İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari alacak ve ibraz edilmemiş çekin delil niteliği üzerine kurulan ihtiyati haciz kararına yönelik yetki ile teminat itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bu dava, ticari ilişkilerden doğan 152.170,47 Euro tutarındaki alacağın tahsili amacıyla borçluya karşı açılan ihtiyati haciz talebiyle ilgilidir; alacaklı, borçlunun ödeme garantisi vererek çekin ibraz edilmemesini sağlamasına rağmen borcunu ödemediğini ileri sürerken, borçlu ise ibraz edilmeyen çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini, yetki itirazında bulunarak İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ve talep edilen teminatın yetersiz olduğunu belirterek ihtiyati hacze itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi ise sunulan faturalar ve çekle alacağın yaklaşık ispatının sağlandığına, alacaklının yerleşim yerinin ifa yeri olması nedeniyle mahkemenin yetkili olduğuna ve itiraz nedenlerinin yersiz olduğuna karar vererek ihtiyati haciz talebini kabul etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1546 KARAR NO : 2026/1630T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEK KARAR TARİHİ: 17/06/2026NUMARASI : 2026/247 Esas - 2026/253 Karar (Değişik İş)DAVA: İhtiyati HacizİSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP: İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ekte fotokopisini sundukları cari hesap ve cari hesap ekstresinde dökümü yapılı faturalardan ve karşı yandan alacaklı olduğunu, müvekkilinin kereste ticareti yapmakta olup, davalı ile aralarında ticari bir ilişki olduğunu, davalı borçlunun müvekkiline 152.170,47 Euroluk borçlu olduğunu, davalı borçlu borcunu ödemek adına 30/03/2026 keşide tarihli 5.000.000,00 TL bedelli çeki borçlarının bir kısmına karşılık virman yapılmak üzere verildiğini, ancak çekin vade tarihi yaklaştığında borçlu ödeme gününün olmadığını ve müvekkilinin çeki ibraz etmemesini, daha sonrasında ticari ilişkilerden kaynaklanan 152.170,47 EURO bedeli müvekkiline ödeyeceğini taahhüt ettiğini, müvekkilinin tüm iyi niyeti ile çeki ibraz etmemiş olup çekin ibraz tarihi geçtiğini, çekin ibraz tarihinin geçmesi ile birlikte borçlu müvekkilinin borçların adına ödeme yapmayacağını bildirerek müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini, bu nedenlerle toplam 152.170,47 Euro alacağın fiili ödeme tarihindeki TCMB Efektif satış kuru üzerinden TL olarak tahsili için borçlunun taşınır taşınmız ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:İhtiyati hacze itiraz eden vekili 02/06/2026 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz şartlarını oluşmadığını, çekin ibraz edilmediğini ve yazılı delil başlangıcına döndüğünü, yaklaşık ıspatın sağlanmadığını, ihtiyati haciz başvurusunun yetkili yerde yapılmadığını, Fethiye Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu beyanla, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden vekili 17/06/2026 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; takibe konu edilen belge kanuni süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmediğini, bu hali ile kambiyo vasfını yitirmiş durumda olduğunu yetkili yerin Kaman mahkemeleri olduğunu ve yetki yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiğini, teminatın az olduğunu ve artırılası gerektiğini beyanla, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Yapılan incelemede, yapılan incelemede, talebin çeke dayandığı, çekin karşılıksız olduğu, itiraz edenin önce önce Fethiye, sonra Kaman mahkemelerin yetkili olduğuna dair yetki itirazının usulsüz olduğu, kaldı ki para alacağı nedeniyle alacaklının yerleşim yeri ifa yeri olacağından mahkememizin yetkili olacağı, sunulan faturalar ve çek aslı itibarıyla alacağın varlığı konusunda yaklaşık ıspat şartının sağlandığı, ödeme aracı olan çek ibraz edilmemiş ise de, bunun delil vasfını kaybetmediği, çekin bedelinin malen veya nakden ödendiğinin de belgelenmediği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında talep edenin alacaklı olduğuna dair yaklaşık ıspat şartının sağlandığı, itiraz nedenlerinin yersiz olduğu ve reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; çek