Bankanın sermaye piyasası kanunundan kaynaklanan itirazın iptali davasında talep ettiği 10.000.000 TL ihtiyati haciz kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir bankanın, kullandırdığı kredilerin geri ödenmemesi üzerine şirket ve müteselsil kefilleri aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle birlikte ihtiyati haciz kararı verilmesini istemesi üzerine, ilk derece mahkemesi, sunulan belgeler ve icra dosyası kapsamındaki alacak miktarının ve muacceliyetinin yaklaşık ispat şartını karşıladığı gerekçesiyle %15 teminat karşılığında 10.000.000 TL için ihtiyati haciz kararı vermiş; davalıların bu karara karşı yaptığı itirazı ise, İcra ve İflas Kanunundaki itiraz sebeplerine uymadığı gerekçesiyle reddederek ihtiyati haciz kararının devamına hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1606 Esas
KARAR NO:2026/1607 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2026/312 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİHİ:21/05/2026 (Ara Karar Tarihi)
DAVA:Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ:10/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka tarafından, ... Şirketi lehine, diğer davalıların müteselsil kefaleti ile genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari nakdi ve gayri nakdi krediler tesis edilerek kullandırıldığını, kredi borçlarının geri ödenmemesi üzerine hesapların kapatılarak, borçlulara Kartal ... Noterliğinin 12/09/2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine müvekkili banka tarafındanİstanbul Banka Alacaklar İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, ancak borçlular tarafından haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ve fakat sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, ayrıca borçluların mal kaçırma ihtimallerinin bulunduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle, takdir olunacak teminat mukabilinde şimdilik 10.000.000,00-TL için davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonunda İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve borçlular aleyhine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 24/04/2026 tarih ve 2026/312 Esas sayılı ara kararı ile;
''1-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; davacı / alacaklının davalı / borçlulardan alacağı olan 10.000.000,00-TL'nin tahsilinin ifasını temin bakımından, vaki isteği 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesinin 1. fıkrasına uygun bulunduğundan, borçluların ve üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı %15 oranında(1.500.000,00-TL) teminat yatırılması suretiyle, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve bu dosyadan ihtiyaten haczine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından itiraz edilmiştir.Davalılar vekili itiraz dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK m. 257 ve 258 uyarınca alacağın varlığına dair mahkemede tam bir kanaat değilse bile "yaklaşık ispat" ölçüsünde bir kanaat oluşması gerekmekte olduğunu, ancak huzurdaki dosyada, davacı banka tarafından sunulan kayıtlar tek taraflı olduğunu, müvekkillerinin noter aracılığıyla yaptığı itirazlar ve sunduğu/sunacağı deliller karşısında bu kayıtların doğruluğu ihtilaflı olduğunu, haksız ihtiyati haczin icrası müvekkillerinin ticari hayatında itibarına ve ticari faaliyetine zarar verebilecek nitelikte olduğunu, mahkemece %15 oranında belirlenen teminat miktarı, alacağın miktarının tartışmalı olması ve ihtiyati haciz kararının müvekkillerinin ticari hayatında yaratacağı telafisi güç zararlar dikkate alındığında oldukça düşük olduğunu, kararın kaldırılmaması halinde, müvekkillerinin uğrayacağı muhtemel zararların teminat altına alınabilmesi adına teminat oranının artırılması gerektiğini, işbu ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı ve haksız olması nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılması amacıyla söz konusu karara karşı itiraz etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Mahkemenin 24.04.2026 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 21/05/2026 tarih ve 2026/312 Esas sayılı ara kararında;".....İhtiyati haciz talep eden tarafından sunulan belgeler ve mahkememiz dosyasına kazandırılan icra dosyası incelendiğinde, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu ve bu haliyle de İİK'nın 257/1. maddesindeki şartların mevcut olduğu, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi, davacı banka tarafından hesabın kat edilerek durumun davalı borçluya bildirilmiş olması dikkate alındığında, talep edilen ihtiyati haciz bakımından İİK'nın 258. maddesindeki yaklaşık ispat şartının oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın itiraz sebeplerinin, 2004 sayılı İİK'nın 265. maddesinde öngörülen sebeplerden olmadığı anlaşılmakla, 10.000.000,00 TL üzerinden %15 oranında teminat alınması suretiyle ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatiyle, mahkememizin 24/04/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,
''1-Mahkememizin 24/04/2026 tarih ve 2026/312 Esas sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap kat ihtarına süresinde itiraz edilmiş olması nedeniyle alacağın çekişmeli olduğunu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, yerel mahkemenin hesap kat ihtarnamesine karşı yapılan itirazı görmezden gelerek ve yalnızca bankanın tek taraflı kayıtlarına dayanarak yaklaşık ispatın oluştuğunu kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu,Faiz oranları ve hesaplama hatalarının alacağın likitliğini ortadan kaldırmakta olduğunu, takip ve dava konusu edilen alacak tutarının davacı banka tarafından %90 gibi fahiş bir temerrüt faizi işletilerek hesaplandığını, söz konusu faiz oranın yasal sınırların ve bankacılık teamüllerinin çok üzerinde olduğunu, banka kayıtlarının tek taraflı olarak tutulan kayıtlar olduğunu, alacağın aslına, ferilerine ve özellikle fahiş faiz oranlarına yönelik somut itiraz varken, mahkemece teknik bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan alacağın varlığına dair kanaat oluşturulmasının "hak arama hürriyeti" ve "silahların eşitliği" ilkelerine aykırı olduğunu, borcun miktarının ancak dosya bilirkişiye tevdi edildikten ve banka kayıtları üzerinde denetim yapıldıktan sonra netleşebileceğini, bu aşamada, henüz yargılamanın başında ve miktar bu denli tartışmalı iken 10.000.000,00 TL gibi yüksek bir tutar için ihtiyati haciz kararı verilmesinin müvekkillerin ticari hayatını felce uğratacak nitelikte olduğunu,Hükmedilen teminat miktarının yetersiz olduğunu ve telafisi güç zararlara yol açabileceğini, %15 oranında takdir edilen teminat tutarının, alacağın bu denli tartışmalı olduğu bir dosyada müvekkillerin uğrayabileceği muhtemel zararları karşılamaktan uzak olduğunu, müvekkil şirketlerin piyasada itibarı olan, aktif ticari faaliyetlerini sürdüren ve istihdam sağlayan kurumlar olduğunu, fahiş ve yargılamayı gerektiren bir tutar üzerinden tesis edilen ihtiyati haczin, müvekkillerin bankalar nezdindeki kredibilitesini zedeleyeceğini ve ticari işleyişlerini durma noktasına getireceğini, ihtiyati haczin kaldırılması ve aksi halde ise teminat oranını artırılması gerektiğini, Yerel mahkemenin banka tarafından sunulan her belgeyi otomatik olarak 'yaklaşık ispat' sayarak itirazlarını esastan incelemediğini, yaklaşık ispat şartının dar yorumlanmasının hukuki dinlenilme hakkını zedelemekte olduğunu, oysa ki borçlunun, alacağın muacceliyetine veya miktarına yönelik noter kanalıyla sunduğu belgeli itirazların, yaklaşık ispat karinesini çürütecek nitelikte kuvvetli deliller olduğunu, mahkemenin bu hususta takdir yetkisini davacı banka lehine tek taraflı kullanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, Genel Kredi Sözleşmesi ve Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece 24/04/2026 tarihli ara karar ile, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, itiraz üzerine 21/05/2026 tarihli ara karar ile, itirazın reddine, karar verilmiş ve ara karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Talep eden banka ile davalılardan ... A.Ş. Arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılar ... A.Ş. ve ...'ın ise müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları, kredi borçlarının geri ödenmemesi üzerine kredi hesapları kapatılarak, davacı banka tarafından davalı borçlulara Kartal... Noterliğinden gönderdiği 12.09.2025 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile toplam: 12.643.610,90 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.İİK'nun 257 maddesi kapsamında, muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığı ve miktarının, İİK'nun 258 maddesine göre yaklaşık düzeyde ispat olunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Somut olayda, talebe konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, talep eden davacı bankanın dava dilekçesine eklediği genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı dikkate alındığında yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği, kredi hesabı kat edilerek borcun muaccel hale geldiği, itiraz eden davalıların borcunun rehinle temin edilmediği gibi borcun ödendiğinin de iddia ve ispat edilmediği, faiz oranına yönelik itirazın ise İİK'nın 265. maddesinde düzenlenen itiraz sebeplerinden olmadığı, açılan eldeki davada yargılama yapılmak suretiyle incelenebilecektir. İİK. 259 ve HMK. 392 maddeleri gözetilerek mahkemece taktir edilen teminat miktarı usul ve yasaya uygun olduğu, buna göre mahkemece ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, muteriz davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati hacze itiraz eden davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığından,yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.