Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari yazılım satışından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı itirazının iptali davasında tarafların edim ve ayıplı ürün iddialarının değerlendirilmesini içeren gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, sattığı yazılım programının ödenmeyen bakiye bedeli için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı ise yazılımın hiçbir zaman kullanılamadığını, şirketin güvenlik açıkları nedeniyle hacklenmesine yol açtığını, davacının edimini yerine getirmediğini iddia ederek davanın reddini, kendi aleyhindeki takibin durdurulmasını ve davacıya kötü niyet tazminatı ödetilmesini istemektedir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO :... EsasKARAR NO : ...HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI :...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : ...KARAR TARİHİ : ...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : ...Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...yazılım şirketinin bayisi olduğunu, davalı şirket ile arasında bilgisayar yazılımı satımından kaynaklanan ticari iş ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketin ihtiyacı olan programın fiyat teklifini 16/04/2025 tarihinde sunduğunu ve davalı şirket tarafından onaylanarak demo talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin faturaya konu yazılımın demo kurulumunu ara server bilgisayarlarına ve kullanıcı bilgisayarlarına kurulumunu yaparak deneme sürecini başlattığını, müvekkilinin defalarca davalı iş yerine giderek kurulum, teknik servis hizmeti verdiğini, denemenin sonunda davalı şirketin programı satın almaya karar verdiğini, müvekkilinin davalının kullandığı ve herhangi bir itirazda bulunmadığı için davalıya tanzim edilen icra takibine konu bir adet faturayı kestiğini, davalının bu fatura bedelinin 100.000,00-TL'sini ödediğini, geriye kalan bedeli ise ödemediğini, müvekkilinin ödeme yapılmaması üzerine alacağını tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının bu takibe kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile icra dosyasındaki itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça arabuluculuk faaliyetine dair herhangi bir belgenin ibraz edilmediğini, tutanağın ibraz edilmemesi halinde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirket ile davacı arasında ...yazılım programının satın alınmasına ilişkin olarak 27.06.2025 tarihinde anlaşma sağlandığını, işbu anlaşma kapsamında müvekkili tarafından davacıya 100.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davacı tarafından taahhüt edilen yazılımın müvekkili şirkete hiçbir şekilde kullanılabilir halde teslim edilmediğini, programın müvekkili tarafından bir kez dahi aktif olarak kullanılamadığını, ayrıca şirket sisteminin güvenlik açıkları nedeniyle hacklenmesi sonucunda ciddi veri ve faaliyet kaybı yaşandığını, müvekkilinin, söz konusu ayıplı hizmet ve kullanılamayan yazılımın düzeltilmesine ilişkin olarak davacıya defalarca yazılı ve sözlü başvuruda bulunduğunu, müvekkil şirketin, söz konusu yazılım programını hiç kullanamamış olması ve sisteminin hacklenmesi nedeniyle, edimini ifa etmeyen davacıdan ürünün iadesini ve ödenen bedelin geri verilmesini talep ettiğini, ancak davacı tarafın, müvekkilinin haklı iade talebini, hiçbir hukuki ve teknik gerekçe ortaya koymaksızın, yalnızca “komisyon kararı gereği talebiniz yerinde görülmemiştir” şeklindeki soyut ve dayanıksız bir gerekçeyle reddettiğini, bu hususta davacı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça takibe itiraz edildiğini, davacının edimini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludurKayseri Defterdarlığı'nın 12/06/2026 tarihli yazı cevabı ile davacı ...'nin işletme hesabına göre defter tuttuğu görülmüştür.Esnaf ve Tacir Sayılma hadleri (2023) karara göre, esnaf ve sanatkar sayılabilmek için aşağıdaki mali sınırların aşılmaması gerekmektedir:1-Alım-Satım Faaliyetleri: -Yıllık alımların tutarı:2.000.000,00-TL -Yıllık satışların tutarı:2.000.800,00-TL 2-Hizmet Faaliyetleri: -Yıllık gayrisafi iş hasılatı:990.000,00-TL 3-Karma Faaliyetler (Alım-Satım ve Hizmet) -2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı:2.000.000,00-TL olarak belirlendiği görülmüştür. 12/06/2026 tarihli Kayseri Defterdarlığı'nın cevabı yazısında davacıya ait beyannamelerin yukarıda belirtilen hadlerin altında kaldığı, davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. 21.07.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 18.06.2007 tarihli 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf ve tacir ayrımına esas sınırlar belirlenmiş olup, bu kararda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 177. maddesinde belirtilen hadlerden, 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. bendeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların tacir olacağı belirlenmiştir. Davacının kaydi olarak tacir olmadığı görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan yargılama sonucu karar verildi....Katip... e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır