Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, Crackfers Pretzel Bite marka başvurusuna itiraz ile YİDK kararının iptali davasında benzerlik ve ayırt edicilik tartışmasını ele alıyor.
Özet: Büyük bir atıştırmalık gıda üreticisi olan davacı, "crackfers pretzel bite" ibareli marka başvurusunun tescilinin, davalıların itirazı üzerine reddedilmesiyle ilgili YIDK kararının iptalini talep ettiği bu davada, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, "crackfers" ibaresinin kraker gibi ürünün doğasına atıfta bulunup ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu ve benzerlik incelemesinde tek başına esas alınamayacağını savunarak, kendi önceki markalarının devamı niteliğindeki bu başvurunun tescil edilmesini istemektedir. Davalılar ise markalar arasında yüksek derecede işitsel ve görsel benzerlik bulunduğunu, tüketicilerde karıştırılma ihtimali yarattığını ve davacının kendi piyasa bilinirliklerinden haksız faydalanma amacı güttüğünü ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/293 Esas - 2025/178
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2024/293Karar No : 2025/178....Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi : 01/07/2024Karar Tarihi : 30/04/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 30/04/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 7.03.1962 tarihinden bu yana faaliyet gösterdiğini, .... tarafından açıklanan 500 büyük sanayi kuruluşu içinde ilk 200 içerisinde yer aldığını, bisküvi, çikolata, gofret, kek, kraker ve şeker olmak üzere üretim hatlarında 500 çeşit ürün yer aldığını, 77'den fazla ülkeye ihraçat yaptığını, 86 adet uluslararası marka tescili bulunduğunu, .... başvurusuna davalının itiraz ettiğini ve itirazın kabul edildiğini, benzerliğin sadece crackfers ibaresi üzerinden kurulduğunu halbuki müvekkili markasının bir bütün halinde crackfers pretzel bite ibarelerinden oluştuğunu, "...." ibaresinin kraker anlamına gelip yabancı dildeki "cracker" sözcüğünün kısaltması olduğunu ve kraker ürünü için bir ayırt ediciliği bulunmadığını, benzerlik incelemesinde ibarenin “crack-fers" şeklinde bölündüğünü, bir ayırt ediciliği olmayan, cins isim olarak marka teşkil edemeyecek bu nedenle de marka ibareleri karıştırılırken dışarıda tutulması gereken .... ibaresinin tek başına benzerlik nedeni olmasının hukuka aykırı olduğunu, markaların tamamen farklı olduğunu, işitsel olarak .... arasında yalnızca ilk hece olan "crack" kelimesinin benzer olduğunu, İngilizce "çatırtı" anlamına gelip ürünün kraker oluşundan dolayı doğal niteliği ile ilgili olduğu dolayısıyla ayırt edici gücünün bulunmadığını, kavramsal açıdan "crackfers" krakerler,....sayılı "crackfers" ibareli önceki tarihli markaları bulunduğunu, husumet konusu başvurunun müvekkili markalarının devamı niteliğinde olduğunu, müvekkilin önceki tarihli markalardan doğan hakkının bulunduğunu ifade ederek, .... sayılı "crackfers pretzel bite" ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı.... vekili cevaplarında özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, taraf markalarının başlangıcında ortak beş harfe sahip olduğunu; çekişme konusu markaların okunuşlarının ve kulakta bıraktıkları tınının da benzerlik arz ettiğini ve yüksek düzeyde işitsel benzerliğe sahip olduğunu, markaların bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzer markalar olduğu ve bu nedenle markalar arasında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; müvekkili şirketin atıştırmalık gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, davaya konu "...." ibareli markasına konu olan ürünü pretzel/brezel sektöründe geliştirdiği yenilikçi bir ürün çeşidi olup kırılmış ve soslanmış çıtır pretzel parçalarını içerdiğini, ürün içeriğinden yola çıkılarak oluşturulan "...., ürün içeriğini ortaya koyan bir markalaşma sürecinin ürünü olduğunu, aynı sektörde ve aynı ürünlerde kullanılacak olan davacı markasının, tüketici nezdinde müvekkili markası olarak düşüneleceğini, müvekkili markalarının serisi izlenimini doğuracağını, bu noktada başvuru sahibinin müvekkil şirketin piyasadaki bilinirliğinden faydalanma ve haksız kazanç sağlama çabasınında olduklarını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE :Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, .... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının.... sayılı "....." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu ....." ibareli markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın reddine karar verildiği, davalının red kararına karşı tekrar itirazda bulunduğu,.... sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve başvurunun reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere, bilirkişi raporunun aksine ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu markada reddedilen kısım davalının mesnet sunulan markalarında aynen yer almakta olup, bu mallar bakımından emtia koşulu sağlandığı anlaşılmıştır.Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. ..... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir. Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır.Somut olayda başvuru markasının, beyaz zemin üzerinde siyah renkte, büyük harflerle, düz yazı stilinde “crackfers pretzel bite” ibaresinden müteşekkil olduğu, başkaca renk ve/veya şekil unsuru ihtiva etmediği; redde mesnet markaların ise “....” ibarelerini içerdiği, bu ibarelerin yanı sıra bazı markaların ilave kelime unsurları ihtiva ettiği, bazı markaların renk ve şekil unsuru içermeyen kelime markaları olduğu, bazı markaların ise renk ve şekil unsurları ihtiva ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu "crackfers pretzel bite" ibareli başvuru markasında yer alan "crack" ibaresinin, davalının ....sayılı ...." ibareli davalı markalarında söz konusu ibarelerin başlangıcında ortak beş harfe sahip olduğu; çekişme konusu markaların okunuşlarının ve kulakta bıraktıkları tınının da benzerlik arz ettiği ve yüksek düzeyde işitsel benzerliğe sahip olduğu; "crackfers pretzel bite" ibareli başvuru markası ile .... ...." ibareli itiraz gerekçesi markaların bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzer markalar olduğu ve bu nedenle markalar arasında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, başvuru markasının davalıların seri markası olduğu ve/veya işletmeler arasında iktisadi/idari bağlantı olduğu şeklinde algılanabileceği,Değerlendirilen taraf markalarında yer alan ilave diğer unsurların da markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmaya yetmediği, bu itibarla markalar arasında yüksek düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere iltibasa yol açabilecek derecede benzer olduğu değerlendirilmiştir. Esasen “Söz şekilden yüksek sesle konuşur.” ilkesi ile de ifade edildiği üzere, markalarda yer alan kelime unsurlarında kelimenin korunduğu, yazım stili, büyük/küçük harf kullanılmış olması, renk unsurlarının benzerlik değerlendirmesinde esas alınmadığı bilinmektedir. Başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında küçük farklılıkların olmasının, tüketicilerin işaretler arasındaki benzemeyen unsurları değil benzer unsurları hatırlama eğiliminde oldukları dikkate alındığında, değerlendirilen taraf ibareler/işaretler arasındaki yüksek düzeyde benzerliği ortadan kaldıramadığı değerlendirilmiştir. Markaların bazen portföylerini büyütmeleri ve farklı alanda ve imajla ürünleri göstermek için markayı biraz değiştirmeleri normaldir ve halk bu markaları doğrudan karıştırabileceği gibi aynı firma tarafından ya da birbiri ile ilişkili firmalar tarafından üretildikleri izlenimine kapılarak ürünleri aynı ve/veya benzer işletmenin sanabilecektir. Esasen markaların bütüncül olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle mevcut farklılıkların küçük olduğu ve markaları birbirinden ayrıştırmaya yeterli olmadığı, ilgili tüketicilerin mal ve hizmetlerin aynı işletmeye ait olduğunu ve/veya iktisadi ya da idari olarak bağlantılı işletmeler tarafından üretilmiş olduğunu düşünebilecekleri; neticede, başvuru markasının yeterli düzeyde ayırt edici nitelik taşımadığı değerlendirilmiştir.Bunun yanında başvuru markası kapsamında tescili talep edilen emtialar ile redde mesnet markanın kapsamında yer alan emtialar aynı/aynı tür/benzer mahiyettedir. Netice itibariyle SMK 6/1. maddesi hükmü çerçevesinde aranan “çifte benzerlik” koşulunun mevcut olduğu hususu da gözetildiğinde, değerlendirilen taraf markaları arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğu kanaatlerine varılmıştır.Neticede, bilirkişi raporunun aksine, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Değerlendirilen taraf emtialarının aynı olduğu, taraf markaları arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu; markalar arasında karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğu, ....kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Davanın Reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır