Bozma sonrası yargılamada hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş makinesi nakliye hasarı kaynaklı tazminat talebinin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir hizmet alım sözleşmesi kapsamında yükleniciye ait ekskavatörün demiryolu ile nakliyesi sırasında hasar görmesi sonucu açılan tazminat davasını incelemektedir. Yüklenici, iş makinesinin demiryolu taşınması esnasında hasarlandığını ve zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini savunurken, iş sahibi, yükleme ve güvenlik tedbirlerinin yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi başlangıçta Türk Lirası cinsinden kısmi tazminata karar vermiş, ancak Yargıtayın usuli kazanılmış hak ve para birimi hatası nedeniyle bozması üzerine, mahkeme bu kez Euro cinsinden belirli bir miktarın davacıya ödenmesine hükmetmiştir. Taraflar, kusur oranı, tazminat miktarı ve yabancı para birimi ile ilgili farklı gerekçelerle bu son kararı temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/2781 E.  ,  2026/676 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/157 E., 2025/189 K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hizmet alımları tip sözleşmesi ve özel teknik şartname kapsamında ... istasyonları arası "yarma ve hendek temizliği işi" için davalı ile anlaştığını, şartnamenin 8. maddesinin karayolu ulaşımı olmadığı yerlerde nakliyenin demiryolu vasıtalarıyla temin edileceği hükmünü içerdiğini, 10.01.2008 tarihinde müvekkilinin, sözleşme ile yükümlendiği edimi yerine getirebilmek için kullanacak olduğu "ekskavatör" tabir edilen aracın, ...arası nakliyesinin sağlanması amacıyla şartnamenin anılan hükmü uyarınca ve şube şefinin talimatı ile davalıya ait taşıyıcı vagona yüklendiğini, nakliye esnasında aracın kumanda kabinine ait olan parça ve aksesuarların hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek 39.000,00 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkilinin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, şartnamenin 4. maddesinde iş makinesinin emniyet tedbirlerinin yüklenici tarafından yerine getirileceğinin belirtildiğini, davacının talebi üzerine iş makinesinin demiryolu ile nakliyesinin yapıldığını, sözleşme gereğince iş makinesinin demiryolu ile nakliyesinin yapılması halinde iş makinesinin vagona yüklenmesi ve vagondan indirilmesinin davacı tarafından yerine getirileceğini, iş makinesinin davacı tarafından vagona yüklendiğini, ancak bu yüklemede emniyet tedbirlerinin sözleşme gereğince davacı tarafından alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.12.2022 tarihli kararında davanın kısmen kabulü ile 25.729,28 TL'nin 10.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmasına karar verilmiş, tarafların onama kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurmaları sonucunda Dairemizce, mahkemenin 24.05.2016 tarihli kararında Euro cinsinden davacı alacağına hükmedildiği, bu karara karşı davalı tarafın 21.07.2016 tarihli temyiz dilekçesinde alacağın Euro cinsinden hükmedilmesine ilişkin temyiz itirazının bulunmadığı anlaşılmakla, bu durumun davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek mahkemece Euro cinsinden davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken TL cinsinden hükmedilmesinin doğru olmadığı, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce anılan hususun gözden kaçırılarak kararın onandığının bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının bu yöndeki karar düzeltme talebinin kabulü uygun görülerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 14.252,52 Euro'nun kaza tarihi olan 10.01.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğunu,
b. İlk karardaki rakamın bozma sebebi yapılmadığını, 36.969,59 Euro hasar bedeline hükmedilmesi gerektiğini,
c. Kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kusur sorumluluğunun davacı yüklenicide olduğunu,
b. Yabancı para cinsinden zarara hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet alım sözleşmesi ifa edilirken davacıya ait iş makinasının taşınması sırasında oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 Sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1- Kısa karar, bir davayı sona erdiren (Niha-i) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. HMK’nın 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren gerekçeli kararın kısa karara uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. HMK’nın 298/2. maddesinde “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, kısa kararda davanın kısmen kabulü ile 26.452,71 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiş iken, gerekçeli kararda 14.252,52 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye sebebiyet verilmiş olup, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dairemizdeki duruşmada davacı vekille temsil olunduğundan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz taraflara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.