Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinde trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan tazminat davasında sulh sonrası feragat kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu vefat eden murisin mirasçılarının (eşi ve çocukları) destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleriyle ilgili açtığı bir davayı ele almaktadır; davacılar, kazanın davalı araç sürücüsünün tam kusurundan kaynaklandığını ve aracın sigortalı olduğunu belirtirken, davalılar destekten yararlanma süresinin sona erdiğini, sürücü kusurunun kesinleşmediğini, sigortaya başvuru eksikliği, zamanaşımı itirazları ve manevi tazminatın sigorta teminatı dışında kaldığını ileri sürmüş olup, ilk derece mahkemesinde davacıların sigorta şirketiyle sulh yoluyla anlaşarak bu davalıya karşı taleplerinden feragat ettikleri bildirilmiştir.

T. C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/945
KARAR NO: 2026/1240
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH: 24/02/2025
NUMARAS: 2024/184 Esas, 2025/167 Karar
DAVANIN KONUSU:Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ : 29.02.2024
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 10.09.2026
YAZILDIĞI TARİH: 10.09.2026
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/184 Esas, 2025/167 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... 'in ... doğumlu olduğunu, ... tarihinde ... ili ... İlçesinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle vefat ettiğini, müvekkillerinin murisi olan ... 'in vefat etmesine neden olan trafik kazasında davalı ... 'ın sürücü, davalı ... Anonim. Şti. adlı şirketin ise sahibi olduğunu, "... " plakalı araç sürücüsünün ... 'ın 2918 Sayılı KTK'nın madde 47/1-B'deki "Trafik ışıklarına riayet etmeme" trafik kuralına aykırı davranması suretiyle tam kusuru neticesinde gerçekleştiğini, söz konusu araç olan ... plaka sayılı aracın, kazanın gerçekleştiği ... tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalı durumda olduğunu, müvekkillerin murisi ... 'in vefat ettiği trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, davalı ... Sigorta A.Ş. isimli şirkette poliçe numarası ile Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk poliçesi ile sigortası olduğunu, davacıların murisi ... 'in ev hanımı olup kaza öncesi herhangi bir işte çalışmadığını, davacı ... , söz konusu trafik kazasında eşi ... ’i kaybettiğini, davacı ... için eşi ... 'in ölümünden dolayı maddi açıdan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep ettiğini, davacılar ... , ... ve ... ise anneleri olan mütevveffa ...'i kaybettiğini, bu nedenle annelerinin ölümünden dolayı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı çocuklar olan ... , ... ve ... destekten yararlanma sürelerinin dolduğunu, söz konusu talebin reddi gerektiğini, soruşturma dosyasında bulunan kaza tespit tutanağına dayanılarak müvekkili şirket araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, maddi tazminat talepleri yönünden öncelikle müvekkili şirketin işleten sıfatıyla sorumluluğuna gidilmeden önce söz konusu talep edilen maddi tazminat miktarının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi'nden ve Kasko sigortasından karşılanması gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise öncelikle usule ilişkin eksikliklerin tamamlanması akabinde davanın esası hakkında tahkikata geçilmesine, kusur raporu ve yukarıda yer verdiğimiz beyanlar doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat etmediğini, davaya konu kaza ... tarihinde meydana geldiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğradığını, davacı, davasını işbu 2 yıllık süre içerisinde ikame etmediğinden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuru konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bu sebeple başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza mahallinde yaya geçidi bulunmamakta olup yaya başvuran K.T.K. md. 68 uyarınca kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı, kişilerin desteğin ölmesi sebebiyle doğrudan doğruya etkilenmeleri neticesinde talep edebilecekleri bir hak olduğundan hakkın miras yolu ile intikali mümkün olmadığını ve manevi tazminat talepleri zmms poliçesi kapsamında olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davacılar vekili 22/02/2025 tarihli dilekçesi ile; İhbar olunan ... Sigorta Anonim Şirketi ile ... tarihinde sulh anlaşması yaptıklarını, bu nedenle davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirmiştir.
İhbar Olunan ... Sigorta A.Ş vekili ... tarihli dilekçe ile; davacının teminata giren maddi tazminata ilişkin talebi ile ilgili olarak davacı ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat bakımından sulh olunduğunu, işbu sebeple feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görüldü.HMK'nun 307-312. maddelerinde düzenlenen, davacının feragati nedeni ile; davanın, HMK'nun 307-312. maddeleri uyarınca feragat nedeniyle reddine, dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince vekalet ücreti yönünden hataya düşülerek lehlerine vekalet ücretine hükmetmediğini, davacı tarafın vekalet ücreti konusunda yaptığı bir anlaşma olmadığını, hiçbir kanun maddesinde "ödeme halinde vekalet ücretine hükmedilmeyeceği" yönünde bir hüküm olmadığını, AAÜT 6. madde uyarınca da mahkeme tarafından feragat nedeniyle verilen ret kararında davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi zorunlu olduğunu beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;Dava, ölümle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı vekili tarafından davacılar vekili 22.02.2025 tarihli dilekçesi ile ihbar olunan sigorta şirketi ile ... tarihinde sulh anlaşması düzenlediklerini, maddi ve manevi tazminat alacak kalemleri ve ferilerinin ... tarihinde kendilerine ödendiğini, bu nedenlerle herhangi bir alacakları kalmadığını, davanın konusuz kaldığını belirtmiş, mahkemece de davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür. Davacılar vekilinin tazminat talebinden feragat ettiklerine ilişkin beyanının hakkın özünden feragat olmayıp, ödeme nedeniyle yapılmış bir feragat beyanı olduğu ve sulh sözleşmesine göre mahkemeden karar verilmesinin taraflarca talep edilmemiş olduğu, davacı tarafça hakkın özünden feragat edilmemiş olduğundan davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceği kanaatine varılmış olup, davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-) Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-) İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/09/2026