İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ihlalli geçiş ücreti alacağı kaynaklı itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin parasal kesinlik sınırı nedeniyle usulden reddi.
Özet: Bir köprü ve otoyol işletmecisi şirketin, araçlarıyla ücret ödemeden ihlalli geçişler yapan bir davalıya karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini reddeden kararına yönelik istinaf başvurusu, dava değerinin istinaf kanun yolu parasal sınırının altında kalması nedeniyle üst mahkeme tarafından usulden reddedilmiş, böylece ilk derece mahkemesinin kararı miktar yönünden kesinleşmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİESAS NO: 2026/1235 KARAR NO: 2026/1093T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : 2026/531 Esas ARA KARAR TARİHİ: 26/06/2026DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 14/09/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köprüsü ve ... Otoyolunun işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait araçlar ile 28.12.2024 - 26.11.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe davalı aleyhine İstanbul 35. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalıya ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2026 tarihli ara kararı ile İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde kanunda açıkça bir koşulun öngörülmediğini, delil olarak sunulan belgelerin davalı tarafın ücret ödemeksizin ihlâlli geçiş yaptığını ve para alacağını ispatladığını, müvekkili şirketi tarafından bildirim zorunluluğu olmaması nedeniyle ihlâlli geçiş ücretinin on beş gün sonunda ödenmemesiyle borcun muaccel olacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir. Somut dosyada; davanın açıldığı 25.06.2026 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 50.000,00 TL olup, dava değerinin 30.767,04 TL olması dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-İstinaf yargılaması için yapılan giderlerin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/09/2026