için karşılıksızdır işlemi yapılmadığını, dayanak çekin sadece yazılı delil başlangıcı hükmünde olduğunu, yazılı delil başlangıcının ispat gücünün oldukça zayıf iken, böylesi bir delile dayanan alacaklının alacağını yaklaşık ispat ile kanıtladığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, çekin düzenlenme yerinin Kaman/Kırşehir olduğunu, davalı şirketin adresinin Kaman/Kırşehir olduğunu, İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, çek için karşılıksızdır işlemi yapılması durumunda alacaklının yerleşim yerinin yetkili olabildiğini, (Yarg. 11.HD 2025/5752 E. 6984 K. 24/11/2025). Ancak dayanak çek için karşılıksızdır işlemi yapılmadığını, bu sebeple alacaklının yerleşim yerinin yetkili olmadığını, ihtiyati haciz kararında teminat tutarının yalnızca %20 (1.000.000,00 TL) olarak belirlendiğini, belirlenen 1.000.000,00 TL'lik teminatın, 5 Milyon TL'lik bir haciz baskısı altında davalının uğrayacağı gerçek zararları (ticari itibar kaybı, kaçırılan iş fırsatları, ticari faaliyetin durması) karşılamayacağını, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki çeke dayalı verilen ihtiyati haciz kararında teminat miktarının yükseltilmesinin bir zorunluluk olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, dosyanın yetkili Kaman Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, %20 oranındaki teminatın artırılarak en az %100 seviyesine çıkarılmasını talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Talep, İİK 257. maddesine göre ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı borçlu tarafından, mahkemenin yetkisiz olduğu, muaccel alacağın bulunmadığı, teminatın yetersiz olduğu gerekçeleri ile itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 17/06/2026 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş karara karşı borçlu vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemenin ihtiyati haciz kararı verme hususunda yetkili olup olmadığı, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı ve ihtiyati haciz kararı için takdir edilen teminat miktarının yeterli olup olmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda: İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. İhtiyati haciz isteyeninin alacağı para alacağı olmakla 6098 sayılı TBK'nın 89/1. Maddesi gereği ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, 6100 sayılı HMK 10. Maddesi gereği sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri mahkemesi de yetkili olduğu, ihtiyati haciz isteyen alacaklının yerleşim yerinin İstanbul mahkemeleri yetki çevresinde kaldığı anlaşılmakla istinaf eden borçlunun bu yöne ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İhtiyati hacizde teminat İİK'nın 259. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede ilama dayalı alacak hakkında ihtiyati haciz kararı için teminat aranmayacağı, alacağın ilam niteliğindeki belgeye müstenit olması halinde ihtiyati haciz kararı için teminatın alınıp alınmayacağının hakimin takdirinde, sair belgelere dayalı alacak hakkında ihtiyati haciz kararı için ise teminat alınmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte teminat İİK'nın 265/1.maddesi gereği aleyhine dinlenilmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu yönünden itiraz sebebidir.Teminatın türüne ilişkin İİK da özel bir düzenleme bulunmadığından bu konuda uygulanacak olan geçici hukuki korumaya ilişkin genel düzenleme İİK 259. maddesi uyarınca ihtiyatı haciz kararında tayin edilecek teminat türü HMK 87 maddesine göre hakim tarafından serbestçe tayin edilecektir.Somut uyuşmazlıkta mahkemece ihtiyati haciz kararında takdir edilen teminat tutarı makul ve yeterli olup itiraz eden borçlu vekilinin bu yönlere ilişen istinaf istemi yerinde değildir.İhtiyati hacze itiraz eden tarafından muaccel bir alacağın bulunmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı ileri sürülmüş ise de dosyaya sunulan belgeler ile ihtiyati haciz isteyenin mahkemece ihtiyati haciz kararı verilen miktar kadar muaccel bir alacağının bulunduğu dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat ve dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2026