.1998 tarihinden itibaren müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı yanın, seçebileceği milyonlarca seçenek arasından, müvekkiline ait tanınmış marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer başvurusunda bulunmasının tesadüf olamayacağını, başvuruda, ....sayılı markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, davalı şirkete ait başvuru markası ile davacı şirkete ait itiraz gerekçesi markaların benzer olmadığını, marka ibarelerinin başlangıç kısımları farklı olduğunu, markaların, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle: .... markanın tertip tarzındaki farklılık da dikkate alındığında dava konusu markaların, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer markalar olmadığını,.... kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ...Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde; .... numara 35.sınıfta yer alan hizmetler için başvuruda bulunulduğunu, markanın ilk incelemeden geçerek 12.01.2023 tarih ve 412 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiğini, davacının çok sayıda “..... 16.05.2024 tarih ve.... sayılı kararı nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER ; TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; Dava konusu marka başvurusu ile ilgili olarak heyetimize verilen görevlendirme kapsamında dikkate alınması gereken 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir. EMTİALARIN BENZERLİĞİ Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Davacı markalarının sayısı dikkate alındığında; inceleme kolaylığı açısından genel izlenimi/esas unsuru farklı olan, markaları emtia değerlendirmesinde dikkate alınmamıştır. Zira bu markalar da bariz farklılıklar ilk bakışta dahi algılanabilecektir. Davacı markalarında yer alan sınıfların (toplamı) 01 04 07 09 16 29 30 32 33 34 35 37 39 42 olduğu ve 35. Sınıfın altında yukarıda belirtilen mal sınıflarının yer aldığı görülmüştür. Bu nedenle dava konusu markada yer alan 35-05 (01 04 07 09 16 29 30 32 33 34) hizmetleri bakımından SMK 6/1 de aranılan emtia benzerliği koşulunun sağlandığı, İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI ; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. ..... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır. Davacı markalarının .... ibare/şeklinin hakim olduğu ve O harfi stilize bir biçimde betimlenmiş olduğu, Dava konusu marka ise mor renkli bir dikdörtgenin içerisinde .... ibaresinin açık mor renkli ve küçük yazıldığı, yine neredeyse okunamayacak şekilde daha küçük punto ile rework revısıon reconcept ibarelerinin yer aldığı, .... ibaresinin ise oldukça büyük ve beyaz renkle betimlendiği, markanın bu hali ile incelenmesinde esas unsurunun ... ibaresi olduğu, ancak ilgili ibare 35. Sınıf için birebir tanımlayıcı olup, kimsenin tekeline verilmesi mümkün olmayan ibarelerdendir. Bu bağlamda marka algısının .... ibaresinde olacağı, zira markada yer alan diğer rework revısıon reconcept ibarelerinin hem oldukça küçük yazılması hem de günlük kullanımda dilimize geçen İngilizce kelimelerden olmadığı için anlamının (yeniden düzenleme, revizyon, Yeniden ... ibareleri arasındaki benzerliğe dayandırılmaktadır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Davaya konu markanın “....” ibaresinden oluştuğu. zira yukarıda belirtildiği üzere markada yer alan diğer ibareler okunamayacak kadar küçük betimlenmiş ve anlamının direk olarak algılanması çok zor olan ibarelerdendir ve yine Market ibaresi ilgili sınıf için tanımlayıcıdır. Ancak anlamsal açıdan tüketici tarafından direk hizmetin niteliği kavranabilecektir. .... ibaresinin Petrol kelimesinin kısaltılmışı olduğu görülmektedir. Her iki markanın da yaratım marka olduğu, kelimenin bütününde bir anlamı olmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında anlamsal bir değerlendirmenin mümkün olmadığı, sadece ... ibaresinin aynen yer alması ve davacının da.... markasının varlığı da dikkate alındığında düşük seviyede bir benzerlik kurulabileceği, İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Davacı markasının .... şeklinde telaffuz etme ihtimali bulunmaktadır. .... Marka Hukuku adlı kitabın işitsel benzerlik bölümünde aynen “…İşitsel benzerlik incelemesinde dikkate edilmesi gereken hususlardan birisi de sözcüklerin ilk heceleri, ilk sesleridir. Zira ortalama tüketiciler, sözcüklerin başlangıcına daha fazla dikkat ederler. Bu nedenle, sözcüklerin ilk hecelerinde, ilk bölümlerindeki ayniyet karıştırma ihtimaline yol açabilmektedir.” denilmektedir. Bu noktada taraf markalarının farklı seslerle başladığı aşikar olup, markalarda aynı olan .... ibaresinin varlığı markaları fonetik açıdan benzer kılmaya yetmemektedir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Taraf markalarının 4 harften oluşan kısa markalar olduğu ve son hecesinin aynı harfleri içerdiği ortadadır. Bu noktada harfsel dizilim bakımından küçük de olsa bir benzerlik olduğu söylenebilecektir. Davacının özellikle dilekçesinde R harfinin müvekkiline ait ....