İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, bir bankanın müflis şirketin iflas masasına alacak kaydı talebine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesinde eksik bilirkişi raporu itirazlarını değerlendirdi.
Özet: Bir bankanın iflas eden bir şirketten olan kredi ve kefalet alacaklarının iflas masasına kaydedilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, iflas sonrası yapılan tahsilatları düşerek 92.205.027,40 TL nakdi alacağın masaya kabulüne karar vermiş; davalı ise, bu karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, müflis şirketin ve kefaletin ilgili olduğu üçüncü tarafın ticari defterlerinin incelenmediğini, sözleşme asıllarının sunulmadığını ve faiz hesaplamalarının denetime elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: 2022/942 KARAR NO: 2026/1062T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 13/04/2022NUMARASI : 2019/349 Esas - 2022/325 KararDAVA: Kayıt KabulKARAR TARİHİ: 09/09/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile müflis ...A.Ş. arasında imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin ödememeleri sebebiyle borçlu müflis şirketin 18.04.2018 tarihi itibariyle asaleten kullandığı kredileri sebebiyle 1.508.881,24 TL nakdi, çek taahhütlerinden kaynaklanan 7.900,00 TL gayri nakdi, müflisin kefaletinin yer aldığı krediler sebebiyle 106.507.493,86 TL nakdi kredi borcunun bulunduğunu, İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğü tarafından 108.016.375,00 TL nakit ve 7.900,00 TL gayri nakit alacağın tamamının reddedildiğini, kararın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek 108.016.375,00 TL nakit ve 7.900,00 TL gayri nakit alacaklarının masaya kayıt ve kabulünü talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağını geçerli bir takibe de konu etmediğinden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müflis şirketi temerrüde düşürmeden temerrüt faizi talep etme hakkının bulunmadığından dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, sözleşme ile kararlaştırılan faiz oranının kanuni faiz oranından fazla olması halinde, faiz oranı belirlenirken TBK'nın 120. maddesinin uygulanması gerektiğini, genel işlem şartı taşıyan sözleşmelerde borçlunun durumunu ağırlaştıracak hükümlerin konulamayacağını, davacı ile müflis şirket arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borcun varlığı, miktarı, faiz oranı, faiz miktarı tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sıra cetveline itiraz ve neticelerini düzenleyen İİK'nun 235. maddesi hükmüne dayalı kayıt kabul davasında, müflis hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.04.2018 tarih ve 2016/222 E. sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, İstanbul Anadolu 3. İcra Müdürlüğü'nün... iflas sayılı dosyasından iflas tasfiye işlemlerinin yürütüldüğünü, tasfiyenin adi tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, davacının alacağının sıra cetveline yazılması bakımından iflas idaresine başvurduğunu ve alacağın red edildiği, sıra cetvelinin 16.08.2018 tarihinde alacaklı tarafa tebliğ edildiği, davanın İİK'nın 223/3. ve 235 maddeleri hükümlerine göre süresinde açıldığı, Yargıtay kararlarına göre sıra cetveline itiraz davalarında iflas tarihinden sonra yapılan tahsilatların mahsubu ile bakiye alacağın kayıt kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı bankanın iflas tarihinden sonra 14.139.134,68 TL tutarında tahsilat yaptığı, yapılan bu tahsilatın düşülmesi sonucunda sıra cetveline kaydı gereken alacak tutarının 92.205.027,40 TL olarak tespit edildiği, müflis firma ve dava dışı ... A.Ş.'ye verilen çek yapraklarından dolayı iflas tarihi itibariyle 7.900,00 TL gayrinakdi alacak için depo talebinde bulunulması mümkün ise de bu çeklerle ilgili banka sorumluluğunun iflas tarihinden sonra ortadan kalkması nedeniyle iflas masasına kaydı talebinin yerinde olmadığı, bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alındığı gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının 92.205.027,40 TL nakdi alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, Aşan istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik hususlar araştırılmaksızın, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca banka kayıtlarına itibar edilerek müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, davacının masaya alacak kaydı talebinin dayanağının müflis tarafından kefaleten imzalanmış olan kredi sözleşmeleri olduğunu, müflisin kefalet miktarının tespiti için dava dışı ....'nın da ticari defter ve kayıtları incelenmeliyken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, sözleşme asıllarının dosyaya sunularak taraflarına tebliğ edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizi de hesaplanmışsa da dosyada temerrüt faizi ve akdi faiz oranlarına ilişkin bilgi ve belge de bulunmadığından hesaplamaların denetime elverişli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEDava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.... A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2018 tarihli 2016/222 E. 2018/849 K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiği ve iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin İstanbul Anadolu 3. İcra Müdürlüğü'nün... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü sırada müflis şirket tarafından iflas içi konkordato talebinde bulunulması üzerine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarihli 2022/320 E. 2023/749 K. sayılı kararı ile; davacı müflis ...A.Ş tarafından açılan birleşen dava yönünden; "Davanın KABULÜ ile; İFLAS İÇİ KONKORDATONUN TASDİKİ İLE Konkordatoya tabi borçların iflas tarihi itibariyle karşılığının % 98 tenzilatla % 2 oranında konkordato tasdiki kararının kesinleşmesi ile tasdik edilen konkordato sebebiyle iflasın İİK.nun 309/5 ve İİK.nun 182 maddeleri uyarınca kaldırılması kararının kesinleşmesini takip eden 3. ayın sonunda nakden ve defaten ödenmesine" karar verildiği, verilen kararın bir kısım alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih 2023/1607 E. 2024/563 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddedildiği, verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2024 tarih 2024/2071 E. 2024/3351 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.İflas içi konkordato kararının kesinleşmesinden sonra İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iflasın kaldırılması istemiyle yapılan başvuru neticesinde anılan mahkemenin 03/01/2025 tarihli 2025/4 E. 2025/3 K. sayılı kararı ile iflasın kaldırılmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için malların kendisine iadesine karar verilmiş, hükmün müdahil alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerinde Dairemizce verilen 17/12/2025 tarihli 2025/265 E. 2025/1471 K. sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 08/04/2026 tarihli 2026/972 E. 2026/1334 K. sayılı kararı ile Dairemizin kararı onanmak suretiyle 08/04/2026 tarihinde kesinleşmiştir.İİK'nın 309/5 maddesinde; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister.", İİK'nın 182. maddesinde; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmü yer almaktadır. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384)"Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur." (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642)İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle iflasın açılması ile meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16/09/2024 tarihli 2024/1452 E. 2024/2698 K sayılı kararında; "...Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; Dairemize yazılan müzekkerede müflis şirketin iflasının 06/09/2024 tarihinde kaldırılmasına karar verildiği ve kararın 11/09/2024 tarihinde kesinleştiği, bu durumda kayıt kabul davasının hukuki dayanağının kalmadığı, bu durumun usul ve esas yönünden neticeye etkili olduğu anlaşıldığından HMK'nın 30. maddesindeki yargılama ekonomisi ve husumet durumu da dikkate alınarak davaya alacak davası olarak devam edilmesi için kararın re'sen bozulması uygun bulunmuştur..." yönünde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/4 E. 2025/3 K. sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması ve kararın kesinleşmesi karşısında, iflas idaresinin de görevi sona erdiğinden davalıya tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, davaya alacak davası olarak devam edilmesi ve tasdik edilen konkordato projesi de gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının re'sen nazara alınan bu gerekçelerle kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yaşanan süreç nazara alınarak HMK'nın 355. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince esasa yönelik istinaf sebepleri incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile (Kapatılan) İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/349 E. 2022/325 K. Sayılı 13/04/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/09/2026