Danıştay, 692 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL Komisyonu ret kararı ve AİHM Yalçınkaya kararı iddialarını içeren göreve iade temyiz başvurusunu reddedip bölge idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bir KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL Komisyonu tarafından göreve iade başvurusu reddedilen davacının, ret işleminin iptali ile özlük ve parasal haklarının iadesi talebiyle açtığı davanın, idare mahkemesi ve istinaf tarafından reddedilmesi üzerine temyize götürdüğü uyuşmazlıkta; davacı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ihlali, irtibat/iltisak iddialarının hukuka aykırılığı, ölçülülük ilkesine aykırılık ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya kararı gibi gerekçelerle bölgesel idare mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişse de, Danıştay, bölge idare mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiş ve ret kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2024/22805Karar No : 2025/9892Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği, irtibat ve iltisakın istihbari nitelikte kavramlar olduğu, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunların suç saymadığı eylemlerin sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak değerlendirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü irtibat ve iltisakının bulunmadığı, hakkındaki tanık beyanlarının gerçek dışı olduğu, hakkındaki örgüt mensuplarınca ankesörlü hatlardan ardışık aranma iddiasının Yargıtayca belirlenen kriterlere uymadığı, HTS kayıtlarının eski tarihli olduğu, Bank Asya nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık faaliyetlerinden ibaret olduğu, suç teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığı, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü halin amacıyla bir ilgisinin bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağının kalmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi:...Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.