Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine bağlı haksız el atmanın önlenmesi davasında, adli yardımlı davalının yargılama harçları hakkındaki tavzih talebinin reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi sonrası yükleniciden bağımsız bölüm edinen davalılara karşı açılan el atmanın önlenmesi davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davalar aleyhine sonuçlanması üzerine, adli yardımdan yararlanan birleşen davada davalı vekilinin aleyhine yargılama harçlarına hükmedilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin tavzih talebini reddeden ek kararını temyiz etmesiyle Yargıtay, hükmün kapsamı, tashihi, tavzihin sınırları ve adli yardımlı kişilerden yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapmaktadır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/491 E., 2025/434 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/282 E., 2025/59 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümleri yükleniciden temlik almış olan davalıların dairelere haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, dava dışı kooperatifin inşaatı tamamladığını, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunun bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı kooperatifin davacıya karşı edimlerini ifâ ettiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğundan daire tahsis edildiğini, yapı kayıt belgesi alındığını, Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusunun bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. YARGITAY İLAMI1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerinde Dairemiz 2025/1933 Esas, 2025/3503 Karar, 21.10.2025 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.2. Dairemiz kararının ardından birleşen davada davalı ... vekili tarafından, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararda müvekkilinin adli yardımdan yararlanmasına rağmen aleyhe olarak yargılama harçlarını ödemesine karar verildiğini, kararın 4.maddesinin “davalı ... adli yardımlı olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde tavzih edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.3. Tavzih talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 10.10.2025 tarihli ek kararı ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: müvekkilinin adli yardımdan yararlanmasına rağmen aleyhe olarak yargılama harçlarını ödemesine karar verildiğini belirterek daire kararının 4. maddesinin bozularak, “davalı ... adli yardımlı olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeTalep, ek kararın bozulmasına ilişkindir.Hükmün kapsamı HMK'nın 297. maddesinde düzenlenmiş, 2. fıkra ile “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” diyerek hüküm fıkrasının nasıl oluşturulacağı açıkça belirtilmiştir.Buna rağmen hükmün infazında veya anlaşılmasında güçlük bulunması, karışıklık (müşevveşlik) olması halinde de nelerin yapılması gerektiği yine HMKnın 304 v.d. maddelerinde düzenlenmiştir."Hükmün tashihi" kenar başlıklı 304 üncü maddesinin birinci fıkrası: "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. ..." hükmünü içermektedir.305/2. maddede ise; “Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” denmek suretiyle “tavzih”in sınırları belirtilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339.maddesi birinci fıkrasında ise "Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur” denmektedir.Açıklanan kanun hükümleri uyarınca istinaf başvurusu esastan reddedilen birleşen davada davalı ... vekilinin tavzih isteminin reddine dair ek karara ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, ek kararın onanması gerekmiştir.VII. KARARBirleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin usul ve yasaya uygun olan 10.10.2025 tarihli EK KARARININ ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden ilgiliden alınmasına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.