İtirazın iptali davasında, davacının ödenmeyen fatura iddiaları üzerine kendi delillerinden vazgeçerek davalı ticari defterlerine dayanmasıyla, bilirkişi raporunda davalıda borç ve mal teslimatı tespit edilememesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, ticari mal alım satımından kaynaklanan ödenmemiş faturalar nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş; davalı ise borcu olmadığını, daha önce ödeme yaptığını ve faturalara karşılık senet verdiğini ileri sürmüştür; davacının kendi delillerinden vazgeçerek davalı defterlerine dayanması üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde, davalı defterlerinde davacıya borç görünmediği, davacı tarafından davalıya fiilen mal satışı ve teslimi yapılmadığı, ayrıca sunulan senet veya ödeme makbuzuna rastlanmadığı tespit edilmiştir.

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/448 Esas
KARAR NO : 2019/356
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/04/2017
KARAR TARİHİ : 12/04/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında uzun süreden beri ticari ilişki bulunup karşılıklı mal alım satımı yapıldığını, davalıya faturaya konu malların teslim edildiğini ancak davalı yanca fatura bedellerinin ödenmediğini, faturaların bir kısmına ilişkin olarak İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi açıldığını, itiraz üzerine İzmir .... ATM'nin ... esas ... karar sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verildiğini, temyiz edilmeden kararın kesinleştiğini, ödeme yapılıp borcun kapatıldığını, davalı aleyhine açılan Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine ise davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle davalının yaptığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 23/02/2018 tarihli duruşmadaki beyanında; dava dilekçesini tekrar ettiğini ancak davaya konu faturaya ilişkin olarak malların teslimine dair elimizde yazılı bir sevk irsaliyesi , belge olmaması sebebiyle ayrıca karşı tarafın cevap dilekçesi ile söz konusu faturaların tek taraflı düzenlendiği iddiası, müvekkili ile alakalı olmadığı iddiası neticesinde delillerinden vazgeçtiklerini, teslim yönünde karşı tarafın defterlerine dayandıklarını, davalı tarafın defterlerinin incelenmesini beyan etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya daha önce ödenmemiş olan bir kısım faturalar için müvekkilinin borcunu ödediğini, herhangi bir ödemesi gereken tutarın kalmadığını, müvekkili hakkında başlatılan faturalarda belirtilen meblağlarda bir alacağın bulunmadığını, bir kısım faturaların kapalı fatura olup tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu faturaların karşılığının bulunmadığının görüleceğini, 25/08/2013 tarihli 27.000 TL bedelli senedin bu faturaların karşılığı olarak ödenmiş bir senet olduğunu, bu miktar düşülmeden faturaya dayalı takip yapıldığını, belirtilen nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı tarafça gösterilen tüm deliller toplanmış, Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 05/06/2018 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 71.698,00 TL asıl alacak, 27.277,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.975,68 TL alacak için 10/05/2016 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun 18/05/2016 tarihli dilekçesi ile borca, işlemiş faize, faiz oranına ve yetkiye itiraz ettiği görülmüştür.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporlarında özetle; " davalı ...'nın 2012,2013 ve 2014 yıllarında usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre 10.05.2016 takip tarihi itibariyle davacı ...'ye herhangi bir borcunun görünmediği, davacının ödeme emri ile davalıdan talep ettiği asıl alacak tutarının 71.698 TL olduğu, davacı tarafından ödeme emrinde borcun nedeni olarak gösterilen 08/12/2012 tarihli, 33.630 TL, 12/12/2012 tarihli, 8.378 TL ve 01/06/2013 tarihli 29.690 TL tutarında üç adet faturanın davalının ticari defterlerine kaydedildiği, davalı vekilinin ödeme emrine itiraz ve davaya cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacıya olan borcuna karşılık 25/08/2013 tarih, 27.000 TL tutaında senet erdiği belirtilmekle birlikte, cevap dilekçesi ekinde ve tüm dosya içeriğinde ilgili senet kopsayına veya senedin verldiği/alındığına ilişkih herhangi bir makbuza rastlanmadığı, davacıya yapılan tüm ödemelerin nakit ödeme olduğu görülmekle birlikte, ticari defterlere yapılan ödeme kayıtlarının dayanağı olabilecek herhangi bir tahsilat/ tediye makbuzunun davalı tarafından sunulmadığı, davacı ... tarafından kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmaktan vazgeçildiğinden tarafların ticari hesap hareketleri arasında karşılaştırma yapılamadığı, dava dosyası kapsamında ve davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, davacı tarafından davalıya fiilen mal satışı ve teslimi yapılmadığı, davalı tarafından davcıya 3.493,63 TL tutarındaki fatura bedeli dışında fiilen ödeme yapılmadığı, davacı tarafça ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden defterlerinin incelenemediği " şeklinde görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf 23/02/2018 tarihli dilekçesi ile kendi delillerinden vazgeçerek karşı tarafın defterlerine delil olarak dayandığını ve içeriğini kabul ettiğini beyan etmiş, ise de; davacı dava açarken münhasıran davalının defterlerine dayandığını dava dilekçesinde belirtmemiş olup, davacının HMK. m. 222/5'te belirtilen haktan yararlanılabilmesi için bu isteğini dava açarken bildirmesi gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kemalpaşa İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi yapıldığı, davalı borçulunun itirazı nedeniyle iş bu davanın açıldığı, davacının dava açarken münhasıran davalının defterlerine dayandığını belirtmediği, bu nedenle HMK. m. 222/5'te belirtilen haktan yararlanamayacağı, kendi delillerinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak, davacının davasının reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Peşin alınan 1.690,26-TL harcın alınması gerekli 44,40-TL harca mahsubu ile artan 1.645,86-TL harcın istemi halinde davacı tarafa ödenmesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 8.236,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.12/04/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı