Tanınmış markanın süresi dolduktan sonra kötü niyetle tescil girişimi üzerine YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davası.
Özet: Davacı, uluslararası alanda tanınmış "MOBİL LASTİK" markasının koruma süresi geçici olarak sona erse de aktif kullanımına devam ettiğini, davalının ise bu markayı davacının cezalı yenileme süresinin son gününde kötü niyetle tescil ettirmeye çalıştığını ileri sürerek, davalı marka başvurusunun hükümsüzlüğünü ve itirazının kısmen reddine dair YIDK kararının iptalini talep etmiştir. Davacı, markasının aktif kullanımını faturalar ile ispatlamış ve davalının sektör dışı emtialar için dahi benzer markayı tescil girişiminin kötü niyetli olduğunu vurgulamıştır. Davalı taraf ise davaya herhangi bir cevap sunmamıştır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/240 Esas - 2025/217

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/240
KARAR NO : 2025/217
...
BİRLEŞEN DAVA : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili ....Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA(BİRLEŞEN) : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacının temellerinin ... girişimiyle 1974 yılında atıldığını, 1988 yılında ise ... ve .... arasında gerçekleştirilen ortaklıkla şirketin bugünkü ismini aldığını, uluslararası lastik ve kaplama sektöründe faaliyet gösteren davacının 1200’ü aşkın satış noktası ile .... otomotiv sektöründeki en yaygın bayi ağına sahip, pazar lideri konumunda olan, 88 ülkede 6000'den fazla satış noktasında global operasyonlarını devam ettiren bir firma olduğunu, ....nezdinde 194 adet tescilli markasının bulunduğunu, bu markalar arasında ilk hali .... sayılı marka olan .... sayılı “...” markasının da bulunduğunu, bu markanın dünyada ağır ticari araçlara yönelik olarak geliştirilen ilk mobil servis tırlarını tanımlayacak şekilde 10 yılı aşkın süredir tescilli olduğunu ve ilgili sektörde tanınmış bir marka haline geldiğini, davacının gerçek hak sahibi olduğu bu markanın süresi içerisinde yenilenmemiş olması nedeniyle 03.05.2022 tarihinde koruma süresinin son bulduğunu, markanın cezalı yenilemesinin son günü olan 04.11.2022 tarihinde de davalı firmanın .... sayılı, huzurda dava konusu edilen marka başvurusunu dosyalamış olduğunu, davacının bu markanın tesciline SMK m. 6/3, m. 6/4, m. 6/5, m. 6/6, m. 6/8 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı olarak dosyaladığı itirazların diğer davalı .... tarafından kısmen de olsa reddedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, davacının 2012 41137 sayılı markasının koruma süresinin hitamından itibaren 2 yıl içinde dosyalanmış olan davalı markasının SMK m. 6/8 hükmü kapsamında reddedilmesinin gerektiğini, zira taraf markalarının “...” ibaresini birebir olarak içerdiğini ve aynı emtialarda kullanılacağını, ayrıca davacının.... işlem dosyası kapsamında, markasının gerekli tarih aralığında kullanıldığına ilişkin basında yer alan haberlerden, bültenlerden ve faturalardan örnekler sunmuş olduğunu, faturalar arasında koruma süresinin sona erdiği 03.05.2022 tarihinden sonrasına ve dahi davalı başvurusunun öncesine rastlayan 31.08.2022 tarihli fatura, 01.10.2022 tarihli fatura, 19.10.2022 tarihli fatura, 31.10.2022 tarihli fatura, 31.10.2022 tarihli fatura ve son olarak da 16.11.2022 tarihli faturaların yer aldığını, tüm bu faturalar birlikte değerlendirildiğinde, düzenli ve kesintisiz ticari etkinin mal ve hizmetlerin niteliğiyle ölçüşecek sayıda ve şekilde ispatlandığının kabulünün gerektiğini, ayrıca davalının davacının tanınmış markası ile aynı olan bir markayı tercih etmiş olmasının davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu, davalının iştigal alanlarında yer almayan 12 ila 37. Sınıfa giren emtialar yönünden davacının tanınmış markasının aynısını tescil ettirmek istemesinin ve bu markanın başvuru tarihinin de davacının markasının cezalı yenilenme süresinin bitişi tarihi olmasının davalının kötü niyetini tevsik eden hususlar olduğunu ileri sürerek, .... sayılı kararının, davacının aleyhine olan kısım yönünden iptaline ve....başvuru sayılı markanın tescili halinde tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava dilekçesi davalı firmaya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı firma yasal süresi içerisinde birleşen davanın esasına cevap vermediği gibi dava dosyasına bilahare birleşen dava hususunda herhangi bir savunma da sunmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, 6769 sayılı kanunun 6/3,6/4,6/5,6/6,6/8 ve 6/9 kapsamındaki itirazlarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce asıl davanın tefrik edilerek yine mahkememizin .... esasına kayıt edildiği, taraflarca takip edilmeyen dosyanın 08.05.2025 tarihinde açılmamış sayılmasına yönelik karar verildiği anlaşılmıştır.
İşlem dosyasının tetkikinde, davalı firmanın 04.11.2022 tarihinde 12 ve 37. Sınıflara giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı marka başvurusunun ilk önce, .... sayılı markası mesnet gösterilerek, SMK m. 5/1-ç hükmü kapsamında kısmen reddedildikten sonra, kalan emtialar yönünden tescil edilmek üzere 28.11.2022 tarihli ve 409 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan edildiği, bu ilana davacının SMK m. 6/3, m. 6/4, m. 6/5, m. 6/6, m. 6/8 ve m. 6/9 hükümlerine ve .... sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davacı firmanın itiraz dilekçesinin içeriğinde, markasal kullanımlarını tevsik etmek üzere; www.brisa.com.tr uzantılı web sitesinden alınmış, ağır ticari araçların mobil bakımı/servisi hususunda verilen hizmetlerde “...” markasının kullanıldığına ilişkin, web-archive görüntülerini de ihtiva eden görselleri, 2017-2022 yılları arasında davacı tarafından kesilmiş, “... tır bakım hizmetleri”nin satışına ilişkin toplam 17 adet fatura örneğini, 2010’lu yıllarda davacının “... tır bakım hizmetleriyle ilgili olarak Youtube’da ve basında yayınlanmış toplam 12 sayfalık haber görselini sunmuş olduğu, davacının itirazını inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 02.08.2023 tarihli ve 230513370 sayılı yazısı ile, davacının itirazlarını bütünüyle reddettiği, bu karara davacının, aynı gerekçelerle ve aynı belgelere dayalı olarak tekrar itiraz ettiği, bu itirazın da TÜRKPATENT’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun huzurda dava konusu edilen 26.03.2024 tarihli ve 2024-M-4656 sayılı karar ile nihai olarak ve kısmen reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER;
DAVACININ ÖNCEKİ KULLANIMA DAYALI GERÇEK HAK SAHİPLİĞİ İDDİASININ DAVALININ .... BAŞVURU SAYILI MARKASININ TESCİLİNE/HÜKMÜNE ENGELİ/ETKİSİ;
6769 sayılı SMK’nın “marka tescilinde nispi ret nedenleri”nin düzenlendiği 6. maddesinin 3. fıkrasında; “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” denilmektedir.
Bu hüküm markanın gerçek sahibinin eskiye dayalı kullanımını tescilden üstün tutarak gerçek hak sahibinin korunmasını sağlamaktadır. Bu madde hükmünde yer alan itirazın kabul edilebilmesi için itiraz sahibinin o işaret üzerinde başvuru tarihinden önce hak sahibi olması veya rüçhan hakkını elde etmesi ve bunları ispat etmesi gerekmektedir.
Tescil, bir markanın daha özel hükümlerle korunmasını sağlar. SMK, istisnai olarak, marka hakkının tescile dayanmadan ilk kullanım yoluyla da elde edilebileceğini ve korunabileceğini de kabul etmiştir. Ancak, bu hakkın ne zaman ve nasıl oluşabileceğinin kriterlerini düzenlememiştir . 6769 sayılı SMK’nın “Marka Tescilinde Nispi Ret Nedenleri” başlıklı 6. maddesinde, marka olarak tescil ettirilmek istenen işaret üzerinde tescil başvurusundan önce hak kazanmış kişilerin hukukunu korumaya yönelik hükümler bulunmaktadır. Söz konusu maddenin 3. fıkrasına göre bir işaret üzerinde, bu işaretin –üçüncü bir kişi tarafından-marka olarak tescili amacıyla başvurusu yapılan tarihten veya başvuru tarihinde belirtilen rüçhan tarihinden önce, bir hak elde edilmiş ise, bu hakka sahip kişi, söz konusu işaretin tesciline itirazda bulunabilir. Bu hüküm, işaret üzerinde ilk kullanma yoluyla haksız rekabet hükümlerine göre kazanılan hakkı üstün tutmayı amaçlamıştır. Bu bağlamda hak sahibinin işaretin sonradan bir başkası tarafından kullanılmasını yasaklaması TTK 57/5 ve 58/I, b’den kaynaklanmaktadır.
İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını (SMK 6/3) gerekli kılar. “Ticaret sırasında kullanma” ile marka hukukuna özgü kullanma kastedilmektedir. Markasal kullanım, öğretide işareti taşıyan mal ve/veya hizmetlerin köken itibariyle diğer mal ve/veya hizmetlerden ayırt edilmesini sağlamaya yönelik olduğunun alıcılar tarafından anlaşılmasını mümkün kılacak şekilde kullanılması biçiminde tanımlanmaktadır. Ancak markaların kaynak gösterme fonksiyonu dışında reklam, iletişim, kalite, yatırım ve garanti fonksiyonlarının da bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Madde metninde bahsedilen tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. İtiraz veya dava hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasıdır. Ticaret sırasında kullanma ile marka hukukuna özgü kullanma kastedilmektedir. Ancak SMK’da “piyasada maruf hale getirme” şartından söz edilmese de bu şartın “zımnen” 6/3 maddesi hükmünde yer aldığını kabul etmek gerekir. Buna göre tescilsiz bir işaret üzerinde bir hakkın doğması ve korunması için, o işarete kullanım yoluyla hukuken korunması gereken bir ekonomik değer kazandırmak gerekir. Bu ise işaretin “asgari bilinirlik düzeyi”ne ulaşması ile mümkündür. Asgari bilinirlikten anlaşılması gereken, işaretin kullanım sonucunda belirli bir yer, bölge veya piyasada bilinir hale gelmesidir. Aksinin kabulü, piyasada işareti “ilk” kullanan kişiye korunma sağlanacağı anlamına gelir ki, bu “SMK hükümleri uyarınca sağlanan korunmanın tescil ile elde edileceği” ilkesini anlamsız hale getireceği gibi hakkaniyet ile de bağdaşmaz. Ayrıca, yeni tarihli Yargıtay içtihatlarında ;”.......‘gerçek hak sahipliği’ ilkesi uyarınca, marka tescilinden önce tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden markaya konu işaretin veya ibarenin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanımı ve bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandıranlar, markaya konu işaretin veya karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerinin başkalarınca marka başvurusuna konu edilmesi halinde marka tescil başvurusuna itiraz etme ya da markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır.” denilmekle; eskiye dayalı gerçek hak sahipliği iddialarının SMK 6/3 maddesi hükmüne konu koruma kapsamından yararlanabilmesi için; markasal bir kullanım olmasının, bu kullanımın ciddi seviyelerde olmasının ve yerelden daha geniş bir coğrafyada gerçekleşmesinin şart olduğu yönünde içtihat oluşturulmuştur.
Huzurdaki davaya konu uyuşmazlık; davacının “...” ibaresi/tanıtma vasıtası üzerinde SMK m. 6/3 hükmü gereğince korunması icap eden eskiye dayalı bir kullanımı ve gerçek hak sahipliği oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Bu meyanda, öncelikle karşılaştırılan markaların/markasal kullanımların ve de markaların üzerinde kullanıldığı emtiaların benzerliği durumunun değerlendirilmesi gerekir.
Davacının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belgelerden, davacının “...” markasını, “tır bakım/servis hizmetleri”nde ciddi biçimde kullanıyor olduğu,
Dava konusu edilen markanın da esas unsurunun, sol baş kısmında yer verilmiş olan basit/alelade figürden ziyade, işarette geniş yer kaplayan “...” ibaresi olduğu , zira; böyle, basit şekil unsurları yanında baskın kelime unsurları ihtiva eden markalarda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur”. Ayrıca; potansiyel müşteriler kelime, şekil, renk gibi unsurları bir arada ihtiva eden karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir . Dolayısıyla; dava konusu edilen markanın da esas unsurunun “...” ibaresi olduğu,
Davacının markasal kullanımlarının “tır bakım/servis hizmetleri”nde gerçekleştiği, dava konusu edilen markanın kapsamından ise, bu hizmetlerin farklı kelimelerle ifade edilmiş hali olan; “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)” hizmetlerinin, davacının itirazları üzerine zaten çıkartılmış olduğu görülmektedir. Davalının markasının kapsamında kalmış olan 12. Sınıftaki, kara taşıtları ile doğrudan bağlantılı olan ve kara taşıtı bakımı hizmetleri kapsamında “yedek parça” olarak sıklıkla alışverişi yapılan, bu hizmetlere konu da olabilen; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar” ile türdeş/benzer emtialar olduğu değerlendirilmektedir. Zira; bu mal ve hizmetlerin, aynı veya benzer ihtiyaçları giderdiği, benzer alıcı kitlesine hitap ettiği, hedeflenen alıcı profillerinin aynı olduğu, birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri olduğu, bu hizmetlerde aynı markanın kullanıldığını gören alıcıların markalar ve işletmeler arasında bağlantı kurabileceği değerlendirilmiştir. ANCAK; dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan, 37. Sınıftaki hizmetlerin, davacının fiili markasal kullanımlarının gerçekleştiği faaliyet alanlarıyla bir ilişkisinin/ alakasının olmadığı, bu alanların, benzerlik kriterleri kapsamında benzer/türdeş olduklarının söylenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla; somut olayımızda, karşılaştırılan markalar/işaretler açısından, 12. Sınıfa giren emtialardan yukarıda sayılmış olanlar özelinde, emtiaların benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleştiği, 37. Sınıfa giren hizmetler yönünden ise bu şartın gerçekleşmediği,
Davacının, dava konusu edilen “...” ibaresini ticari faaliyetlerinde markasal hüviyette tescilsiz olarak kullandığına dair dava/marka işlem dosyalarına sunduğu belgelerin incelenmesinden ; davacı firmanın “...” ibaresini, 2010’lu yıllardan beri, yani dava konusu edilen markanın başvuru tarihinden önceki bir tarihe denk gelen dönemlerde, tırların bakımı/servis hizmetleri kapsamında, aktif ve ciddi bir biçimde markasal hüviyette kullandığının fatura örnekleri, internet ve haber görselleriyle tevsik edebildiği, dolayısıyla davacı firmanın dava konusu edilen markanın başvuru tarihinden önce gerçekleşen ticari faaliyetleri kapsamında, “...” ibaresi üzerinde, markasal açıdan davalıya göre, kullanımdan doğan öncelikli bir hakkının bulunduğu,
Sonuç olarak; uyuşmazlık konusu edilen işaretler görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer ve bu işaretlerin marka/tanıtma vasıtası olarak kullanıldığı/tescil edilmek istendiği mal ve hizmetler de kısmen türdeş/benzer olduğundan ve davacının “...” tanıtma vasıtası üzerinde, 12. Sınıfa giren; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar” özelinde, davalıya nispeten eskiye dayalı kullanım nedeniyle öncelikli bir hakkının bulunduğuna dair yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil dosya içeriğinde mevcut olduğundan ve dahi bu deliller TÜRKPATENT nezdindeki itirazlar esnasında da marka işlem dosyasına sunulmuş olduğundan, davacının SMK m. 6/3 hükmüne dayalı iddialarının, davalının dava konusu edilen markasının kapsamında kalmış olan, 12. Sınıfa giren ve yukarıda sayılan emtialar özelinde, tesciline kısmen engel olabileceği,
DAVACININ İTİRAZLARINA/DAVASINA MESNET ALDIĞI MARKALARININ TANINMIŞLIĞI İDDİASININ DAVALININ ... BAŞVURU SAYILI MARKASININ TESCİLİNE/HÜKMÜNE ENGELİ/ETKİSİ;
Davacının dava/marka işlem dosyasına sunduğu delillerden, davacının “...” markasının bilinirliği, bu markaya ve markanın tanıtımına yapılan yatırımlar, bu markanın piyasa payı anlaşılamadığından, bu markanın kara taşıtlarının bakımı/servis istasyonu sektöründe dahi “tanınmış” olduğunun söylenmesi mümkün görülmemiştir. Kaldı ki; somut olayda SMK m. 6/5 hükmü gereğince tanınmış marka korumasından yararlanılabilmesi için, davalı tarafın davaya konu markasının, davacının markasının “tanınmışlığı”ndan haksız yarar sağlaması, “tanınmış marka”nın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşmuş/oluşma ihtimalinin yüksek olması gerekir. Taraf markaları her ne kadar benzer bulunmuş ise de, taraf markalarının benziyor olması, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların “otomatikman” gerçekleştiği veya gerçekleşebileceği anlamına gelmez. Tanınmışlığın varlığı koşulu sağlanmışsa, inceleme, önceki/tanınmış markanın zarar görecek şekilde etkilenmesi koşulu ile devam etmelidir. Bu koşulun gerçekleşme ihtimali, haklı sebeplerle ve mantıklı argümanlarla ortaya konulmalıdır, öyle, ki; davalının markasının tescil edilmesi halinde, hayatın olağan akışı içinde SMK 6/5 maddesinde sayılan durumların ortaya çıkmasının gerçekten olası olduğu yönünde bir kanaat hâsıl olmalıdır.
Bu nedenlerle; somut olayda, davacıların markasının “tanınmışlık” iddialarının, davalının dava konusu edilen markasının, kapsamında kalmış olan emtialar yönünden tesciline/ hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı,
DAVACININ TİCARET UNVANINA DAYALI HAK İDDİALARININ DAVALININ ....BAŞVURU SAYILI MARKASININ TESCİLİNE/HÜKMÜNE ENGELİ/ETKİSİ;
6769 sayılı SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”
Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, .... kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı, alan adı girer.
Yargıtay içtihatlarında da açıkça dile getirildiği üzere; KHK 8/3 (SMK 6/3) maddesinde yer alan "ticaret sırasında kullanılan işaret" ifadesinin kapsamı içerisine ticaret unvanları, işletme adları, isim, fotoğraf, telif hakkı vs. sokulabilir. Aynı maddenin 5. fıkrasına (SMK 6/6) göre de, tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, ticaret unvanı, fotoğrafı veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği belirtilmiştir.
SMK md. 6/6 uyarınca ticaret unvanlarına tanınan koruma, fiilen kullanıldıkları faaliyet konularını kapsamakta olup, fiilen kullanılmayan konularda koruma sağlanırsa ticaret unvanları/alan adları markalara karşı gereğinden fazla korunmuş olur. Ayrıca, bu işaretin ticaret unvanı kullanımından öte ayırt edici özellik kazanacak şekilde tek başına veya baskın unsur olarak aynı tür mal ve hizmetler bakımından markasal kullanımının ispatı gerekir.
Somut olayımızda ise; davalının dava konusu edilen markasının davacının ticaret unvanının ayırıcı unsurları olan “....” ibarelerinin herhangi birini içermediği görüldüğünden, somut olayda davacının ticaret unvanına dayalı hak iddialarının dava konusu markanın tesciline/hükmüne bir engelinin/ etkisinin olamayacağı,
DAVACININ SMK M. 6/8 HÜKMÜNE DAYALI HAK İDDİALARININ DAVALININ ....BAŞVURU SAYILI MARKASININ TESCİLİNE/HÜKMÜNE ENGELİ/ETKİSİ;
6769 sayılı SMK’nın m. 6/8 hükmüne göre; “Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir”.
Davacının yenilenmeme nedeniyle hükümden düşmüş olan .... sayılı markasının koruma süresinin 03.05.2022 tarihinde bitmiş olduğu , dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 04.11.2022 tarihi itibariyle henüz iki yılın geçememiş olduğu görülmekle, SMK m. 6/8 hükmünün ön şartının somut uyuşmazlıkta gerçekleştiği söylenebilecektir. Taraf markaları işaretsel yönden ve kapsadıkları emtialar açısından karşılaştırıldığında da; markaların görselleri itibariyle, birebir aynı “...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiklerinden, işaretsel anlamda benzer oldukları,
Taraf markalarının birebir aynı veya benzer emtiaları kapsadıkları görüldüğünden, SMK m. 6/8 hükmünde yer alan “işaretsel benzerlik” ve “emtia benzerliği” şartının gerçekleştiği,
Davacının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belge ve delillerden , davacının “...” markasını, korumasının sona erdiği 03.05.2022 tarihi ile dava konusu edilen markanın başvurusunun yapıldığı 04.11.2022 tarihi aralığında, “tır bakımı/servisi hizmetleri”nde fiilen kullanmaya devam ettiği de anlaşılabildiğinden, somut uyuşmazlıkla SMK m. 6/8 hükmünün uygulanma şartlarının gerçekleştiği,
DAVACININ KÖTÜ NİYETE İLİŞKİN İDDİASININ DAVALININ .... BAŞVURU
SAYILI MARKASININ TESCİLİNE/HÜKMÜNE ENGELİ/ETKİSİ;
Davalının “....” işaretini kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markası ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat olunamadığı,
Netice itibariyle,
1)Davacının “önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği” iddiasının davalının markasının kapsamında kalmış olan 12. Sınıftaki; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar” yönünden tesciline/hükmüne (kısmen) engelinin/etkisinin olabileceği,
2)Davacının “tanınmışlık” ve “ticaret unvanından doğan hak” iddialarının, dava konusu edilen markanın tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı,
3)Davacının SMK m. 6/8 hükmüne dayalı olarak dava konusu edilen markanın, kapsamında kalmış olan tüm emtialar yönünden tesciline/hükmüne engelinin/etkisinin olabileceği,
4)Davacının “kötü niyet” iddialarını ispat edemediğinden yerinde olmadığı,
.... kararının hukuka aykırı olduğu, dava konusu .... sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatlerine varılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :
D a v a n ı n K a b u l ü n e,
....sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline,
Davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 8.551,00.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirketin vekil veya temsilcisinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.28.05.2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 916,00.-TL
Bilirkişi Ücreti : 7.500,00.-TL
P.P : 135,00.-TL
TOPLAM : 8.551,00.-TL