İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin, iflas eden bankadan alacak talebi ve sıra cetveline itiraza dair İİK 235 kayıt kabul davası istinaf kararı.
Özet: Bir müflis bankadaki hesaplarında bloke edilen kredi ödemeleri ve diğer bakiyeler nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının, bu meblağların iflas masasına kaydedilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı iflas idaresinin, hak düşürücü süre, alacakların mahsubu, miktarların hatalı tespiti ve bilirkişi raporunun eksikliği gibi gerekçelerle yaptığı istinaf başvurusu incelenmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/841
KARAR NO : 2026/1075
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/566
KARAR NO : 2022/302
DAVA TARİHİ: 19/06/2018
KARAR TARİHİ: 12/04/2022
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235))
KARAR TARİHİ: 09/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile müflis arasında bulunan Kredi Sözleşmesine istinaden 14/07/2016 tarihinde bankaya 87.500 TL ödeme yapıldığını, 15 Temmuz Darbe kalkışması sebebiyle yatırılan paranın ilgili kredi hesabına geçmediğini ve Müflis Şirkete TMSF tarafından el konulduğunu, yetkililere yatırılan paranın kredi taksitine istinaden yatırıldığı, gerek mail yoluyla gerekse sözlü olarak söylenmiş olmasına rağmen meblağın blokede kalmaya devam ettiğini, sonraki dönemde yetkililerle yapılan görüşmeler ile Kredi Sözleşmesi gereğince bankaya kalan bakiye borcun yatırılarak kapatıldığını ancak 87.500 TL'nin blokede kalmaya devam ettiğini, müvekkili hesaplarındaki bakiyelere bloke konulduğundan kullanılamadığını, ...nolu TL hesapta 702,48 TL ve 87.500,00 TL, ... nolu USD hesapta 5.044,22 USD, ...nolu TL hesapta 5.83 TL olmak üzere toplamda 88.208,31 TL ve 5.044,22 USD'nin kaldığını, TL karşılığının toplam 107.707,51 TL olup bunun 786,63 TL'sinin iflas masasınca kabul edilmesi sebebiyle bakiye 106.920,92 TL'nin iflas masasına kaydını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ...nolu hesabında 702.48 TL ve 87.500 TL alacağı olduğunu iddia etse de, alacağın 87.500 TL’lık kısmın müflis banka ile aralarındaki kredi ilişkisine istinaden davacıdan alınarak borçlarına mahsup edildiği, kalan bakiye olan 702.48 TL miktara ise (Müflis Bankanın Faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihinden İflas tarihi olan 16/11/2017 tarihine kadar) yasal faiz işletilmek suretiyle iflas idaresinin karar gerekçesindeki 786,63 TL tutara ulaşıldığını, ... nolu dolar hesabında 5.044.22 USD alacağı olduğu iddia edilmiş ise de bu tutar davacının müflis bankaya olan Leasing Borcunun ödenmesine için iflas tarihi sonrasında Müflis Banka hesabına yatırılan tutar olduğunu, borca mahsuben alınan tutardan kalan bakiye olduğu, iflas alacağı olarak değerlendirilmediğini, kaldı ki, sözü edilen alacağa ilişkin davacının fazla ödeme yapması sebebiyle geri almak istediğini belirten ıslak imzalı dilekçesinin Müflis Banka Genel Müdürlüğüne ibraz edilmediğini, Müflis Banka tarafından bakiye üzerinden mahsup edilecek başka bir alacak olup olmadığı ve tedbir bulunup bulunmadığına dair inceleme ve alacak talebine ilişkin değerlendirme yapılamadığını, ...nolu hesap incelemesinde 5.83 TL tutar olduğu iddia edilse de bu tutarın hesapta mevcut olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...öncelikle davacı vekili tarafından 15 günlük hak düşürücü süre dolmadan iş bu davanın açıldığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 29 Mayıs 2015 tarihli 6318 numaralı kararıyla müflis ...A.Ş’nin yönetim ve denetimini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF)'ye devredildiği, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/41 E. sayılı dosyasında görülen iflas davasında, 5411 müflis Banka'nın iflasına karar verildiği, iflas kararını kesinleştiği, tasfiye işlemlerinin İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün... İflas sayılı dosyası üzerinden yapıldığı, dosyaya sunulu bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacının davalı bankadan 20.280.53 TL alacaklı olduğu..." gerekçesiyle bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, soyut değerlendirme yapıldığını, itirazlarının incelenmediğini, 5.044,22 USD yönünden tespitin hatalı olduğunu, bu tutarın gecikme bedeli olarak mahsup edildiğini ve bakiyenin 0,26 USD kaldığını, mahkemece rapora karşı itirazlarının ve ek rapor taleplerinin reddedildiğini, hatalı karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın faaliyet iznin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihi itibariyle TL'ye çevrilmesi gerektiğini, müflis banka harçtan muaf olmasına rağmen aleyhe harca hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 235 inci maddesi gereğince açılmış olan kayıt kabul istemine ilişkindir.
Kayıt kabul davası için yasada öngörülen 15 günlük süre özel dava şartı olup eldeki dava hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; "...kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir..."
İİK'nın 195/1. maddesinin "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü uyarınca iflas masasına yazılacak alacaklar iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmelidir.
Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir. Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir. Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih 2756 E. 4683 K., Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih 2013/7176 E. 2014/1802 K., 12/05/2015 tarih 2014/5224 E. 2015/3582 K., 02/06/2015 tarih 2014/4900 E. 2015/4147 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih 2023/2805 E. 2024/1401 K. sayılı emsal ilamları).
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2024 tarihli 2024/422 E. 2024/1816 K. sayılı kararında; "...İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. 5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ve yönetmeliğe dayanarak İİK hükümlerini ortadan kaldıracak şekilde karar alamayacağının da kabulü gerekir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli T.C. Merkez Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, TMSF tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde karar verilmiştir. Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2024 tarihli 2023/2066 E. 2024/245 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.
Somut dosyada davacı; ...nolu TL hesapta 702,48 TL ve 87.500,00 TL, ... nolu USD hesapta 5.044,22 USD, ...nolu TL hesapta 5.83 TL olmak üzere toplamda 88.208,31 TL ve 5.044,22 USD'nin kaldığını, TL karşılığının toplam 107.707,51 TL olup bunun 786,63 TL'sinin iflas masasınca kabul edilmesi sebebiyle bakiye 106.920,92 TL'nin iflas masasına kaydını talep etmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda;
"... ...nolu Ek Hesap Ekstresi incelendiğinde:
14.07.2016hesaba EFT Albaraka’dan 87.500.00 TL yatan
14.07.2016 Lesasing borcuna tahsilat (31.00 TL)
14.07.2016 Gecikmiş Sigorta Prim tahsilatı (-) (1.351.93 TL)
15.07.2016 Leasing borcuna tahsilat (-) (85.414.59 TL)
15.07.2016 Hesap Bakiyesi 702.48 TL
...nolu Ek hesap ekstresi incelendiğinde Hesapta 0.93 TL bakiye olduğu tespit edilmiştir.
... nolu Ek USD Mevduat Hesap ekstresine göre hesap bakiyesi her ne kadar 0.26 USD olarak tespit edilmiş ise de,
Davalı müflis banka vekilleri tarafından cevap dilekçesinde, kayıt ve kabulü istenen 5.044.22 USD’nın müflis şirketin iflas tarihinden sonra, davacının kredi borcuna karşılık bankaya yatırılan tutar olduğunu, davacının kredi borcu kapatılmış olduğu ve söz konusu tutarın davacı tarafından fazladan yapılan bu ödeme olduğundan işbu tutarın Müflis Banka Genel Müdürlüğüne geri almak istediği 5.044.22 USD için ISLAK imzalı dilekçesinin bulunmadığı, Müflis Bankanın bakiye üzerinden mahsup edilecek başka alacak olup, olmadığı, tedbir bulunup bulunmadığına dair de alacak talebine ilişkin değerlendirme yapılmadığı beyanında bulunulmuştur.
Davalının cevap dilekçesindeki işbu beyanları çerçevesinde, Davacı tarafından, müflis bankaya İflas Tarihinden sonra yatırıldığı kabul edilen ve davacının da müflis bankaya her hangi bir borcunun kalmadığı beyanı karşısında söz konusu tutarın banka nezdinde bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Davacının müflis banka nezdinde olduğu kanaatine varılan 5.044.22 USD’nın 16.11.2017 İflas Tarihi İtibariyle TCMB 1 USD= 3.8811 Efektif Satış Kuru karşılığı 5.044.22 USD x 3.8811 TL/USD = 19.577.12 TL olarak hesaplanmıştır.
Davalı Müflis Bankanın Davacıya : 5.044.22 USD karşılığı 19.577.12 TL (TCMB Efektif Satış kuru 3.8811 TL/USD üzerinden) ve ( 702.48 TL + 0.93 TL= ) 703.41 TL olmak Üzere TOPLAMDA 20.280.53 TL borçlu olduğu tespit ve hesaplanmıştır." tespitlerine yer verilmiş, mahkemece bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;
Davalı tarafça rapora itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde bu tutara ilişkin "Davacı tarafından, Müflis bankanın iflas tarihinden sonra, leasing borcuna karşılık yatırmış oldukları 136.500,00 USD tutardan arta kalan kısımdır. ... hesap numaralı davacının, 06.12.2017 tarihinde yatırdığı 136.500 USD'den 16.06.2017-02.10.2017 tarihleri arasındaki leasing taksitleri tahsil edilmiştir. Bakiye 5.043,96 USD ise 17.05.2017 ile 02.10.2017 tarihleri arasındaki gecikmelerin bedeli olarak hesaplanıp tahsil edilmiştir. Dolayısı ile bilirkişi tarafından 5.044,22 USD'nin banka nezdinde tutulduğuna yönelik olarak yapılmış olan bu tespit yanlış olup gerçeği yansıtmamaktadır. Bilirkişinin de tespitinde belirttiği gibi bahse konu bakiyelerden arta kalan 0,26 USD'dir..." şeklinde beyan ve itiraz sunulmuştur. Mahkemece bu itirazları incelenmeksizin karar verilmesi hatalıdır. Davacının hesap kayıtlarının eksiksiz olarak getirtilmesi, gerekirse bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek, davalının itirazları da değerlendirilmek suretiyle davacının iflas tarihi itibariyle alacak tutarının net olarak tespit edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca bilirkişi hesaplamasına konu tutar içerisinde, iflas masasının kabul ettiği 786,63 TL'de dahil olduğundan bu tutarın tenzil edilmemesi de hatalıdır.
Davalı tarafın istinaf nedenlerinden birisi de USD cinsi alacağın bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihi itibariyle TL'ye çevrilmesi gerektiği yönünde ise de; yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca iflasın açıldığı tarih itibariyle hesaplama yapılması gerektiğinden bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir.
Ancak davalı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140.maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen bakiye harcın davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmesi, yine yargılama giderine peşin yatırılan harç tutarının dahil edilmesi yasal düzenlemeye aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/566 E. 2022/302 K. Sayılı 12/04/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2026