Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari davalarda arabuluculuk süreci sonrası menfi tespit davası açılmadan önce ihtiyati tedbirle icra takibinin durdurulması talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir borçlu şirket, aleyhine haksız yere başlatılan icra takibinin, zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan ve dava konusu çek hakkında ödeme yasağı kararı bulunurken başlatıldığı gerekçesiyle menfi tespit davası kapsamında ihtiyati tedbir olarak teminatsız veya cüzi teminat karşılığında durdurulmasını talep etmiş, yerel mahkeme ise takibin durdurulması istemini reddederek yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar vermesi üzerine, İİK m. 72/2 hükmü uyarınca arabuluculuk aşamasında başlatılan takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesi gerektiğini ve yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO :..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE : ..
KATİP :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : ..
NUMARASI :
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN :..
VEKİLİ : AV...
KARŞI TARAF :..
MÜTEVEFFA :..
DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen ara karar ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine başlatılan .. İcra Dairesi'nin .. Esas sayılı takibinin, tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, zira henüz icra takibi başlatılmadan evvel, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Değişik İş sayılı kararı ile dava konusu çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini ve bu kararın banka kayıtlarına işlendiğini, davalı tarafın, bu yargı kararını etkisiz kılmak amacıyla tahrif edilmiş belgelerle ihtiyati haciz kararı aldığını ve haksız bir takibe giriştiğini, arabuluculuk dava şartı olduğundan dolayı .. tarihinde başvuru yapıldığını,.. arabuluculuk dosya numarası ile sürecin devam ettiğini ve akabinden arabuluculuk sürecinin.. tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlanması ve çekin vadesinin gelmiş olmasının, müvekkilinin ticari faaliyetlerinin ve malvarlığının ciddi bir tehdit altında olduğunu gösterdiğini, İİK m. 72/2 uyarınca, icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin esas olduğunu, müvekkilinin sunduğu banka dekontları, noter sözleşmesi ve daha önce lehine verilen mahkeme kararları yaklaşık ispat şartını fazlasıyla karşıladığından, takibin teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise cüzi bir teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME ARA KARARI : Mahkemece, dosya kapsamı itibariyle sunulan delillerin yargılamayı gerektirmekle beraber tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi güç zararların oluşabileceği, davaya konu takip dosyasındaki alacağın yargılamayı gerektirdiği gözetilerek yukarıda belirtilen yasa hükmü uyarınca takibin durdurulması ve hacizlerin kaldırılması karar verilmesi talebi yerinde görülmemekle beraber, çoğun içinde az da vardır kuralı gereği talebin kısmen kabulü ile %15 teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine, menfi tespit davası açıldıktan sonra icra takibinin durulmasına karar verilemeyeceğinden takibin durdurulmasına ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, 6325 sayılı Kanun m. 18/A-16 delaletiyle İİK m. 72/2 maddesinin uygulanması zorunluluğunun bulunduğunu, emsal bölge adliye kararlarının kanun koyucu borçlunun dava açmak için zorunlu olan arabuluculuk sürecindeyken, alacaklının bu süreci bir "silah" olarak kullanarak alelacele takip başlatmasını engellemeyi amaçladığını, yerel mahkemenin bu kararları ve yasal düzenlemeyi görmezden gelmesinin hukuka aykırı olduğunu, itirazın basit bir derkenar ile gerekçesiz reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Talep hukuki niteliği itibariyle, İİK 72. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
İİK 72/2. Maddesinde takipten önce açılan ve İİK 72/3. Maddesinde de takipten sonra açılan olmak üzere iki şekilde düzenlenmiştir. İİK 72/2. maddesi gereğince takipten önce açılan menfi tespit davasında talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulabileceği, takipten sonra İİK 72/3. maddesince açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istenilebileceği şekilde bu davaya özgü ihtiyati tedbirler düzenlenmiştir.
TTK'nın dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A-1.maddesi:" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiş olup 05/04/2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 20/03/2023 tarihinde kabul edilen 7445 sayılı Kanunun 31. maddesi ile menfi ve istirdat davalarının da arabuluculuğa tabi olduğuna ilişkin maddeye ekleme yapılmış olup yürürlük tarihi de aynı kanunun geçici 1. Maddesinde 01/09/2023 tarihi olduğu belirtilmiştir.
6325 Sayılı kanunun 18/A. Maddesi 16.bendi "Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; ihtiyati tedbir talep edenler hakkında aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen .. tarafından .. İcra Müdürlüğü'nün.. Esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibinin 09/04/2026 tarihinde başlatıldığı, ihtiyati tedbir talep edenlerin bu icra takibine dayanak bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine yönelik açaçacakları menfi tespit davasının ön şartı olan arabuluculuğa başvuru tarihlerinin .. olduğu, arabuluculuğun anlaşamamayla sonuçlandığı, son tutanağın düzenlendiği tarihin ise .. tarihi olduğu eldeki ihtiyati tedbir talebinin ise..tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
6325 Sayılı kanunun 18/A. Maddesi 16.bendindeki düzenleme menfi tespit davalarının açılmasının arabuluculuk dava şartına bağlanmış olması nedeniyle doğrudan menfi tespit davası açamayanlar için bu davanın açılması için ön koşul niteliğindeki arabuluculuğa başvurduktan sonra bu davanın açılacağından haberdar olan alacaklının icra takibinin İİK 72/2. maddesi gereği durdurulmaması için başlattığı takibin durdurulması amacıyla davacıya arabuluculuk süreci nedeniyle açamadığı davada tanınmış bir hak niteliğindedir.
İlk derece mahkemesince 6325 Sayılı kanunun 18/A. Maddesi 16. bendindeki düzenlemede tanınmış bir hak gözetilmeksizin menfi tespit davası açılmadan İİK'nın 72/2. Maddesindeki tedbirlere hükmedilebileceği gözetilmeksizin sadece İİK 72/3. Madde kapsamında değerlendirme yapılmak sureti ile karar verilmesi gerekçe itibari ile hatalı olduğu gibi yaklaşık ispat sağlanamadığından İİK 72/3. Maddesi uyarınca verilen tedbir kararında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Arabuluculuk zorunlu dava şartı nedeniyle menfi tespit davası açamayanlar hakkında, karşı karşıya kalacakları icra takipleri için bu süreçte genel nitelikteki HMK 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbirin menfi tespit davalarındaki özel görünümü şeklinde düzenlenen İİK 72. maddesindeki ihtiyati tedbirlere hükmedilmesi gerekir. 6325 Sayılı kanunun 18/A. Maddesi 16.bendinin "Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez" şeklinde düzenlenmesi de birlikte değerlendirildiğinde kanundaki boşluğun menfi tespit davası açacakları ihtiyati tedbir korumasından yoksun bırakmamak şeklinde doldurulması gerekir.
Öte yandan İİK 72.maddesinde HMK 389. Maddesinden ayrık ve özel olarak düzenlenen bir ihtiyati tedbir söz konusudur. Ancak özel bir tedbir düzenlemesi söz konusu olsa da bu madde uyarınca tedbir kararının verilebilmesi için de yaklaşık ispat şartının aranması gereklidir.
Sonuç olarak; davacı tarafından 6325 Sayılı kanunun 18/A. Maddesi 16.bendi uyarınca icra takibinin durdurulması talep edilebilir ise de davacı takibe dayanak bononun teminat amacıyla verildiğini ve icra takibine geçen alacaklı/lehdar .. da bu durumu bilerek kötüniyetle takip başlattığı iddiasıyla icra takibinin durdurulmasını talep etmiş ise de, davacı iddiasının aksine ihtilafa konu çekin davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan İşyeri Devir Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 3.2 maddesinde çek numarası ve tarihi de belirtilmek sureti ile ödeme aracı olarak kararlaştırıldığı, davacı tarafından ihtilafa konu çekin teminat çeki olarak verildiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu aşamada sunulan delillerle talep olunan tedbire ilişkin yaklaşık ispatın sağlanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin İİK 72/2. Maddesi uyarınca takibin durdurulmasına ilişkin istemi ile çoğun içinde az da vardır ilkesi uyarınca ve kamu düzenine ilişkin olarak irdelenen İİK 72/3. Maddesi uyarınca icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönelik tedbir talebinin reddine ve yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b-2 madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacının ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE,
2-6325 Sayılı Kanunun 18/A. maddesi 16. bendi ve İİK 72/2 maddesi uyarınca, ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyası kapsamında verdiği .. tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
3-İhtiyati tedbir talep eden davacının İİK'nın 72/2 ve 72/3 maddesi uyarınca icra takibinin durdurulması ve icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönelik tedbir talebinin REDDİNE,
4-Yeteri kadar harç alındığından yeninden harç alınmasına yer olmadığına,
5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden tarafların üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden taraflara iadesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 362/1-f bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 09.09.2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."