Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ağır hasar kayıtlı ticari araç satışı nedeniyle aracın aranması ve trafikten men edilmesi sonucu davacının ödediği bedelin iadesi talebiyle açılan alacak davasının reddi.
Özet: Davacı, ağır hasarlı olarak davalıdan 250.000 TLye satın aldığı ticari çekicinin, daha sonra bir başkasına satıldığında üzerindeki gizli arama kaydı nedeniyle emniyetçe el konularak kendisinin 350.000 TL zarara uğraması üzerine, ilk satış bedeli olan 250.000 TLnin davalıdan iadesini talep ederken; davalı ise, aracın kendi satıcısına ihbar edilmesini isteyerek, aracın satış anında davacının istediği her türlü incelemeyi yapma imkanına sahip olduğunu, ancak kendisinin yalnızca motor kontrolü ile yetindiğini savunmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA İHBAR OLUNAN: DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : REDMahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Nakliye işleri ile uğraşan müvekkilim ... (EK-1 Vergi Levhası), davacı tarafın iş yerinde kullandığı ve aynı zamanda alım satımını yapmak yoluyla ticaretini yaptığı araçlardan ticari araç niteliğindeki ... Plaka no.lu ... marka Çekici-BC Yarı Römork için çekici cinsteki aracı 250.000,00.-TL. Bedel ödenerek davalı ...'ten 20.08.2020 tarihinde satın almıştır. Hernekadar Noter Araç Satış Sözleşmesinde aracın bedeli 65.000,00.-TL. Olarak gösterilmiş ise de, sözleşme metninden de anlaşılacağı üzere aracın AĞIR HASAR KAYDInın bulunması sebebiyle aracın gerçek satış bedeli 250.000,00.-TL. Olmasına rağmen böyle bir yok izlenmek zorunda kalınmıştır. Zaten yine EK-3 Noter Araç Satış Sözleşme metninden aracın KASKO DEĞERİ olarak 231.382,00.-TL. Olarak tespit edilmiş olup, aracın bedelinin 250.000,00.-TL. Olması da beyan ve taleplerimizi haklı çıkarmaktadır. Satış esnasında müvekkilin de talebi üzerine aracın yeni plakası ... olmuştur. Ağır hasar kayıtlı araç müvekkil tarafından satın alındıktan sonra bir motor ustasına gösterilmiş olup, motor çalışanında bir sorun olmadığı söylenince çekicinin diğer parçalarına baktırma ihtiyacı duymamıştır. Araç müvekkilde yaklaşık 8 ay kaldıktan sonra yeni bir araç aldığı için bu aracı satılığa çıkarmış, araç ... Ticaret Limited Şirketi 'ne bu şirketin yetkilisi ...'nın araca müşteri olması sebebiyle 330.000,00TL. Bedel ile anlaşarak bu firmaya satılmıştır. Aracın satışı noterden Araç Satış Sözleşmesinden anlaşılacağı üzere Ağır Hasar Kaydı bulunduğundan 80.000,00.-TL. Bedelle Noterde gerçekleştirilmiştir. Bu satış ile aracın plakası bu kerre ... olmuştur. Daha sonra bu firmadan alınan duyuma göre araç Adana Emniyet Müdürlüğü'nce konulmuş bulunan arama kaydına istinaden Nevşehir İlinde yakalanarak trafikten men edilmiştir. Bunun üzerine ... firması yetkilisi ... müvekkili arayarak durumu söyleyerek, satış bedeli ile araca yaptıkları bakım giderlerinin iadesini talep edince müvekkil 330.000,00.-TL. Satış bedeli ile 20.000,00.-TL. Motor bakım ve tamiri için olmak üzere toplamda 350.000,00.-TL. Bu firmaya ödemek zorunda kalmıştır Bu sebeplerle müvekkilin araç satış bedeli olarak ödemiş olduğu bedelin iadesini karşı taraf davalıdan talep etmek zarureti hasıl olmuştur. Zira davalı müvekkilin müracaatlarına rağmen ödeme yapmamış, bu hususta Arabulucuk sürecine davet edilmiş ise de süreç sonuda anlaşma sağlanamamıştır. Aracın satış bedeli olan 250.000,00.-TL., bu aracın satışı tarihindeki rayicine uygun olduğu gibi, satış sözleşmesinde yer alan KASKO değeri de bu hususu göstermektedir. Kaldı ki ihtiyaç duyulduğunda da sayın Mahkeme bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırdığı takdirde aracın bedelinin doğru olduğu ortaya çıkacaktır. Hakeza, aracın trafik kaydı getirtilerek, aracın kaydında şerhi ve kayıtları bulunan ilgili Emniyet Müdürlüğü ve Savcılık ile yazışmalar yapıldığında aracın hukuki ve fiili durumu ile neticesinde müvekkilin davasının haklılığı ortaya konmuş olacaktır." şeklinde dava açıldığı görülmüştür. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; " 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İhbar ve şartları" başlıklı 61.maddesi; "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Huzurdaki davaya konu araç müvekkil tarafından ... Ticareti Limited Şirketi'nden (Vergi Nosu: ... ) 07/02/2019 tarihinde satın alınmıştır. Bu hususa dair Konya . Noterliği'nin 07/02/2019 tarih, ... yevmiye numaralı satış sözleşmesini sunarız. (EK-1) Davanın bu şirkete ihbarını talep ederiz. Zira sayın mahkemenizden verilecek karara göre tarafımızın da bu şirkete başvuru yapma durumu söz konusu olabilecektir. Hal böyle ilen kanundan doğan ihbar yükümlülüğümüzün yerine getirilmesi adına davanın bu şirkete ihbarının yapılmasını, bu uğurda şirketiN "... Mahallesi ... Sk. No:21 Karatay/konya" Adresine tebligat gönderilmesini ve dosyaya dahili davalı/ihbar olunan sıfatı ile kaydedilmesini talep ederiz. Bahse konu araç satışı sırasında müvekkil, aracı davacı tarafa göstermiş, davacıya istediği ustaya, ekspertiz gösterebileceği, trafik kayıtlarına ayrıntılı bir şekilde bakabileceğini, bu hususta kendisinden istediği tüm belgeleri temin ederek kendisine sunabileceğini ifade etmiştir. Davacı taraf ise sadece sadece motor kısmına baktırmak ile yetinmiştir. Bu husus dava dilekçesi ile de sabittir. Bu nedenle dava konusu vakıada müvekkilim iyi niyetli olup kendisi aleyhine bir karar verilmesi mümkün değildir. Müvekkilden davacıya satışın yapıldığı sırada böyle bir şerh olması durumunda satışın yapılamayacağı düşünüldüğünde müvekkilin uhdesinde iken bir şerh işleminin olmadığı da anlaşılmaktadır. Müvekkilin, dava dilekçesinde bahsedilen Adana Emniyet Müdürlüğü'nce konulan arama kaydından haberi dahi yoktur. Zaten bu arama kaydının hangi tarihte, hangi nedenle konulduğu da belirli değildir. Müvekkilin satış tarihinden sonra konulma ihtimali de söz konusu olup bu arama kaydının müvekkille bir bağlantısı da yoktur. Tüm bu hususlar davacı tarafça ispat edilmesi gerekirken davacının bu hususa dair sunmuş olduğu bir kayıt yoktur. Hangi soruşturma kaydına istinaden arama konulduğu dahi belirli değilken davacı taraf ile davacının satış yaptığını ifade ettiği ... Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkinin müvekkile yansıtılması hukuka aykırıdır. Davacı taraf hiçbir konuda ispat yükünün gereğini yerine getirmeden, bu hususta bir delil de sunmadan huzurdaki davayı açmıştır. Bu nedenle reddi gerekmektedir. Bu aşamadan sonra; davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu da gözetilerek delil sunulmasına muvafatimiz yoktur. 3- Davacı taraf, dava dilekçesi ile dava konusu aracın gerçekte 250.000 TL bedelle satıldığını ancak aracın ağır hasar kayıtlı olması nedeni ile noter huzurunda 65.000 TL gösterildiğini ifade etmiş ise de bu husus da gerçeği yansıtmamaktadır. Aracın ağır hasar kayıtlı olması satış bedelinin olduğundan daha düşük gösterilmesine bir neden olarak gösterilemez. Bu hususun ticari teamüller dahil hiçbir durumda geçerliliği söz konusu değildir. Kaldı ki araç satış bedeli Konya . Noterliği'nin 20/08/2020 tarih, ... yevmiye numaralı noter satış sözleşmesinde de yer aldığı üzere 65.000,00 TL'dir. Bu bedel de davacı tarafça müvekkilin aynı tarih olan 20/08/2020 tarih, ... numaralı faturasına istinaden ödenmiştir. Davaya konu araç satış işleminde taşınmaz satışındaki gibi bir bedel dayatması da söz konusu olmadığından taraflar satış bedelini sözleşme serbestliği çerçevesinde özgürce belirlenebilmektedir. Aksini iddia eden davacı taraf 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü" başlıklı 204.maddesi gereği ispat külfeti altındadır. Zira düzenleme şeklindeki bu noter satış evrakı kesin delil niteliğindedir. 