(hükümsüzlük bakımından dikkate alınabilir) markasının oluşturuluş biçimine benzetildiğini ve R harfinin O harfi gibi algılanacağını belirttiği görülmüştür. Ancak incelemede R harfinin O harfinden ziyade direk olarak P şeklinde algılanmaya daha müsait olduğu görülmüştür. Bu noktada davacının bu savına itibar edilmemiştir. Sonuç olarak markaların aynı uzunlukta ve son harflerinin ....ibaresini içermesinden kaynaklı düşük seviyede bir görsel benzerlikten bahsedilebilir. Davacı dilekçesinde “Akaryakıt istasyonu tercihi yapılırken hızlıca karar verilmekte, tüketiciler bir diğer deyişle araç sürücüleri, ani bir şekilde karar vermekte ve esasen yolculuk anında, uzaktan gördüğü renkler itibariyle seçim yapmaktadır.” şeklinde belirtmişlerdir. Akaryakıt sektörü “marka bağlılığı” yüksek bir alan olup, tüketicinin tercihleri bağlı olduğu marka istasyonunu bulmak yönündedir. Zira kullandığı puan sistemi, kartlarının yapmış olduğu pazarlama kampanyaları, benzinin katkı maddesi, gücü, temizliği gibi faktörleri dikkatlice değerlendirerek bir karar vermektedir. Bunun dışında “acil durum”da yani benzinin bitmesi gibi bir durumla karşı karşıya kaldığında zaten markadan ziyade ilk bulduğu istasyona ulaşabilmek noktasında bir karar verecektir. Bu nedenle iki satın alım davranışı bakımından farklılıklar vardır. Öte yandan davacının belirttiği üzere uzatktan görülen renk itibariyle bir tercih yapılması halinde ise taraf markalarının renklerinin bariz farklı olduğu ortadadır. Markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında, taraf markaları arasında bariz farklılıkların bulunduğu görülmüş ve bu farklılıkların ilk bakışta dahi ayırt edilebilecek seviyede olduğu, markalarda yer alan benzerlikleri bertaraf edeceği, markalarda yer alan... ibaresinin ayniyetinden kaynaklı bir benzerlik kurulmasının mümkün olmadığı, zira ilgili ibarenin akaryakıt sektörü bakımından sıklıkla kullanılan bir ibare olduğu ve tüketicinin bu ibareye aşina olduğu, bu bağlamda bu ibarelerin ortak olmasından kaynaklı markalar arası bir birlik –beraberlik algısının oluşmasının mümkün olmadığı, .... sessizinin telaffuzunda E seslisini yanına aldığı, aksinin kabulü halinde .... gibi okunacağını kabul etmenin gerektiği ancak bunun mümkün olmadığı, davacı.... markasının tanınmış olduğu konusunda bir beis bulunmadığı ancak ... ibaresinin görülmesi halinde direk olarak davacı markalarının akla gelmeyeceği, zira bu ibarenin sıklıkla kullanıldığı (Alpet, Bpet, Sunpet, starpet vb.), dava konusu markanın davacı markalarına şekil,renk unsurları bakımından çağrıştırmadığı, ilgili tüketici kitlesinin “marka bağlılığının” yüksek olduğu da dikkate alındığında taraf markaları arasında SMK 6/1 anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, TANINMIŞLIK İDDİALARI; Davacı “....no ile Tanınmış Markalar siciline kayıtlı olup, mahkememiz bilgi ve tecrübesi de bu yöndedir. Ancak yukarıda belirtildiği üzere markalar arasında benzerlik bulunmadığı, bu bağlamda madde korumasından yararlanamayacağı, 6/6 BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME 6769 sayılı SMK’nın “Marka tescilinde nispi ret nedenleri” başlıklı 6. maddesinin 6. bendinde; “Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir....” denilmektedir. Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak... kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı, alan adı girer. Davacının alan adının ve ticaret unvanın çekirdek unsurunun .... ibaresi olduğu görülmekle birlikte yine benzerlik kurulmadığı için iş bu madde korumasından yararlanamayacağı, KÖTÜ NİYET İDDİALARI ; Somut olayda, davacı markasının tanınmış olması nedeniyle davalının bu ibareyi seçtiğini beyan etmekte ve bu nedenle davalının kötü niyetli olduğunu beyan etmektedir, karıştırılma ihtimali olsa dahi, salt markayı tescil ettirme eylemi ya da markalar arasında yer alan benzerlikler kötü niyetin bir göstergesi olarak değerlendirilemez. Kötü niyetin varlığı somut delillerle kanıtlanmalıdır. Kaldı ki taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmamaktadır. Dava konusu marka başvurunun seçilen renk/şekil unsuru kullanımı davacı markalarına benzememekte, bir yanaşma gayesi içermediğinden davalının kötü niyetli olduğuna yönelik davacı iddiasının kabul edilemeyeceği, Netice itibariyle, Taraf markaları arasında kısmen emtia benzerliği koşulunun sağlandığı, Taraf markalarının görsel, fonetik ve kavramsal açıdan farklı oldukları, Bütünsel açıdan değerlendirme, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, .... kararının hukuka uygun olduğu iptal şartlarının oluşmadığı, Davacının 6/5 , 6/6 madde korumasından yararlanamayağı, kötü niyet iddialarının yerinde olmadığı sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16.04.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır