İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin, ekonomik kriz ve COVID-19 salgını sebebiyle mali sıkıntıya giren limited şirketin konkordato tasdik kararının istinaf incelemesi.
Özet: Yüksek banka faizleri, 2018 döviz kuru dalgalanmaları, hatalı üretim, COVID-19 pandemisinin pazar talebi üzerindeki olumsuz etkisi ve artan hammadde maliyetleri gibi nedenlerle finansal zorluk yaşayan bir limited şirket, konkordato talep etmiş olup, ilk derece mahkemesi, şirketin aktif faaliyetini, istihdamı sürdürmesi, kârlı olması, borca batık olmaması, ekonomik kriz ve pandemiye rağmen istikrarlı adımlar atması, borçlarını dürüstçe beyan etmesi, komiser heyeti raporlarında olumsuzluk bulunmaması ve alacaklı çoğunluğunca kabul edilen revize projesi gibi gerekçelerle konkordato talebini kabul ederek, borçların 30/11/2024ten itibaren 18 eşit taksitle, her 2 ayda bir, %10 faizle ve toplamda 36 ay içinde ödenmesine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: 2026/1049 KARAR NO: 2026/1066T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 20/01/2026NUMARASI: 2025/620 Esas - 2026/40 KararTALEP: Konkordato KARAR TARİHİ: 09/09/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEPKonkordato talep eden ... Limited Şirketi vekili dilekçesinde; şirketin 13.01.2014 yılında Çerkezköy’de kurulmuş firma olduğunu, Çorlu’da yerleşik olduğunu, lastik, kauçuk, plastik profil ile profille ilgili her türlü mamul ve malzemenin üretimi, toptan ve perakende alımı satımı, dağıtımı, ithalat ve ihracatı alanlarında faaliyet sürdürdüğünü, yurtdışında birçok ülkede bayileri bulunduğunu, yüksek banka faizleri ile kullanılan ticari kredi ile bu yatırımın başlaması ve ödemesiz dönemin yetersizliğinden ötürü işi öğrenme süresinde yüksek faiz ödenmek zorunda kalarak şirket öz sermayesinin küçülmesi, yatırım ve devreye alma sürecinde yaşanan 2018 döviz krizinin olumsuz etkisi, ürün geliştirme sürecinde hatalı mal üretimi, planlanandan yüksek gerçekleşen öğrenim maliyetinin oluşması, tam ürünlerinin yurt dışı pazarına hazır iken çıkan Covid salgını esnasında fuarların olmayışı, ürünlerin kullanıldığı hotel, AVM, restoran, banka vs. gibi sektörlerin Covid 19 salgınından en yoğun etkilenmesi sebebiyle pazar talebinin bu süreçte azalması, 2021 ile birlikte 2022 yılı başında aşırı artan hammadde maliyetlerinin satış fiyatlarına doğru zaman ve miktarda yansıtılamaması nedenleri ile sıkıntıya girdiklerini belirterek talebin kabulü ile öncelikle İİK'nın 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesini ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasını, İİK'nın 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İİK'nın 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, yargılama neticesinde İİK'nın 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARIİlk Derece Mahkemesinin 07.05.2024 Tarih ve 2022/853 E. 2024/315 K. sayılı kararı ile, şirketin Çorlu'da faaliyet gösterdiği, kesin mühlet boyunca şirketin faaliyetine aktif olarak devam ettiği, işçi çalıştırdığı, şirketin projede öngörülen hedeflere yaklaştığı ve kar ettiği, şirketin sermayesinin tamamen ödenmiş olduğu, kaydi ve rayiç değer bilançosuna göre şirketin borca batık olmadığının anlaşılması, şirketin dünya ve ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle borçlarını ödemede zora düşmüş olması ve ancak borçları yeniden yapılandırması, yapılandırmalar kapsamında şirketin iyileşme sağlayarak faaliyetine devam ediyor olması, şirketin faaliyetini devam ettirmesinde şirketin, alacaklıların, şirkette çalışan işçilerin ve ülke ekonomisi bakımından kamu yararının mevcut olması, özellikle şirketin önceden ekonomik kriz sonradan ise covid 19 salgını kapsamında faaliyetlerine devam etmesi, istihdamı sürdürmesi ve faaliyetlerini devam ettirmesi, davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgeler itibariyle konkordatoya tabi borçlarını bilançoda dürüst olarak beyan etmiş olması, konkordato komiser heyeti tarafından kesin mühlet boyunca davacı faaliyetlerine nezaret edilmesine rağmen borçlunun alacaklıları zarara uğratacak bir faaliyetinin gözlemlenerek rapor edilmemiş olması ve borçlunun komiser heyetinin talimatlarına aykırı herhangi bir işlem yapmamış olması nedeniyle davacı şirketin konkordato teklifi ile iyi niyetli olduğu ve dürüst davrandığı ve de alacaklılar toplantısında kabul edilen revize proje ile yapılan ödeme teklifinin İİK'nın 302. maddesi kapsamında öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluğu ile kabul edilmiş olması, İİK'nın 305. maddesi kapsamında tasdik için öngörülen kamu düzenine ilişkin ve kül halinde mevcut olması gereken tasdik şartlarının mevcut olduğu yönünde kesin kanaat oluştuğundan bilirkişi heyetinin raporu ve konkordato komiserin nihai ek raporunda dile getirilen görüş ve kanaatlere iştirak edilmek suretiyle davacı şirketin konkordatoya tabi borçları yönünden tasdik talebinin kabulünü gerektiği gerekçesiyle Ana dava dosyası olan Mahkememizin 2022/853 Esas sayılı dava dosyası bakımından; Davacı ... Limited Şirketi'nin 15/01/2024 tarihli konkordato revize projesinin (konkordatoya tabi borçlar bakımından) tasdik talebinin KABULÜNE, Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı davacı ... Limited Şirketi'nin konkordatoya tabi borçlarının 1. taksidi 30/11/2024 tarihinden itibaren başlamak üzere her 2 aylık zamanlar itibariyle 18 eşit taksitlerle ödeme günlerinin her ayın son günü alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde %10 faiziyle 36 ay içerisinde ödenmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi gereğince davacı ... Limited Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin yapılandırma projesinin tasdiki talebinin KABULÜNE karar verilmiştir.Alacaklılar vekillerince kararın ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 25.06.2025 Tarih ve 2024/1215 E. 2025/709 K. sayılı kararı ile:"...Alacalılar vekilleri tarafından konkordato talep edenin alacaklıları zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği, konkordato nihai tasdik raporunda ele alınan mizanlar ile dosyaya son sunulan konkordato komiserlik raporundaki mizanların birbiri ile örtüşmediği, konkordato sürecinde de şirketin içinin boşaltıldığını, mahkemeye sunulan finansal kayıtlar ve muhasebe kayıtlarının sahte olduğunu, ... İnşaat alacaklarının sahteliği olduğunu, fiktif alacaklar yaratıldığını, konkordato talebinden kısa bir süre önce ... ve ... lehine fiktif rehin tesis edildiğini, konkordato talep eden şirket ortaklarının Bulgaristan'da konkordatodan kısa bir süre önce ... isimli bir şirket kurduklarını, konkordato sürecinde alacaklılar arasında eşitlik ilkesini bozacak şekilde bir kısım alacaklılara ödemeler yapıldığı gibi istinaf sebepleri de ileri sürülmüştür. Mahkemece tüm bu sebepler yönünden yeterli ve tatmin edici bir araştırma yapılmamış, bu hususlar kararda tartışılarak değerlendirmeye alınmamıştır. Mahkemece aldırılan iki ayrı bilirkişi heyeti raporlarında da bu yönlerden konkordato talep eden şirket kayıtları, alacaklıların sundukları evraklar ile dosya kapsamına sunulan deliller incelenerek değerlendirme yapılmamış, raporlarda bu konularda yeterli veri de sunulmamıştır. İlk Derece Mahkemesince konkordato talep eden şirketin dürüst hareket edip etmediğinin somut veriler ışığında tespiti yapılmadan tasdik kararı verilmesi hatalıdır. İlk Derece Mahkemesince öncelikle bu yönlerden önceki bilirkişi heyetinden farklı bir bilirkişi kurulundan yukarıda yer verilen iddiaların, bildirilen soruşturma ve dava dosyaları ile kayıtlar incelenmek suretiyle teknik verileri içerir şekilde dosyadaki muhasebe kayıtlarının birbirinden farklı olup olmadığı, şirket ortakları/ yetkilileri tarafından mal veya sermaye kaçırmak suretiyle mali gücünü zora sokacak işlemlerin yapılıp yapılmadığı, sahte ve fiktif alacak kaydı bulunup bulunmadığı, ... isimli bir şirkete konkordato talep eden şirketten aktarım yapılıp yapılmadığı, konkordato sürecinde alacaklılar arasında eşitlik ilkesini bozacak şekilde bir kısım alacaklılara ödemelerin olup olmadığı, var ise kimlere hangi miktarda ödeme yapıldığı, ödeme yapılan alacaklıların toplantıda oy kullanıp kullanmadığı, şirketin konkordatoya tabi alacak sayısı ve miktarı ile İİK'nın 302. Maddesindeki nisapların sağlanıp sağlanmadığı konularında rapor aldırılması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun aldırılmasının ardından rapordaki veriler ışığında İlk Derece Mahkemesince usule aykırı düzenlenen makul güvence veren denetim raporu ile birlikte yukarıda yer verilen içtihatlarda belirtildiği şekilde konkordato talep eden şirketin konkordato öncesi ve sonrası süreçteki bulunması gereken dürüstlük kuralı bağlamında değerlendirilme yapılması gerekmektedir....Somut konkordato talebine konu şirket yönünden yapılan incelemede, ilk olarak İİK'nın 302. maddesi bağlamında nisapların oluşmadığı yönünden değerlendirme yapılması gerekmekte ise de, bazı alacakların fiktif olduğuna ve ödeme yapılan alacaklılarında nisapta dikkate alındığına yönelik iddiaları yönünden yapılacak değerlendirmede, yukarıda yer verilen bilirkişi ile alacaklı sayısı ve alacak tutarı tespit edilmesi gerekeceğinden bu aşamada daha ileri bir değerlendirme yapılamamıştır....Somut konkordato talebine konu şirket yönünden yapılan incelemede, yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca konkordato talep eden şirketin dürüst hareket ettiği, İİK'nın 302. maddesindeki nisapların sağlandığı ve İİK'nın 305. maddesi uyarınca tasdik koşullarının oluştuğu kanaatine varılması halinde, yukarıda yer verilen içtihatlar çervesinde şirketin sabit faizli projesinindeki güncel yasal ve avans faiz oranlarının altındaki konkordato teklifinin örtülü tenzilat konkordatosu anlamına geldiği, borca batık olmadığı komiser ve bilirkişi heyeti raporları ile tespit edilen şirketin de hem tenzilat hem vade konkordatosuna yönelik projenin konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde görülmekle, 30.11.2024 tarihinden itibaren 2 ayda bir ödemeli, 18 eşit taksitli vade (36 ay) ödeme teklifine göre 42 aylık süreye yayılan konkordato sürecinin de konkordato talep eden şirketin mali durumu da dikkate alınarak alacaklıların aleyhine olacağı ve orantılı olmayacağı kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu durumlar karşısında İİK'nın 305/son hükmü nazara alınarak, borçlunun kaynakları ile orantılı olacak şekilde taksit yönünden düzeltme yapılarak, faiz konusundaki tenzilatın giderilmesi ile gerekirse bu hususta rapor alınmasının ardından revize projenin orantılı olup olmadığının değerlendirilerek karar verilmesinin uygun olacağı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2026 Tarih ve 2025/620 E. 2026/40 K. sayılı kararı ile, konkordato talep eden şirketin %50 hissedarı yönetici ortak ... (21/11/2025 tarihinde vefat etmiş), %20 hissedarı yönetici ortak ..., %10 hissedarı ..., %10 hissedarı ..., %10 hissedarı yönetici ortak ... olmak üzere 5 ortaklı bir yapıya sahip olduğu, iş bu dosya kapsamına konkordato komiser heyetince belirli periyotlarla şirketin faaliyet ve şirketi gözlem raporları sunulduğu, dosyada istinaf kaldırma kararı gereği bilir kişi raporu alınmak üzere talimat yazıldığı, komiser heyeti tarafından; şirket merkezine ait fotoğraflamalar yapıldığı, şirketin güncel vergi borçlarının arttığı teknik olarak belirlendiği, konkordato talep eden şirketin 30/09/2025 tarihi itibarı ile varlık değerinin 396.197.399,55-TL olduğu, borçlarının 424.534.424,40-TL olduğu bu durumda rayiç değerlere göre öz varlık tutarının eksi 28.337.024,85-TL değerde olduğu, daha sonrasına ilişkin güncel mali verileri talep edebilecek muhasebe biriminin bulunmadığı, 30/12/2025 tarihi ile 16/01/2026 tarihli komiser heyetinin şirket ziyaretlerinde şirketin faaliyet göstermediği, alacaklıların sağladığı güvenlik personeli haricinde kimsenin bulunmadığı, üretim yapılmadığı, elektriğin borçlar nedeni ile kesilmiş olduğu, alacaklıların sağladığı güvenlik personeli tarafından da ücretlerin ödenmediğinden bahisle 30/12/2025 tarihinden itibaren güvenlik hizmetinin verilmeyeceğinin komiser heyetine beyan edildiği, komiser heyeti tarafından şirket vekili ile görüşme yapıldığında şirket ortaklarınca tarafına bildirilen bir durumun bulunmadığının beyan edildiği, şirketin yöneticilerinden olan ...'nun vefat ettiği ancak diğer yöneticilerin ... ile ...'ın sağ olup iş bu yöneticiler tarafından yönetimin gereği gibi sağlanmayıp şirketin yönetimsel olarak boşlukta olduğu, konkordato komiserleri ile iletişime geçilmediği, şirkete finansman desteği sağlanmadığı, şirketin faaliyetine devam etmemesi nedeni ile borca batık halde olduğu, şirket envanterindeki emtianın korunmasına yönelik şirket ortakları ve yetkililerin her hangi bir girişimin bulunmadığı, gelinen aşamada bu hali ile bile konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinden çok uzaklaşıldığı, hali hazırda olumlu denebilecek gelişme yaşanmadığı, geçen zamanla birlikte sabit maliyetlerin olmasının borca batıklık tutarını artıracağı, gelinen aşamada istinaf kaldırma kararına göre alınacak bilir kişi raporunun artık esasa etkili olmasının mümkün bulunmadığı, İİK'nın 292. maddesi gereğince şirket yöneticilerine iflas şerhli davetiye çıkarılmış olup şirket yöneticileri son celsede duruşmaya katılım sağlamadıkları, Talep eden şirket vekili son celsede şirket yetkililerine ulaşamadıklarını, şirketin faal olmadığını beyan ettiği, mahkememizce usul ekonomisi gereği bilirkişi raporu için yazılan talimatın iadesinin istenildiği, şirketin kira borcunun, elektrik borcunun, işçi ücretlerine dair borçlarının, vergisel borçlarının, tedarikçilere borçlarının varlığı, bunun yanı sıra şirketin faal olmaması, yönetimin ve şirket ortaklarının şirkete ilgisizliği karşısında 30/09/2025 tarihinden sonra şirketin mali verilerine ulaşılamıyor olması, şirketin bilançosunun borca batıklığı, zamanla süreçte borca batıklık miktarının artıyor olması, şirket yöneticilerinin yönetim vazifelerini yerine getirmemesi, şirketin envanterine kayıtlı emtianın muhafazasının dahi alacaklılar tarafından sağlanması, istinaf kaldırma kararı uyarınca alınacak bilirkişi raporunun gelinen aşamada faydasız kaldığı, örtülü tenzilat ve vade konkordato talep edenin konkordato projesinin artık kaynaklarıyla orantılı olmadığı, alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesinin bozulduğu, mevcut proje ve finansal yapının olumsuz olduğu, konkordatonun başarı ümidinin bulunmadığı, davacı şirketin mevcut bilanço kalemleri dikkate alındığında davacının konkordato projesinin uygulanmasının mümkün olmadığına kanaat getirildiği gerekçesiyle Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı ... Limited Şirketinin konkordato talebinin İcra ve İflas Kanunu'nun 287. ila 292. maddesi uyarınca REDDİNE, Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı ... Limited Şirketinin İcra ve İflas Kanunu'nun 292.maddesi gereğince İFLASINA, iflasın 20/01/2026 günü saat 17:25 itibariyle açılmasına, İflas kararının derhal İflas Müdürlüğü olan Çorlu İflas Müdürlüğü'ne bildirilmesine, Tekirdağ İflas Müdürlüğü tarafından iflas ilanının İcra ve İflas Kanunu'nun 166. maddesi gereğince yapılmasına, Dosyaya yatırılan iflas avansının İflas Müdürlüğü'ne gönderilmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/2.maddesi gereğince tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yapılmasına,karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİKonkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu beklenmeksizin karar verilmiş olması ile şirket hakkındaki borca batıklık yönünde yapılan değerlendirmenin ümit, hayal ve beklentiden ibaret olması karşısında yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme nezdinde yapılan savunma ve beyanların dikkate alınmaksızın karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, alacaklıların ve borçlunun kolektif menfaati gözetilerek konkordato talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Alacaklılar ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; İİK'nın 292. maddesi uyarınca usulüne uygun bir davetiye yapılmadan iflas kararı verildiğini, komiser heyetlerinin bir anda tüm yazdıkları ile çelişerek yıllardır devam eden ve borçlu şirket lehine neticelenmesi yüksek ihtimal dahilinde olan vergi ve sgk davalarını borca batıklığa gerekçe yaptığını, borca batıklığın tespitinin devam eden davalar üzerinden yapılamayacağını, mahkemenin istinaf kararının gereklerini yerine getirmediğini, bilirkişi raporu beklenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇETalep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince asıl dosyada konkordato talep eden ... Limited Şirketi yönünden konkordato talebinin reddi ile iflas kararı verildiği, Dairemiz önceki kararının da yapılan istinaf başvuruları nedeniyle sadece asıl dosyada konkordato talep şirkete ilişkin tasdik kararının kaldırılmasına yönelik olduğu birleşen dosyadaki gerçek kişi yönünden verilen konkordato talebinin reddine yönelik karara karşı konkordato talep eden ve alacaklılar tarafından ayrıca istinaf kanun yoluna başvurulmadığından birleşen dosya yönünden istinaf incelemesi yapılmayıp karar verilmediği anlaşılmakla Dairemizce istinaf incelemesi aynı şekilde yalnızca asıl dosya yönünden yapılmıştır.İİK'nın 285/3 maddesi uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK'nın 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Eldeki dosyada şirketin muamele merkezinin Tekirdağ ili Çorlu ilçesi olması dikkkate alındığında dava görevli ve yetkili Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep eden vekilinin vekaletnamesinde uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince, konkordato talep eden şirket hakkında 28.10.2022 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği, 3 kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 17.01.2023 tarihli celsede geçici mühlet süresinin 28.01.2023 tarihinden itibaren 2 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği, 21.03.2023 tarihli celsede 21.03.2023 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, 19.03.2024 tarihli celsede 21.03.2024 tarihinde itibaren kesin mühlet süresinin 2 ay daha uzatılmasına karar verildiği, komiser heyetinin nihai raporu sonrası 07.05.2024 tarihli celsede şirketin konkordato projesinin tasdikine dair 07.05.2024 tarihinde karar verilmiş, Dairemizin yukarıda yer verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde konkordato talebinin reddi ile şirketin iflasına dair karar verilmiştir.Konkordato 16.01.2024 tarihli revize projesinde; borçların %100'ünü ve %10 vade farkı olacak şekilde 30.11.2024 tarihinden itibaren 2 ayda bir ödemeli, 18 eşit taksitli vade (36 ay) ödeme yapılması teklif edilmiştir.Dairemiz kararından sonrası konkordato komiser heyetinden aldırılan 19.01.2026 tarihli rapor:"...30.09.