Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, Mirabella markası ile davalı markası arasındaki görsel ve işitsel benzerlik iddiasıyla açılan marka kararının iptali ve hükümsüzlük davası.
Özet: Davacı taraf, kendi markası ile davalı markası arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, markaların başlangıç ve son kısımlarının aynı olmasının tüketici nezdinde karışıklığa ve iltibasa yol açacağını, ayrıca 35.05 sınıfı içindeki 05 sınıf mallar bakımından sınıf benzerliği olduğunu iddia ederek marka tescil kararının kısmen iptalini ve markanın kısmen hükümsüzlüğünü talep etmiştir; davalı kurum ve şirket ise, markaların ve kapsadıkları mal/hizmetlerin farklı olduğunu, yasal iltibas koşullarının oluşmadığını, tüketicilerin markalar arasındaki farkı algılayabileceğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/334 Esas - 2025/147

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/334
KARAR NO : 2025/147
....
DAVA : Marka ... Kararının İptali ile Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 16/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka ... Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkiline ait .... markası ile davaya konu ... markaları arasında benzerlik bulunduğunu, markaların başlangıç kısımlarının ve aynı zamanda son kısımlarının da aynı olduğunu, markaların hem görsel hem de işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğunu, davalı markasının müvekkili markasının serisi gibi algılanacağını, markada yapılan ufak değişikliklerin iltibası ortadan kaldırmayacağını, markalar arasında iltibasın çok görüldüğü hallerden birinin harf değişikliği veya harf eklenmesi/kaldırılması durumları olduğunu, ancak bu durumun ayniyeti ortadan kaldırmadığını, bu nedenle davalıya ait ... markası ile müvekkil şirkete ait mirabella ibareli markanın benzer olduğunu, kurum kararında yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel ve işitsel düzeyde benzerliklerin bulunduğunun kabul edildiğini, ancak sınıf benzerliği bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddedildiğini, halbuki sınıfsal açıdan benzerlik bulunduğunu, davalının markasında 35. sınıfın içerisinde yer alan emtiaların da birebir aynı/bağlantılı olduğunu, mal ve o malın satışı arasında benzerlik olduğunu, markaların benzer olduğunun kabul edildiğini, tüketici nezdinde karışıklık yaşanacağını belirterek .... sayılı kararının iptali ve .... başvuru numaralı “..... ibareli markanın 35.05 Sınıfı içerisinde yer alan 05. Sınıf mallar bakımından açısından ... kararının kısmen iptaline, tescili halinde kısmen hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, davacı marka ile davalı marka başvurusu farklı mal/hizmetleri kapsadığını, bu nedenle çifte benzerlik şartların sağlanmadığını, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine ilgili tüketici markalar arasındaki farkı algılayabileceğini, ... kararının yerinde olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; davacının iddia ve taleplerine mesnet gösterdiği en az beş yıldır tescilli ..... sayılı "mirabella" ibareli markasını davadaki talebine konu emtialarda kullandığını ispat etmesi gerektiğini, çifte benzerlik şartının sağlanmadığından SMK 6/1 maddesinin uygulanamayacağını, bu nedenle, kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek olup olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, taraf markalarının tamamen farklı olduğunu, görsel açıdan bariz fark bulunduğunu, müvekkili markası 3 heceden oluşurken davacı markasının 4 heceden oluştuğunu, markalar altında yürütülen faaliyetler ve sunulan ürünler/hizmetler de birbirleriyle iltibasa sebebiyet veremeyecek kadar farklı olduğunu, müvekkilinin masa örtüsü ve paspas gibi ürünlerin üretim ve satışını yaptığını, ilgili ürünlerin ..... adresinde yer aldığını, müvekkilinin PVC sektöründe faaliyet gösterdiğini ve davacının faaliyet gösterdiği ilaç sektörü ile tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait aynı ibare ile 2 adet daha tescilinin bulunduğunu, müvekkilin markasının tescil edilmek istendiği 35.05. Sınıf emtialara bakıldığında, 05. Sınıfta yer alan malların ilaçlara ilişkin olduğu ve yüksek dikkat düzeyine sahip kişilere hitap ettiği, bu tüketicinin markalar arasındaki bariz farkları direk olarak algılayabileceğini,
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde; .....firmasının itirazının kabul edildiği ve “SINIF KODU: 35Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”hizmetleri bakımından kısmen reddedildiği, davacı itirazının reddedilmesi akabinde bu karara itiraz edildiği, itirazların nihai olarak ..... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER
TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ;
SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir.
EMTİALARIN BENZERLİĞİ
Davalının, kurum nezdindeki itiraza karşı görüş sunduğu ancak kullanım ispatı talebinde bulunmadığı görülmektedir. Ancak davaya cevap dilekçesinde “Müvekkilin davaya konu .... sayılı "..." ibareli marka başvurusuna karşı davacının iddia ve taleplerine mesnet gösterdiği en az beş yıldır tescilli ... sayılı "mirabella" ibareli markasını davadaki talebine konu emtialarda kullandığını ispat etmesi gerekmektedir. Ancak davaya konu müvekkil markaları ile yukarıda sayılan davacının hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markanın mal ve hizmet sınıfları kapsamında aynı/aynı tür/benzer mal/hizmetlerin bulunmaması ve davaya konu marka ibarelerinin benzer olmaması, başka bir deyişle çifte benzerlik koşulunun sağlanamamış olması hususları birlikte göz önüne alındığında, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kabul edilmesi gerektiğinden, ayrıca kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek olup olmadığı Sayın Mahkemenin takdirindedir.” şeklinde belirttiği anlaşılmış olup inceleme ve değerlendirmeler tüm mallar bakımından yapılmıştır.
Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir.
“Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.”
Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir.
Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim ... nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir.
Benzer bulunan mal ve hizmetler bakımından mal ve o malın satışı arasındaki ayrılmaz bağ nedeniyle bir benzerlik kurulmuştur. Her ne kadar mallar ile bu malların bir araya getirilmesi hizmetleri doğası, amacı, kullanım şekli faktörleri bakımından benzer olmasalar da dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer özelliklere sahiptirler. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilir. Nitekim .... sayılı “....” kararında belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır. Yine aynı yönde, bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.”…aynı marka, mal ve hizmet markası olarak farklı kişilere ait olduğunda, mağaza adında ürün markasını gören kimseler, o mağazada satılan malların, mal markasının sahibi olan işletmeden geldiğini düşüneceklerdir. Bu da karıştırma ihtimaline neden olacağından, mallar için tescilli bir markanın, sonradan o mallarla ilgili mağazacılık hizmeti için üçüncü bir kişiye verilmemesi gerekir denilmektedir.
Bu noktada dava konusu markada yer alan yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerlik koşulunun sağlandığı,
İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI ;
Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır.
İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır.
Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır.
Söz konusu 05. Sınıfta yer alan mallar bakımından ilgili tüketici dikkat seviyesinin genel olarak yüksek olduğu görüşü benimsenmektedir. Bu malların bir bölümü doğrudan kişi sağlığına ilişkin tıbbi veya kimyasal nitelikteki emtialar olup, bu ürünlere erişiminin genel olarak doktor, eczacı, diş hekimi gibi sektör uzmanlarının reçetelendirmesi, (reçetesiz dahi olsa) yüksek düzeyde bilinç, dikkat ve özene sahip tüketicilerin ilgili tüketiciler olduğunun kabulü gerekmektedir. Ancak, ilgili sınıfın içerisinde, örnek olarak “Hijyen sağlayıcı ürünler, pedler, tamponlar, çocuk bezleri” gibi malların da bulunduğu, bu gibi ürünlerin eczaneler dışında süpermarketlerde de direk olarak son tüketiciye ulaştırılabildiği, bu emtialar yönünden de tüketicinin yine standart bir market tüketicisinden çok daha dikkatli hareket edecek olduğu,
İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır.
Kavramsal (anlamsal) benzerlik,kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Dava konusu marka ... ibaresinden oluşup, yabancı bir kelime olduğu direk olarak algılanacaktır. Bu ibarenin anlamsız yaratım bir ibare olarak algılanması ya da yabancı bir kadın ismi olarak algılanması mümkündür. Keza durum Davacı markası bakımından da aynıdır. Mirebella bir isim olarak algılanabilecetir. Bu noktada yabnacı bir kadın ismi algısı dışında kavramsal bir ortaklık kurulması mümkün değildir.
İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Yukarıda belirtildiği üzere taraf markaları yabancı ibareler olmasına karşın Türkçe harfler içerdiği için yazıldığı şekilde okunacaktır. Dava konusu marka .....şeklinde okunacakken, davacı markası da ... şeklinde okunacaktır. “soldan sağa okuma prensibi gereği sözcük markalarında başlangıç kısmındaki benzerliğin markaların benzer olma ihtimalini arttırdığı, buna karşılık markaların başlangıç kısmındaki farklılıkların markaların benzerlik ihtimalini azalttığı kabul edilmektedir.” Bu nedenle taraf markaları arasında belli seviyede bir fonetik benzerlik olduğu,
Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Davacı kelime markası olan Mirabella ibaresinin Kiril alfabesi ile yazılmış halinin de bulunduğu, ancak Latin alfabesini kullanan Türk tüketici nazarında .... ibaresinin dikkate alınacağı, dava konusu marka ise, gökkuşağı renklerinden oluşan bir arka fon üzerinde el yazısı fontu ile ... ibaresinden oluşmaktadır. Bu noktada markaların harfsel açıdan düşük seviyede bir benzerlik paylaştığı söylenebilecektir.
Somut olayda; “Belirli malların perakendeciliğine yönelik hizmetler, söz konusu mallarla (düşük derecede) benzer niteliktedir (bkz. ....Kılavuzunda da “Mallar ve söz konusu malların bir araya getirilmesi hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilir.” denilmek suretiyle belirtilmiştir. Dolayısıya bu düşük düzeydeki benzerliğin karşılıklı bağımlılık yasasına göre markalar arasındaki yüksek düzeyde benzerlik ile telafi edilmesi gerekir.
Bu noktada, taraf markaları arasında düşük düzeyde bir benzerlik olduğu, keza taraf mal ve hizmetleri arasında da düşük düzeyde bir benzerlik bulunduğu, markalarda yer alan farklılıkların bütünsel açıdan benzerlikleri bertafaf edeceği, 05. Sınıfta yer alan mallar bakımından bir kısım emtianın tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu, bu hususun karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracağını, diğer mallar bakımından ortalama tüketicinin dahi markalar arasındaki farklılıkları direk olarak algılayabileceği değerlendirilmekte bu nedenle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve ... karar iptali koşullarının oluşmadığı,
Netice itibariyle,
Emtia sınıfları bakımından yapılan incelemede, ilgili sınıf benzerliğinin düşük seviyede olduğu,
Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda markalar arasında yeterli farklılaşmanın sağlandığı ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
... kararının yerinde olduğu, iptal şartlarının ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı sonuçlarına varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16.04.2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır