Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin, park halindeki aracın kusurlu hareketiyle oluşan cismani zararda zorunlu trafik sigortasının işletilme hali kapsamını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararında, park halindeki bir kamyonetin el freni çekilmeden eğimli yolda hareket ederek bir yayaya çarpması sonucu meydana gelen cismani zararlara ilişkin maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi sigorta şirketini yaralanan kişinin maluliyeti ve sürücünün %100 kusuru nedeniyle tazminatla sorumlu tutmuştur. Sigorta şirketi ise, kazanın "işletme halinde" gerçekleşmediğini, aracın yerçekimi etkisiyle hareket ettiğini ve bu tür bir olayın zorunlu trafik sigortası teminatı dışında kaldığını belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACILAR : ... -
DAVACILAR VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : ...-
: 2-
DAVALILAR VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... sayılı kararının yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 24/09/2012 tarihinde sürücü ...'in park halinde bulunan ... plakalı kamyonetin el frenini çekmeden temizlik yaptığı sırada, aracın hareket ederek yaya kaldırımı bulunmayan ...'ın sol kısmında yürüyen ...'a çarptığını, evin duvarına çarparak durabildiğini, kaza sonucu ...'ın bacak ve kalçasında kırıklar oluştuğunu, maluliyet doğduğunu, davalı ...'in araç sahibi olarak Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesi gereği, sürücü ...'in Borçlar Kanunun 49. maddesi gereği mağdurun maddi ve manevi zararından sorumlu olduklarını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla , toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta şirketi dışında) davalılardan, 100,00 TL maddi tazminatın da, kaza tarihinden (davalı sigorta şirketi açısından dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davalıların husumet ehliyeti olmadığını bildirerek davanın usulden reddini istemiş, esasa ilişkin olarak da, maddi tazminatın belirlenebilir olmasına göre kısmi dava açılamayacağını, mağdur ...'ın kusurlu olup olmadığının tespiti gerektiğini, davanın ... Başkanlığına ihbar edilmesi ile müvekkilleri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; ... plakalı aracın müvekkili ... A.Ş tarafından 28/06/2012-2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Karayolu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, trafik kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını, KTK ilgili hükümleri gereği trafik sigortasının sorumluluğunun doğabilmesi için kara yolunda gerçekleşmesi gerektiğini, aracın işletilme halinde olmadığını , Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, park halinde bulunan, el freni çekilmemiş aracın neden olduğu zararın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminatı dışında olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;
Mahkemece; 24/09/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ...'ın yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davada; davacıların davalılar ... ve ...'e yönelik taleplerinden feragat etmeleri nedeni ile bu davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine karar verildiği,
Davalı sigorta şirketine yönelik devam edilen davada; Adli Tıp Kurumunun 01/04/2015 tarihli raporuna göre; davalı ...'in söz konusu kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacı ...'nın maluliyetine yönelik alınan rapora göre %14 oranında malul kaldığının belirlendiği, kusur raporu ve maluliyet oranına ilişkin raporlar kapsamında aktüer bilirkişiden maddi zarar konusunda alınan raporun ve hesaplama kriterlerinin, dosya içeriği ile hesaplama yöntemlerine uygun olduğu, küçüğün bedensel zararının 119.974,91 TL olduğu, bedelin sigorta poliçe limitleri kapsamında olduğu anlaşıldığından, davalı ...A.Ş'ye yönelik maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ...Sigorta Şirketi vekili istinaf dilkçesi ile; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunun çelişkili olduğunu, aracın kaza esnasında işletilme halinde olduğu kanaati ile bilirkişi raporunda KTK mad.85/3. maddesine göre sigortacının zarar görene tazminat ödemekle yükümlü olduğu bildiriminin Yargıtayın yerleşik ilkelerine aykırı olduğunu, kusur sorumluluğunun poliçe teminatı kapsamında olmadığını, aracın işletilme halinde olduğunun kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olay sırasında aracın KTK anlamında "işletilme halinde" olmadığını, dava dışı ...'in park halindeki aracı temizlemekte olduğunu, araçla trafiğe çıkma, aracı hareket ettirme iradesi bulunmadığını, olay sırasında aracın mekanik aksamı çalışmadığı gibi, motor gücüyle hareket etmesinin de söz konusu olmadığını, zira aracın yer çekiminin etkisiyle hafif eğimli yolda hareket etmekte olduğunu, yerel mahkeme kararının Yargıtay uygulaması ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar yönünden feragat nedeniyle, feragat beyanının sirayeti kapsamında, diğer borçludan talep hakkını kaybettiğini, davanın sigorta şirketi yönünden de reddi gerektiğini bildirerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; cismani zarar nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkin olup, davacıların, aracın işleteni ... ile kazaya sebebiyet veren davalı ...'e yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerinden feragat ettikleri anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; park halindeki aracın temizlik sırasında el freni çekilmediğinden kendiliğinden hareket etmesi sonucu yaralanma nedeni ile sigorta şirketinin KTK'nun 85/3 maddesi kapsamında sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 85/.... maddesinde bir aracın işletilmesinden doğan sorumluluk, 85/3. maddesinde ise işletilme halinde olmayan motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından doğan sorumluluk düzenlenmiştir.
2918 sayılı Yasa’nın 85/.... maddesinde düzenlenen sorumluluğun bir tehlike sorumluluğu olduğu, 85/3. maddesinde düzenlenen sorumluluğun ise bir tehlike sorumluluğu olmayıp, kusur sorumluluğu olduğu ihtilafsızdır. Buna göre, 85/3. maddenin unsurları, işletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazası, işletenin, yardımcılarının kusuru yada aracın bozukluğunun zarara neden olması şeklinde sayılabilir. İşletenin buradaki sorumluluğu, tehlike sorumluluğuna göre daha hafifletilmiş olağan sebep sorumluluğudur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/07/2009 tarihli, 2007/13563 Esas, 2009/8493 Karar sayılı kararı, 17. Hukuk Dairesinin 18/11/2015 tarihli, 2015/4465-12360 E/K sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2014 tarihli, 2014/7950- 15741 E/K sayılı kararı ).
Somut olayda; kazanın aracın trafikte işletilme halinde olmadığı sırada meydana geldiği, ancak park halinde el freni çekilmeyen aracın ... tarafından temizlenmesi sırasında, yolun eğimine göre hareket ederek yaya ...'a çarptığı ve yaralanmasına sebebiyet verdiği, park halindeki aracın kayarak kazaya neden olması durumunda "işletilme halinde" sayıldığı ve sigorta teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Adli Tıp Kurumu raporlarına göre davalı ...'in %100 kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, aktüerya bilirkişisi raporuna göre; mağdur ...'nın %14 malulüyet oranı ile kusur durumuna göre tespit edilen 119.974,91 TL tazminatın poliçe limitleri kapsamında olduğu anlaşıldığından, davalı sigorta şirketinin sorumluluğundadır.
Diğer davalılar yönünden ise; davacı "İbraname" başlıklı bir belge ile davasından feragat etmiştir. Bu belgede tazminat talebinin tamamen veya kısmen karşılanıp karşılanmadığı hususunda bir açıklama yoktur. İlk derece mahkemesi tarafından bu hususun açıklanması davacılardan istenmiştir.
Davacılar vekili vermiş olduğu 18/10/2017 tarihli dilekçe ile; herhangi bir bedel alınmadan feragat edildiğini belirtmiştir.
Buna göre; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 166/... ve 2.maddeleri göz önüne alındığında herhangi bir ödeme olmadan müteselsil borçlular yönünden davadan vazgeçildiğinden, bu vazgeçmenin davalı sigorta şirketine sirayet etmeyeceği kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talepleri yerinde olmadığından HMK 353/...-b-... maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
....)Davalı ...Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/...-b-... maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 8.195,48 TL İstinaf karar harcından, peşin olarak yatırılan 2.049,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.146,48 TL'nin davalı ...Sigorta Şirketinden alınarak hazineye irat kaydına,
3.) İstinaf yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, artan giderin davalıya iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2018
...
Başkan
...
(e-imza)
...
Üye
...
(e-imza)
...
Üye
...
(e-imza)
...
Katip
...
(e-imza)