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda aktiflerinin TTK 376/3 çerçevesinde inde 30.09.2025 tarihi itibariyle -28.337.024,85 TL tutarında BORCA BATIK OLDUĞU, diğer bir ifadeyle TTK 376/3 maddesi çerçevesinde varlıklarının borçlarını karşılamaya yetmediği, Borca batıklık durumu karar tarihli olan 07.05.2024 tarihinden sonra 2025 yılı içerisinde tahakkuk eden vergi ve cezalardan kaynaklanmaktadır.Şirket Merkezi olan ... Mah. .... Sk. No: ... ... / Tekirdağ adresinde 30.12.2025 ve 16.01.2026 tarihinde gidilerek şirketin faal olarak çalışıp çalışmadığı konusunda gerekli tespitler yapılmıştır. 30.12.2025 ve 16.01.2026 tarihli şirket ziyaretinde, güvenlik personeli haricinde personelin olmadığı, fabrika binasında üretimin yapılmadığı görülmüştür. Şirket binasında elektriğin borçtan dolayı bir süredir kesik olduğu öğrenilmiştir. Şirketin güvenlik personellerini temin eden ... tarafından komiserliğimize verilen bilgi “ ücretlerin alınamadığından 30.12.2025 tarihinde güvenlik hizmetinin verilmeyeceği” beyan edilmiştir. Bu tarihten sonrası şirketin fabrika binasındaki güvenlik personelinin ücret kısmını rehinli alacaklı ... tarafından sağlanacağı bilgisi temin edilmiştir.Şirket vekili Av. ...'na aranarak “ şirket yetkilileri ile bir temas sağlanamadığı, şirketin yapılan 30.12.2025 ve 16.01.2026 tarihli ziyarette halen çalışmadığı, elektriklerin kesik olduğu, şirketin mal varlığının korunması gerektiği” konusu hakkında bilgi verilmiştir. Av. ... ile yapılan telefon görüşmesinde şirket ortakları tarafından kendisine beyan edilen bir durum olmadığı bildirilmiştir.Şirketin 30.09.2025 tarihli bilançosuna göre -28.337.024,85 TL tutarında BORCA BATIK OLDUĞU, Borca batıklık durumu karar tarihli olan 07.05.2024 tarihinden sonra 2025 yılı içinde tahakkuk eden vergi ve cezalardan kaynaklandığı , şirketin yetkili ...'nun ölümünden sonra çalışmamasından dolayı son mali verilerin 30.09.2025 tarihine kadar temin edilebilmiş olup, güncel mali verilerin talep edilebileceği bir muhasebe birimi bulunmamaktadır.Şirketin yönetimsel olarak halen boşlukta olduğu, şirket yetkilileri tarafından henüz bir finansman destek sağlanmadığı, yöneticiler ile heyetimiz arasında bir temas kurulamadığı, şirketin faaliyetine devam etmediği, şirketin borca batık durumda olduğu, şirket envanterindeki emtianın korunması açışından yetkililerin her hangi bir girişimlerinin olmadığı dikkate alındığında kök raporumuzda belirtiğimiz üzere gelinen aşamada projenin gerçekleşme ihtimalinden çok uzaklaştığı, hali hazırda bu durumda bir değişiklik bulunmadığı, geçen zaman içinde sabit maliyetlerin olmasında borca batıklık tutarının daha da artış göstereceği,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 25/06/2025 tarih, 2024/1215 Esas, 2025/709 Karar sayılı ilamında doğrultusunda Mahkemenizce görevlendirilen Bilirkişi Heyeti tarafından henüz dosya ya rapor ibraz edilmediği,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 25/06/2025 tarih, 2024/1215 Esas, 2025/709 Karar sayılı ilamında doğrultusunda bilirkişi heyetinden alınacak olan raporun bir öneminin kalmadığı, cari olarak kira, elektrik, işi ücretleri, tedarikçilere borçların bulunması, aktif olarak şirketin çalışmaması, şirketin borca batık olması, şirket ortaklarının yönetim vazifelerini yerine getirmemeleri ve hatta şirketin envanterinde kayıtlı bulunan makine ve teçhizatın alacaklılar tarafından koruma altına almaya çalışmaları dikkate alındığında PROJESİNİN GERÇEKLEŞTİRME İHTİMALİNİN ÇOK UZAK OLDUĞUNU," şeklindedir.Konkordato talep eden ... Limited Şirketi'nin yetkilisi ...'nun 21.11.2025 tarihinde vefat ettiği, diğer yetkilisi ...'nın dinlenilmesi amacıyla İİK'nın 292. maddesi uyarınca çıkarılan davetiyenin ise 07.01.2026 tarihinde iade ediliği, diğer ortak ...'a çıkarılan davetiyenin duruşma tarihinden önce 13.01.2026, şirkete çıkarılan davetiyenin ise 20.12.2025, tarihlerinde tebliğ edildiği tespit edilmekle bu konudaki alacaklılar ...A.Ş. vekilinin istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22.05.2025 tarih ve 2025/1432 E., 2025/2160 K. sayılı ilamı:"...İcra ve İflas Kanunu'nun 287/5. fıkrasına göre, Kanun'un 291. ve 292. maddeleri geçici mühlet dönemi hakkında kıyasen uygulanacaktır. Bu durumda konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde veya borçlunun malvarlığının korunması amacıyla kesin mühlet talebinin reddi ile 292/1. maddesi gereğince konkordato talebinin reddi ile iflasa re’sen karar verilebilir. Somut olaya bakıldığında talep eden borçlunun geçmiş dönem bilançoları incelendiğinde kısa süre içinde yüksek tutarda zarar etmiş olduğu, buna karşın borç ödeme kaynağı olarak sadece ticari faaliyetine dayanıp başkaca projede kaynak girişi öngörülmediği, konkordato tedbirlerinden yararlandığı dönem içinde elektrik, doğalgaz borçları gibi işletmesel giderlerini ödemekte zorlandığı nazara alındığında hem malvarlığının korunması amacıyla hem de konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında iflas koşulları oluştuğunun kabulü gerekir."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarih ve 2024/1855 E., 2024/2803 K. sayılı ilamı:"... Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine Ağustos 2023 itibariyle faaliyetlerini sonlandırmış olduğu tespit edilen talep eden şirketin 2023'ün ilk 9 aylık dönem zararının (-)119.809,06 TL olduğu ve projesini gerçekleştirme ihtimali kalmadığı anlaşıldığından, talep eden vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.02.2023 tarih ve 2022/786 E., 2023/632 K. sayılı ilamı:"... Konkordato talep eden davacı şirketin komiser rapor ile sabit olduğu üzere geçici mühlet sürecinde işletmenin devamlılığı için gerekli olan kira ve elektrik gibi işletme giderleri ile personel ücretlerinin ödenemediği; mevcut durumu itibariyle hedeflenen ciro düzeyini tutturamayacağı, davacı temsilcisinin de duruşmadaki beyanı ile komiser raporunu kabul ettiği temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir..."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 27.06.2022 tarih ve 2021/6408 E., 2022/3612 K. sayılı ilamı:"...Nitekim, tasdik kararından sonra alınan denetim kayyımı raporlarında, kayyım heyeti onayı ve imzalı talimatı olmaksızın davacı şirketin banka hesaplarından bir kısım ödemeler gerçekleştirildiği, banka hareketlerinin kayıtlara aktarılmadığı, kayyım heyetinin bilgisi ve onayı olmadan davacı şirket avukatına ödeme yapıldığı, kayyımın ve mahkemenin bilgisi dışında şirket adresinin taşındığı, şirket kayıtlarının incelemeye sunulmadığı, yeni atanan denetim kayyımına bilgi vermekten kaçınıldığı, denetim kayyımı talimatlarına uyulmadığı, kayyım masraflarının süresi içerisinde yatırılmadığı, tasdik kararı sonrasında şirketin gelir tablosunda herhangi bir satışın olmadığı, bu nedenle de gelir elde etmediği, alacakların tahsil edilememesi ve şirket yetkililerince şirkete kaynak aktarılmaması sebebiyle konkordato sürecinde başlatılan ... inşaatının yapımının durduğu ve inşaat yapım sürecinin uzun süreceği tespiti yapılmıştır. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Bu durumda mahkemece, konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarıya ulaşma ihtimali noktasında borçlu şirketin tasdik kararı sonrası davranışları ile alacaklılarını zarara uğratma kastıyla hareket edip etmediği kayyım raporları nazara alınarak değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir..."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.06.2022 tarih ve 2021/5283 E., 2022/3387 K. sayılı ilamı:" ...Mahkemece davacı şirket konkordato projesinin tasdikine dair verilen karardan sonra 27.09.2021 tarihinde dosyaya sunulan kayyım raporuna göre davacı şirketin ticari faaliyetlerini durdurma kararı aldığı ve artık ticari faaliyetin sona erdiği, bugün itibariyle davacı şirketin proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetinin bulunmadığı tespiti yapılmıştır. Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, dava sonrası gelişmeler değerlendirmeye tabi tutulabilir. Bu kabulden hareketle davadan sonra şirketin malvarlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerekir. Karardan sonra dosyaya sunulan kayyım raporu şirket faaliyetlerinin durduğu noktasındadır. Bu durumda mahkemece, davacı şirketin ticari faaliyetini durdurmuş olduğu hususu değerlendirilerek gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.03.2022 tarih ve 2021/3849 E., 2022/-- K. sayılı ilamı:"... Nitekim, tasdik kararı sonrasında alınan kayyım raporlarından borçlu şirketin konkordato kaynaklarındaki hedefe ulaşamadığı, ilk ödeme taksitinden itibaren vadesinde ödenmeyen taksitlerinin olduğu, ödemelerin ancak bir kısmının yapılabildiği, 26/01/2022 tarihli son kayyım raporunda şirketin çalışma ve ödeme kabiliyetini kaybettiği, şirket faaliyetinin sonlandığı, şirket yetkilisinin de bu durumu ikrar ettiği tespiti yapılmıştır. Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, dava sonrası gelişmelerde değerlendirmeye tabi tutulabilir. Bu kabulden hareketle davadan sonra şirketin mal varlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerekir. Karardan sonra dosyaya sunulan kayyım raporu şirketin çalışma ve ödeme kabiliyetini kaybettiği, şirket faaliyetinin sonlandığı noktasındadır. Bu durumda mahkemece, davacı şirketin ticari faaliyetinin sonlandığı hususu değerlendirilerek gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir."şeklindedir.Konkordato talep eden ... Limited Şirketi'nin ilk tasdik kararından sonra düzenlenen vergi cezalarını ödemediği, Dairemiz kararınından sonraki süreçte üretim faaliyetinin olmadığı, tüm faaliyetlerini sonlandırdığı, kiralarını ve elektrik borcunu ödemediği, çalışanının bulunmayıp fabrika güvenliğini sağlayacak personelinin dahi olmadığı ve ayrıca herhangi ticari mahiyette operasyonel iş ve işlemlerinin bulunmadığı, komiser heyetince güncel mali verilere erişim sağlanamadığı, şirketin bilgilerinin sağlayabilecek ulaşılabilir herhangi bir konuda muhatap yetkilisi ve temsilcisinin bulunmadığı, komiser heyetinin borca batıklık hesabına konkordato talep eden vekilince istinaf dilekçesince açıkça itiraz edilmediği, bu haliyle borca batık şirketin iflasına karar verilmesinin malvarlığının korunması itibariyle alacaklıların lehine olduğu kanaati ile gelinen aşamada Dairemiz önceki kararındaki bilirkişi heyeti raporu aldırılması kararından İlk Derece Mahkemesince vazgeçilmesine dair karar verilmesinin usul ekonomisi ilkesine uygun olması ve usule aykırılık içermemesi de dikkate alındığında kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan sebeplerle; konkordato talep eden vekili ve alacaklılar ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Konkordato talep eden vekili ile alacaklılar ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Konkordato talep eden vekili ile alacaklılar ...A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harçlarının Hazine'ye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, konkordato talep eden vekili ile alacaklılar ...A.Ş. tarafından ayrı ayrı yatırılan harçların mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep eden ile alacaklılar ...A.Ş. vekili üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/09/2026