Yargıtay, nitelikli cinsel saldırı teşebbüsü olarak hükmedilen eylemin suç vasfının tayinindeki yanılgı nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını bozarak basit cinsel saldırıya işaret etti.
Özet: Yargıtay, sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararını onayan istinaf hükmünü bozmuştur; çünkü dosyadaki delillerin nitelikli cinsel saldırının icrai hareketlerinin başladığını kanıtlamaya yetmediği, eylemin Türk Ceza Kanununun 102/1. maddesindeki basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu tespit edilmiştir. Bu durum, suç vasfının tayininde hukuka aykırı bir yanılgıya düşüldüğünü gösterdiğinden, istinaf başvurusunun esastan reddi yerine kabul edilerek yeniden yargılama yapılması amacıyla dosya Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2025/9447 E.  ,  2026/2685 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1668 E., 2025/1506 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ettiği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, tutanak mümzi tanıklarından birisinin dinlenilmediğine, teşebbüs nedeniyle daha fazla indirim yapılması gerektiğine ve eylemin cinsel saldırı olarak değerlendirilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure beyanı, tanık anlatımı, savunma, raporlar ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay günü mağdureye yönelik eyleminde nitelikli cinsel saldırı suçunun icrai hareketlerinin başladığına dair yeterli delilin bulunmadığı, mevcut haliyle sübuta eren eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek eylemin oluş şekli ve geldiği aşama dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.