İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan itirazın iptali davasında görevli mahkemenin belirlenmesine yönelik uyuşmazlığı değerlendirerek, davalının tacir sıfatının bulunmadığına ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir.
Özet: Kaçak elektrik kullanımına dayalı itirazın iptali davasında, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığı, davalının vergi kayıtlarına göre tacir vasfında görünmesine rağmen, tüketilen elektriğin ticari işletme faaliyeti kapsamında olduğuna dair yeterli delil bulunmaması ve kullanım yerinin sadece iş yeri olmasının tacir sıfatı kazandırmaması nedeniyle hukuki ilişkinin ticari dava niteliğinde olmadığına hükmedilerek, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1802
KARAR NO: 2026/1894
KARAR TARİHİ: 03/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/06/2026
NUMARASI: 2026/483 2026/385
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki davada İstanbul16. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesince, "... kaçak elektrik kullanımına dayalı dava açtığı anlaşılmakla, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevaplarından davalı ...'in 2. Sınıf tüccar işletme defteri tuttuğu, gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu anlaşılmış olup, her iki tarafın tacir olması ve işin ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, ".... Vergi Dairesi'nin cevabi yazısında davalı ...'in 2. Sınıf tacir sıfatına hazi olduğunu bildirdiği, Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiğigerektiği..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.
Dava kaçak elektrikten kaynaklanan itirazın iptal davasıdır.
6100 sayılı HMK'nin 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir.
İşletme esasına göre defter tutan davalının VUK 177/1. maddede belirtilen hadlerin yarısını geçecek şekilde iktkisadi faaliyetinin olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi belge bulunmamaktadır. Yine aynı şekilde, elektrik hizmeti alan yer ticarethane grubuna dahil ise de, abonelik kaydının, esnaf işletmesi mi yoksa tacir sıfatının varlığının kabulünü gerektirir nitelikte ticari işletmeye mi ait olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Keza, kaçak elektrik tüketim miktarı da, işletmenin, esnaf işletmesi düzeyini aşar nitelikte olduğunu göstermemektedir. Kaçak elektrik kullanılan yerin salt iş yeri olması, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli değildir. Bu durumda, uyuşmazlığın, HMK 2 maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmsı gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 04/09/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere