İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin rücuen tazminat davasında, kabul edilen alacağın parasal istinaf sınırının altında kalması nedeniyle davacı vekilinin başvurusunu usulden red kararı.
Özet: Bir rücuen tazminat davasında, işyeri sigorta poliçesi ödemesine ilişkin ilk derece mahkemesinin 3.677,49 TLlik kısmi kabul kararına karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu, sadece kabul edilen kısma yönelik faiz talebiyle sınırlı olup, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki 5.880,00 TLlik istinaf parasal sınırının altında kalan miktara ilişkin olduğu anlaşıldığından, ilgili kanun maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının bu miktar için kesinleşmiş olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu usulden reddedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/947
KARAR NO: 2026/1063
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2021
NUMARASI : 2018/647 Esas - 2021/882 Karar
DAVA: Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ: 09/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesine "Davanın kısmen kabulüne, 3.677,49 TL'nin 29/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair karar verilmiş olup, işbu karara yönelik davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.
04/06/2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ise de anılan değişikliğin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar yönünden uygunlanması mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/07/2025 Tarihli 2023/4-931 E. 2025/491 K. sayılı kararında da aynı yönde oybirliği ile karar alınmıştır.
Somut dosyada, davalı vekili tarafından 07.01.2022 tarihli ek karara karşı 19.01.2022 tarihinde yapılan istinaf başvurusuna ilişkin olarak 10.03.2022 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin karar ile "Muhtıra tebliğine rağmen istinaf harçlarının yatırılmamış olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE," dair karar verilmiş, 25.03.2022 tarihinde davalı vekiline istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin karar tebliğ edilmiş, yasal süresi içerisinde bu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden değerlendirme yapılmamıştır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede ise; dava değerinin 26.710,00 TL olduğu, 3.677,49 TL'nin kabul edildiği, 23.032,51 TL'nin ise reddedildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde "sadece faiz yönünden kaldıırlmasına ve dava dilekçemizdeki gibi ödeme tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine," şeklinde talepte bulunduğu, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun sadece kabul edilen kısma yönelik olduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesine konu kararın verildiği 23.11.2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 5.880,00 TL'dir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesindeki talebi dikkate alınarak istinaf konusu ettiği davanın kabul edilen kısmının ise 3.677,49 TL olduğu bu miktarın da 2021 yılı için kesin sınırı olan 5.880,00 TL'nin altında kaldığı için kararın kesin olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, istinaf karar harcının davacı yana ilk derece mahkemesince iadesine,
3-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacı tarafa ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/09/2026