Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesinin, vefat eden şirket müdürü nedeniyle ticari defterlere ulaşılamaması üzerine zayi belgesi talebinin reddi kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin, şirket müdürünün vefatı sonrası ticari defterlerine (karar ve ortaklık pay defterleri) ulaşılamaması üzerine talep ettiği zayi belgesinin, ilk derece mahkemesince defterlerin saklanmasında gerekli özenin gösterilmemesi ve 30 günlük yasal sürenin kaçırılması gerekçeleriyle usulden reddedilmesi kararına ilişkin istinaf başvurusunu incelemektedir. Şirket, defterlerin kaybının müdürün ölümü sonrası ortaya çıkan fiili bir zayi hali olduğunu, kendi kusur veya ihmalinin bulunmadığını, yapılan detaylı aramalara rağmen defterlere ulaşılamadığını ve bu tür durumlarda zayi belgesinin ticari hayatın sürekliliği ile güvenliği için elzem olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü talep etmektedir.

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1369
KARAR NO : 2026/1000
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ............ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACILAR :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU :
DAVA TARİHİ :
BAM KARAR TARİHİ :
BAM KARAR YAZIM TARİHİ :
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ............'ne ............ ticaret sicil numarası ile faaliyet gösterdiğini, şirket işlerini yürüten muris ............'ın.........'de vefat ettiğini, şirketin karar defterini tüm adreslerde aramalarına rağmen bulamadıklarını, ortağı bulunduğu davacı şirkete ait karar defteri ve ortaklık pay defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep e dava etmiştir.
CEVAP: hasımsız
B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "...Talep eden davacı tacir tarafından; davacı şirket işlerini yürüten muris ............, 08/07/2025'de vefat ettiğini, şirketin karar defteri ve ortaklık pay defterinin kaybedildiği iddia edilmekle bu durumun yasada mezkur mücbir sebep teşkil etmediği, davacı talep edenin ticari şirket karar defterinin ve ortaklık pay defterinin saklanması hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği, yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı, yine yasada öngörülen 30 günlük öğrenme süresi hak düşürücü süre niteliğinde olup davacının ölüm ile şirketin defterleri açısından ziyaadan haberdar olduğunun muhakkak olduğu anlaşılmakla, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilebilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığına kanaat getirilmekle davanın usulden reddine..." karar verildiği görülmüştür.
C-) İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ;
Davacı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Şirketin müdürü olan ............'ın, şirket faaliyetlerinin yürütülmesi ve ticari defterlerin muhafazası görevini fiilen yerine getirdiğini, ticari defterlerin şirket ofisinde muhafaza edilip bu hususun ticari hayatın olağan işleyişine uygun olduğunu, ............'ın vefatı üzerine şirket ofisinde kapsamlı bir araştırma yapıldığını, yapılan aramalara rağmen şirketin karar defteri ile ortaklık pay defterine ulaşılamadığını, defterlerin zayi olduğunun murisin vefatından sonra yapılan araştırmalarda öğrenilmesi üzerine tutanak hazırlanarak yasal başvuru yapıldığını, davacı şirketin ticari defterlerin kaybına yönelik herhangi bir kast veya ihmali bulunmayıp durumun murisin vefatı sonrası ortaya çıkan fiili bir zayi hali olduğunu, ticari defterlerin bulunamaması şirket faaliyetlerinin yürütülmesi, resmi işlemlerin yapılabilmesi ve doğabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözülebilmesi açısından ciddi belirsizlik yarattığını, TTK''nın 82.maddesindeki zayi belgesi kurumunun bu gibi durumlarda ticari hayatın güvenliğini sağlamak amacıyla öngörüldüğünü belirterek, kararın kaldırılarak, davanın kabulünü talep etmiştir.
D-)DELİLLER: ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............ T............. E. ............ K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Dava; TTK'nın 82/7 hükmü gereği zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, TTK'nın 82/7 hükmü gereği zayi belgesi verilmesine ilişkin koşulların olup olmadığı hususundadır.