4- Davacı taraf kendi satış işleminde de gerçek satış bedelinin aslında 330.000 TL olduğunu, ancak noter satışında evrak üzerinde bu bedelin 80.000 TL olarak gösterildiğini ifade etmiştir. Bu satış işleminde miktarda muvazaa yapıldığı davacı tarafından da ikrar edilmiştir. Bu hali ile davacının kendi muvazaasına dayanarak bir hak elde etmesi söz konusu olamaz." şeklinde cevap verdikleri görülmüştür. Mahkememizce verilen 21/12/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 15/01/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldıralarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapılıp incelendi.Dava; Alacak davasıdır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Alacak davası açmıştır.Mahkememizin ... esas dosyasından verilen ara karar uyarınca dosyanın SMMM bilirkişi ... ile Makine Mühendisi Bilirkişi ...'ya tevdi edildiği bilirkişinin raporunda özetle; "Davacı firma ... ve Davalı firma ... arasında ticari bir faaliyetin bulunduğu,20/08/2020 Tarih ... Nolu 65.000,00_TL tutarında ki faturanın hem davalı firma hem de davacı firmanın ticari defterlerine muhasebe kayıtlarının yapıldığı, 20/08/2020 Tarih ... Nolu 65.000,00_TL tutarındaki faturanın noter sözleşmesi ile gerçekleştiği için finans kurumları üzerinden herhangi bir ödeme zorunluluğunun bulunmadığı, Davalı firma ...’ün davacı firma ...’ya herhangi bir borcunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor edilmiştir.Mahkememizin dosyasından verilen ara karar gereği dosyanın bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "Dosya muhteviyatı incelendiğinde dava konusu aracın satış tarihi itibarı ile piyasa değerinin 331.387 (üçyüzotuzbirbinüçyüzseksenyedi) TL olduğu, davalı tarafından davacıya 65.000 (atmışbeşbin) TL bedelle satıldığı, aracın şasi numarasının değiştirilmiş durumda olduğu, bu değişikliğin davacının mülkiyetinden önce olup olmadığının dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre tespit edilemediği, TÜVTÜRK ten araçla ilgili muayene bilgilerinin talep edilmesi halinde bu bilgilere göre değişikliğin tarihinin belirlenmesi için Sayın Mahkemenizce talep edilen bilgilere ulaşılabileceği görüş ve kanaatindeyim." şeklinde kanaat bildirir rapor tanzim ettiği görülmüştür. AYNI BİLİRKİŞİ EK RAPORDAN ÖZETLE; "Dava konusu çekici aracın şasi numarası ilk muayene tarihi olan 2013 yılından aracın satış tarihi olan 20.08.2020 tarihine kadar değiştirilmemiştir. Aracın muayenesi 2020 tarihinden sonra yapılmadığından şasi numarasında değişiklik olduğu ile ilgili TÜVTÜRK raporu bulunmamaktadır. Dosyada mevcut 18/05/2021 tarihli uzmanlık raporu ile tespit edilen şasi numarasındaki değişiklik satış tarihinden sonra gerçekleştirilmiştir. Bu değişiklikte satıcının herhangi bir etkisi olmadığı" Şeklinde kanaat bildirir rapor tanzim ettiği görülmüştür. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının davasının reddine, dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harçtan dava başında yatırılan 170,78 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 561,22 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026Katip Hakim