İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kefilin eski borçların ödenmesi ve yeni kredi sözleşmelerinden sorumluluğu olmadığı iddiasıyla ihtiyati hacze itirazını değerlendirdiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın talebi üzerine verilen ihtiyati haciz kararına itiraz eden kefilin, ilk derece mahkemesinin itirazı reddeden kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunu ele almaktadır; kefil, daha önceki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçların ödendiğini, mevcut ihtiyati haczin ise kefil olmadığı yeni sözleşmelerden doğduğunu ileri sürerek hukuka aykırı olduğunu, ilk mahkemenin kararının gerekçesiz olduğunu ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini savunmakta, bölge adliye mahkemesi ise uyuşmazlığın, ihtiyati hacze konu alacakların kefilin sorumlu olduğu sözleşmelerden mi kaynaklandığı ve ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında yoğunlaştığını belirtmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1559 KARAR NO : 2026/1613T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 15/04/2026NUMARASI : 2026/612 D.İş - 2026/647 D.İş KararTALEP: İhtiyati Haciz (Finans)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP : İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze itiraz edenin kefil olduğunu, kredi sözleşmelerinden doğan borçların tamamı ödenerek kapatıldığını, önceki sözleşmelere kefil olan ihtiyati hacze itiraz eden hakkında daha sonradan imzalanan yeni kredi sözleşmelerinden doğan borçlar nedeni ile ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara/ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati hacze itiraz nedenlerinin yargılamayı gerektirdiği, incelenen sözleşmeye ve kat ihtarına göre alacağın muaccel hale geldiği dikkate alındığında ihtiyati haciz kararına yapılan itirazların reddine," karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme’nin ek kararının, itirazlarının somut olarak incelenmeden ve gerçek bir gerekçelendirme yapılmadan verildiğinden ve böylece ihtiyati hacze itiraz edenin hukuki dinlenilme ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğinden kaldırılması gerektiğini, ihtiyati hacze itiraz edenin kefil olduğu eski kredi sözleşmelerinden doğan borçların tamamının ödenerek kapatıldığını, buna rağmen, daha sonradan imzalanan ve ihtiyati hacze itiraz edenin kefil olmadığı yeni kredi sözleşmelerinden doğan borçlar nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacze itiraz edenin aynı durumda daha önceden de karşılaşmış olup bu defa Ziraat Bankası’nın talebi üzerine yine yokluklarında verilen ihtiyati haciz kararı, itirazları sonucunda Mahkemece kaldırılarak kesin şekilde iptal edildiğini, Mahkeme’ce verilen 15.04.2026 tarihli ihtiyati haciz kararının ve buna dair itirazları hakkında verilen 04.06.2026 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz edene yöneltilen ihtiyati haciz talebinin reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep eden taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep, genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati hacze konu alacakların ihtiyati hacze itiraz edenin kefil olduğu sözleşmelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz talep eden tarafça, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacaklarının ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, talebe konu alacağın kefili olduğu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). İhtiyati haciz talep eden banka ile .... A.Ş. Arasında 18/03/2015 tarihli ve 11/12/2018 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış ve bu sözleşmelere ihtiyati hacze itiraz eden ..., ... ile birlikte müteselsil kefil olmuştur. Daha sonra banka ile adı geçen şirket arasında 10/01/2022 ve 28/09/2022 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. Ancak bu sözleşmelere ihtiyati hacze itiraz eden ...'ın kefaletinin bulunmamaktadır.İhtiyati hacze itiraz edenin kefalet imzasını taşıyan 18/03/2015 tarihli ve 11/12/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklanan borcun bir noktada ödenmiş olması kefilin, kefalet sorumluluğunu; daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediler yönünden sona erdirmez ise de, banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması halinde ise, şayet yeni sözleşmede ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaz ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde, bu yeni kullandırılan krediden dolayı borcu ödenerek kapatılan ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemez.Somut olayda, dosyada sunulu genel kredi sözleşmeleri ve hesap kat ihtarı, talebe konu kredi alacağının ihtiyati hacze itiraz eden ...'ın kefili olduğu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklandığını veya bu sözleşmelerde, 10/01/2022 ve 28/09/2022 tarihli genel kredi sözleşmelerine atıfta bulunulduğunu yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu halde talep edilen ihtiyati haczin koşulları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince itiraz sebeplerinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-İhtiyati hacze vaki itirazın KABULÜ ile, (Kapatılan)İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/04/2026 Tarih, 2026/612 D.İş ve 2026/647 D.İş K. sayılı kararı ile verilen ihtiyati haczin, ihtiyati hacze itiraz eden ... yönünden tüm neticeleri ile birlikte KALDIRILMASINA,2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından itiraz aşamasında yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 12.500,00 TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak, ihtiyati hacze itiraz eden ...'a verilmesine, 4-İhtiyati hacze itiraz eden vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,5-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 2.002,00 TL, posta gideri 320,00 TL olmak üzere toplam 2.322,00 TL'nin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz eden ...'a verilmesine,6-İstinaf aşamasına ilişkin olarak ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca oy birliği kesin olarak ile karar verildi.10/09/2026