İlk derece mahkemesince dosya üzerinden verilen karar ile şirket yetkilisinin ölümünün tek başına zayi belgesi verilmesini sağlamayacağı, belgelerin saklanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, kusurlu davrandığı, davacının ölümü ile şirketin defterlerinin zayisinden haberdar olup 30 günlük hak düşürücü süreden sonra dava açıldığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı şirket vekilince istinafa gelinmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 82/1. maddesinde "Her tacir;
a) Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini,
b) Alınan ticari mektupları,
c) Gönderilen ticari mektupların suretlerini,
d) 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür." hükmü mevcuttur. Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü hâlinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).
Aynı maddenin 7.fıkrasında; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmü mevcut olup, açıklanan saklanması gereken defter ve belgelerin, saklama süresi içinde zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanunda "isteyebilirler" denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Belgelerin ziyaa uğraması halinde dava için 30 günlük hak düşürücü sürenin öğrenmeden başlayacağı da hükme bağlanmıştır. Ayrıca, zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça re'sen araştırma ilkesi geçerlidir.
TTK'nın 87. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidî olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir.
Talep, davacı şirket yetkilisi............ın.........'de vefatından sonra karar defteri ve ortaklık pay defterinin ziyaaının anlaşıldığı iddiasına dayalıdır.
Davacı ticaret şirketi olup tacirdir. Diğer taraftan TTK 64/4.fıkrasında; "Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. (Ek cümleler: 27/12/2020-7262/27 md.) Ticaret Bakanlığı, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir. Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklıdır." hükmünden, pay defterinin işletmenin muhasebesi ile ilgili olmayan ticari defterler arasında yer aldığı, son cümleden de; fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekil ve esaslarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirleneceği ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu hususlara göre, Mahkemece re'sen araştırma ilkesine ve hukuki dinlenilme hakkına uygun bir yargılama yapıldığını söyleme olanağı bulunmamaktadır. Zira, duruşma açılmadan, herhangi bir delil toplanmadan eksik inceleme ile evrak üzerinden karar verildiği, zayi olduğu iddia edilen pay defteri ve karar defterinin TTK'nın 87.maddesindeki hukuksal durumlarının ayrıca irdelenmediği, yine davacı tarafça 15/07/2025 tarihli defter arama tutanağı düzenlendiği görülüp, ilk olarak sulh hukuk mahkemesine 2025 yılında başvurulduğu bildirilmesine rağmen bu dosya getirtilmeden ölüm ile ziyaının doğrudan öğrenildiği şeklinde hatalı değerlendirme sonucu hak düşürücü süre dolduğundan bahisle karar verildiği görülüp, davacının istinaf sebepleri yerinde bulunmuştur.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; duruşma açılarak davacı tarafa delillerini sunmak için süre vermek, pay defterinin Ticaret Bakanlığı tarafından elektronik ortamda tutulması zorunlu kabul edilen defterlerden olup olmadığı araştırılıp davacıya e-defter tutup tutmadıkları konusunda açıklama yaptırılarak, eğer e-defter tutulmakta ise davacı tarafça dava öncesi e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlarından veya GİB'e başvurduğuna dair bilgi ve belgenin olup olmadığı açıklattırılıp; e-defter tutulmamakta ise dava konusu hakkında kolluk ve kurumlar nezdinde re'sen gerekli araştırmaları yapmak, tüm deliller toplandıktan sonra dosyada davacı Şirketin ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne aykırı hareket edip etmediği, basiretli bir tacir gibi davranıp davranmadığını belirleyerek, varılacak sonuç kanaate göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Açıklanan nedenlerle, Mahkeme kararı isabetli olmadığında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına, reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı vekilinin ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............ T. ............ E. ............ K. sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353-1-(a-6) bendi uyarınca kabulü ile kararın KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına,
Peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2026
Başkan
E-imza
Üye
E-imza
Üye
E-imza
Katip
E-imza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*