Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden "Kuzu" markasıyla iltibas iddiası taşıyan "Q..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve YİDK kararının iptali davasına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, tanınmış "KUZU" markasının sahibi davacı şirketin, tek harf farkıyla "QUZU" olarak tescil edilmek istenen davalı markasının kavramsal ve işitsel benzerlik taşıdığı gerekçesiyle ilgili Kurul kararının iptalini ve marka hükümsüzlüğünü talep etmesi üzerine açılmıştır; davacı, davalı markasının kendi tanınmışlığından haksız yararlanarak haksız rekabet oluşturduğunu ve tüketicide karıştırılma tehlikesi yarattığını ileri sürerken, davalı ise başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin değiştirilmesiyle markalar arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimalinin kalmadığını ve kötü niyet olmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/282 Esas - 2025/174
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/282 KARAR NO : 2025/174....DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Marka HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ : 14/06/2024KARAR TARİHİ : 24/04/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan .... Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, .... sayılı marka ve müvekkili şirketin adına kayıtlı ".... ibareli seri markaları sektörel tanınmışlığın sınırlarını aşan düzeyde bir bilinirliğe sahip markaların başında yer aldığını, davalının "..." markasının ise, müvekkili şirketin başarı dolu yükselişiyle iyi bir yere gelen ender Türk markalarından biri olan ".... markalarının sektördeki tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya çalışmakta ve haksız kazanç elde ettiğini, davalının bu markası ve bu markayı kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunu, davalının tescil başvurusunda bulunduğu "..." markası ve müvekkili şirkete ait markalar ve özellikle tanınmış markası olan "kuzu" ibaresi arasında iltibas ve karıştırılma tehlikesi bulunmakta olup, markalar işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik gösterdiğini, davalının markasını, müvekkili şirketin tescilli markaları ile aynı sınıftaki ürün ve hizmetler için tescil etmek istediğini, davalı markasında her ne kadar “...” ibaresi bulunsa da, bu ibareden kastedilmek istenen unsurun “kuzu” ibaresi olduğunu, markalar arasında tek harften oluşan bir farklılık mevcut olup, bu farklılık davalının markasını farklılaştırmamakta, bilakis markalar arasındaki iltibas tehlikesini artırdığını, zira davalı markasında tek harften kaynaklanan bir değişiklik yapmış olup, “k” harfi yerine “q” harfini kullanmış olduğunu, “q” harfi İngilizce’ de kullanılan bir harf karakteri olup...." markaları ile dava konusu "..." ibareli marka başvurusu kavramsal açıdan iltibas oluşturacak nitelikte benzer olduğunu beyan ederek, .... başvuru numaralı "..." markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı başvuru markasından davacı itirazı üzerine aynı/aynı tür görülen mal/hizmetlerin başvuru marka kapsamından çıkartılmış olduğunu, başvuru markasının kapsamında kalan mal/hizmetler ile davacı markanın kapsamındaki mal/hizmetler açısından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, zira davacı marka ile davalı marka başvurusunun farklı mal/hizmetleri kapsadığını, markalar arasında mal/hizmet ayniyeti ya da benzerliği bulunmadığı için SMK 6/1 hükmünde belirtilen çifte benzerlik şartlarının sağlanmamış olduğunu, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığının bulunmadığını, kalan mal ve hizmetler açısından markaların karıştırılması ya da ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, tüketicinin markaların kaynağının farklı olduğunu algılayacağını, davacının SMK 6/5 maddesi kapsamında sunduğu bilgi ve belgelerin yetersiz olduğunu ve madde kapsamında belirtilen sulandırma hallerinin oluşacağından söz edilemeyeceğini, davacı vekilinin SMK m. 6/9 hükmü bağlamında kötü niyete ilişkin iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalının yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,.... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davalı şirket tarafından 28.07.2022 tarihinde .... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 35. 37. sınıflarda marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu .... tarafından kabul edilerek 28.07.2022 tarihli ve 402 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı şirket ve dava dışı şirketler tarafından itiraz edilmiş, dava dışı şirketin itirazı 35. Sınıftaki bazı hizmetler bakımından kabul edilmiş, davacının itirazı ise ... tarafından reddedilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu ret kararına ... nezdinde yapılan itiraz, .... Değerlendirme Kurulu tarafından .... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali; 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir. 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir. Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır . Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır. Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı; Dava konusu ....3 sayılı ve “...+Şekil” ibareli markanın hizmetleri ile davacı şirkete ait redde mesnet markaların kapsamlarındaki hizmetler incelendiğinde, Dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının (...sayılı markalar HARİÇ) kapsamında aynen olarak yer aldığı, Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı; Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir.....değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. .... kararlarından da izlenebileceği gibi, karıştırma olasılığının değerlendirmesi, aslında ileriye dönük bir tetkiktir. Bu tetkikte; “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları” ve “davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak, global olarak yapılmalıdır” . Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir. Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davacı şirketin redde gerekçe gösterdiği markalar arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır. Dava konusu “...+Şekil” ibareli markası, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle “...” ibaresi ile bu ibarenin solunda kırmızı renkte figürarif unsurun yer aldığı karma bir markadır. “Söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, Davacıya ait redde gerekçe markaların “.... ....” ibarelerinin yer aldığı ve bazılarında figüratif unsurların yer aldığı kelime markaları veya karma markalardır. Dava konusu marka ile davacının markaları, marka işaretleri bakımından karşılaştırıldığında, dava konusu marka ile davacı markalarının esas unsurlarının son iki harfleri aynı ayrıca dava konusu markanın ilk harfinin İngilizce’de “ku” olarak telaffuz edildiği, markanın tamamı telaffuz edildiğinde de davacı markalarının esas unsurundan bir farkının bulunmadığı ve davacının “KUZU” ibareleri seri markalarının devamı gibi algılanmaya yol açacağı, markanın ilk harf "Q" ibaresi olmasının markaları görsel ve kavramsal olarak farklılaşmaya yetmediği, somut uyuşmazlıkta bu farklılığın görsel ve kavramsal bakımından dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketiciler nezdinde iltibası önleyici mahiyete ulaşamadığı, işitsel benzerliğin tüketicilerin markaları karıştırmasına yol açacağı ve işletmeler bağlantı bulunduğu zannına kapılabilecekleri, Tanınmışlık İddiaları; 6769 s. SMK' nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, bu tehlikelerden birisinin gerçekleşme ihtimalinin ve davalı başvurusunun davacıya ait markaların sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığının davacı tarafından ispat edilemediği, davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK' nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK' nın 6/5 maddesinin uygulanamayacağı, Kötü Niyet İddiaları; Marka tescil başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde genel geçer kriterler bulunmamakta, konunun her somut olay bazında değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebilir. Dosya kapsamında böyle bir halin söz konusu olmadığı, salt marka başvurusunda bulunma eyleminin kötü niyetli bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği, Netice itibariyle, Dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamında aynen/ilişkili olarak yer aldığı, Dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında marka işaretleri bakımından karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, Davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, Dosya kapsamına kazandırılan delillerin kötü niyetin kabulü için yeterli olmadığı, .... sayılı kararının yerinde olmadığı dava konusu ....sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, sonuç ve kanaatlerine varılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Davanın Kabulüne,.... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, Davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 10.908,10.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24.04.2025 Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar :2.048,10.-TL Bilirkişi Ücreti :8.000,00.-TL P.P : 860,00.-TL TOPLAM :10.908,10.-TL