Kamu görevinden ihraç sonrası tespit edilen malzeme eksikliğinden ihmali davranışla görevi kötüye kullanma mahkumiyetinin, kesin delil ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık nedeniyle Yargıtayca bozulması kararı.
Özet: Kamu görevinden çıkarıldıktan sonra tespit edilen malzeme eksikliği nedeniyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm edilen sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde, söz konusu eksikliğin sanığın görevde olduğu ve fiili sorumluluğunun devam ettiği dönemde meydana geldiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle mahkûmiyet kararının hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2025/1991 E.  ,  2026/286 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2363 Esas, 2024/3310 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine dair Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli Kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hüküm kaldırılarak, sanığın 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 130/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine dair Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.04.2024 tarihli ve 2023/9260 Esas, 2024/4002 Karar sayılı ilâmı ile; sanığın eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 130. maddesi kapsamında değil, şartları oluştuğu takdirde aynı Kanun'un 144. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçeleriyle hükmün bozulmasına ve dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 04.12.2024 tarihli ve 2024/2363 Esas, 2024/3310 Karar sayılı kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçu işlemediğine, suça konu malzemelerin eksikliğinin sanığın kamu görevinden ihracından sonraki bir tarihte tespit edildiğine, ihraç tarihi ile tespit tarihi arasındaki sürede eşyanın zilyetliğinin ve muhafaza sorumluluğunun sanıkta olmadığına, asıl sorumluluğun o dönemdeki taşınır mal sorumlusuna ait olduğuna, sanığın görev yaptığı dönemdeki denetimlerde herhangi bir eksiklik saptanmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gözetilmeden mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın beraati gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
... bünyesinde birlik mal saymanı olarak görev yapan sanığın, 08.07.2018 tarihinde 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, suça konu malzemelerin eksikliğinin ise 31.08.2018 tarihinde yapılan devir-teslim ve sayım işlemi sırasında tespit edildiği nazara alındığında; sanığın görevden ayrılış tarihi ile eksikliğin tespit edildiği tarih arasında geçen süre zarfında dava konusu eşyaların sanığın fiili hakimiyet ve koruma alanından çıktığı, bu zaman diliminde malzemelerin bulunduğu yere başkaca şahısların erişim imkanının bulunup bulunmadığı hususunun şüphede kaldığı, ceza yargılamasının temel ilkesi olan "Şüpheden sanık yararlanır." kuralı gereğince, eksikliğin bizatihi sanığın görevli olduğu ve zilyetliğinin devam ettiği dönemde meydana geldiğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, sanığın beraati yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.