Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, protokolle bedelsizliği kabul edilen çeklerin tedavülünü engellemeye yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, ticari ilişki kapsamında avans olarak verdiği ve hizmet ifası gerçekleşmediği için bedelsiz kaldığını iddia ettiği çeklerden henüz ödenmemiş olanının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve bankadan ödenmesinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir talep etmiş; davalının çekin bedelsizliğini bir protokol ile kabul ettiğini ve kötü niyetli davrandığını belirtmesine rağmen, ilk derece mahkemesi talebi, iddiayı yargılamayı gerektirdiği ve çek keşidecisinin bankada ödeme yasağı talep edemeyeceği gerekçeleriyle reddetmiş; davacı ise bu karara karşı, davalının bedelsizliği kabul eden yazılı beyanının kesin delil niteliğinde olduğunu ve talebin mutlak ödeme yasağı olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1368
KARAR NO : 2026/1001
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI : ....../...... Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACI :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF
DAVALI :
DAVANIN KONUSU :
TALEP KONUSU :
DAVA VE TALEP TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Taraflar arasında görülmekte olan davada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen 'ihtiyati tedbir talebinin reddi'ne dair ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) TALEP:
Davacı vekili ............ tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı .......... arasında devam eden ticari ilişki kapsamında, ifa edilecek hizmetlerin avansı olarak müvekkili tarafından davalıya ................. Şubesi'ne ait, ........... vade tarihli ve .............. TL bedelli ............ seri numaralı çek ile ............. vade tarihli ve ............... TL bedelli ............. seri numaralı çekin keşide edilerek davalıya teslim edildiğini; davalı tarafça taahhüt edilen hizmet ifasının gerçekleştirilmemesi nedeniyle söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığını; bu hususun ...... ... Noterliği'nin .......... tarih ve .............. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bildirilerek çeklerin acilen iadesinin talep edildiğini; buna rağmen davalının çekleri iade etmediğini, ne var ki taraflar arasında ............. tarihinde akdedilen "İbraname ve Uyuşmazlık Çözüm Protokolü" ile davalının, dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını ve iade edileceğini kayıtsız şartsız kabul ve taahhüt ettiğini; davalının bu taahhüdünü de yerine getirmediği gibi, 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca zorunlu olan arabuluculuk sürecine dahi katılmadığını, sürecin ............... tarihinde "görüşme yapılamadan anlaşmama" ile sonuçlandığını; ............ seri numaralı çekin bedelinin müvekkili tarafından banka kanalıyla haricen ödendiğini, bu nedenle bu çek yönünden istirdat hakkı saklı kalmak kaydıyla borçlu olunmadığının tespiti ve henüz ödenmemiş olan ............ seri numaralı çek yönünden de davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve çekin bedelsiz olduğunun tespiti talebi ile açtığı davada, haricen ödenmiş olması nedeniyle .......... seri nolu çek yönünden tedbir taleplerinin konusuz kaldığı nazara alınarak henüz ödenmemiş olan ve davalının imzaladığı protokol ile bedelsizliği sabit olan ...... ............. Şubesi ............ seri nolu (............ TL bedelli çekin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ve muhatap bankaya ibrazı hâlinde ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, bu hususun ilgili bankaya müzekkere yazılmak suretiyle bildirilmesine, -davalının kötüniyetli tutumu ve müvekkilinin ticari altyapısının zarar görme riski göz önüne alınarak- teminatsız olarak veya HMK'nın 392/1. maddesi uyarınca takdir edilecek bir teminat karşılığında karar verilmesini talep etmiştir.
B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
............ Asliye Ticaret Mahkemesinin ............. tarih ve ......../...... Esas sayılı ara kararı ile;
"Davacı keşideci tarafından, davalı lehtara ticari ilişki kapsamında verilen çekin avans çeki olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiası ile menfi tespit davası açılmış olmakla, bu iddianın yargılamayı gerektirdiği, muhatap bankada ödeme yasağını sadece yetkili hamilin talep edebileceği, davacı keşidecinin çekin şekli borçlusu olup çekte ödeme yasağı talep edemeyeceği yine davacı keşideci tarafından somut menfi tespit davasında mezkur çekin icra takibi öncesi sadece icra takibinin durdurulmasını talep edebileceği ancak bu yönde talebi bulunmadığı da gözetilmekle şartları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
C) DELİLLER:
............ Asliye Ticaret Mahkemesinin ....../...... Esas sayılı dosyası kapsamı.
D) İSTİNAF NEDENLERİ:
İnceleme konusu ara karara karşı ihtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinafında; çeklerin davalı tarafça taahhüt edilen hizmet ifasının gerçekleşmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını; davalının ............. tarihli Protokol ile bu hususu yazılı olarak ikrar etmiş olmasının HMK anlamında yaklaşık ispatın ötesinde kesin delil niteliğinde bulunduğunu, davalının kendi imzasıyla çeklerin bedelsizliğini kabul etmiş olmasının tedbir kararı verilebilmesi için gereken hukuki eşiği fazlasıyla aşmakta olduğunu, menfi tespit davasının tarafı olan keşidecinin çekin bedelsizliği iddiasıyla bu çekin zilyedi olan lehtarın çeki tedavüle çıkarmasını engelleme hakkına sahip olduğunu, taleplerinin, çekin mutlak biçimde tedavülden kaldırılmasına yönelik bir "ödeme yasağı" olmayıp, uyuşmazlığın tarafı olan davalının çeki üçüncü kişilere ciro etmesinin önlenmesiyle birlikte, bankaya ibrazı hâlinde ödemenin tedbiren durdurulmasından ibaret olduğunu, bu hâliyle üçüncü kişilerin haklarına herhangi bir halel getirmeyeceğini belirterek, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair ara kararın kaldırılmasın, müvekkilinin telafisi imkânsız zararlara uğramasının önlenmesi adına, ....... .......... şubesine ait ......... seri numaralı ................ TL bedelli çekin, uyuşmazlık sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin ve tedavülünün önlenmesine, bankaya ibrazı hâlinde ödemesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine; talep, davalının imzaladığı protokol ile bedelsizliği sabit olan dava konusu çeklerden ....... ......... Şubesi .......... seri nolu ............... TL bedelli çekin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve muhatap bankaya ibrazı hâlinde ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.
Mahkemece, talebin, çekin muhatap bankada ödenmesinin durdurulmasına yönelik olduğu, İİK'nın 72. maddesinin öngördüğü icra takibinin durdurulması talebinin bulunmadığı; çekte ödeme yasağının ancak yetkili hamil tarafından talep edilebileceği; çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasının yargılamayı gerektirdiği ve HMK'nın 390/3. maddesindeki yaklaşık ispat şartına kanaat getirilemediği' gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı yine davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.
HMK'nin "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. Maddesinin 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, Ancak taraflar arasında çekişmeli uyuşmazlık konusu hakkında verilebilmesi mümkün olan ihtiyati tedbirin koşulları; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâllerin varlığı olarak belirlenmiştir.
HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez.
Öte yandan, İhtiyati tedbir kararlarında “Ölçülülük” ilkesi; Anayasa ile güvence altına alınan bir ilke olup içinde “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç farklı alt ilkeyi de barındırmaktadır. Başvurulan tedbir, ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli ve gerekli olmakla birlikte; başvurulan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında orantı olmalıdır. Söz konusu ilke, hayatın her alanında uygulama bulmakta olan genel bir ilkedir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında da ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
2004 sayılı icra iflas kanununun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesine göre; "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
(3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. ..."
Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde;
Davacı vekili, ihtiyati tedbire konu taleplerinin, .......... seri nolu ............ vade tarihli ve ............... TL bedelli çekin davalı tarafça üçüncü kişilere ciro etmesinin önlenmesi ve bankaya ibrazı hâlinde ödemenin tedbiren durdurulmasına yönelik olduğunu ifade etmiştir.
Geçici hukukî koruma tedbiri niteliğinde olan ihtiyati tedbir kararlarının davanın tarafı olmayan üçüncü kişiler hakkında uygulanabilmesi mümkün olmadığı gibi, dava konusu çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olması, ticari hayattaki tedavül kabiliyeti ve ticari senetlere güven ilkesi çerçevesinde iyi niyetli üçüncü kişilerin hak kaybına sebebiyet vermemek maksadıyla, dava konusu çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi sonucu bu kişilerin senette mündemiç hak sahipliğinin korunması bakımından dava konusu çeklerlerle ilgili üçüncü kişilere yönelik ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kuşkusuz olmakla birlikte, çekin davalı yanca bankaya ibrazı hâlinde ödemesinin tedbiren durdurulmasına yönelik tedbir talebinin değerlendirilmesinde; Dava konusu ....... ........ Şubesine ait .......... seri numaralı çekin vade tarihinin .................... olduğu, TTK 796. Maddesinde düzenlenen ibraz süresinin, işbu istinaf incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla çoktan dolmuş bulunduğu, anılan maddede öngörülen ibraz süresi geçtikten sonra çekin muhatap bankaca resen ödemesinin, keşidecinin ayrıca talimatı bulunmadıkça hukuken ve fiilen mümkün olmadığı, bu itibarla davacının çekin bankaya ibrazı hâlinde ödenmesi ihtimaline dayalı olarak ileri sürdüğü telafisi güç zarar tehlikesinin istinaf inceleme tarihi itibarıyla ortadan kalkmış olduğu kanısına ulaşan Dairemiz davacının istinaf itirazlarını yerinde görmemiştir.
Bu itibarla, davacı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-) Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair inceleme konusu ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-) Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-İmza
Üye
E-İmza
Üye
E-İmza
Katip
E-İmza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*