İş kazası sonucu hayatını kaybeden kalıp ustasının mirasçılarının güvenlik önlemi eksikliği iddiasıyla şirkete karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasında kusur ve tazminat miktarına yönelik temyiz talepleri.
Özet: Bu hukuki süreç, bir inşaat işçisinin yüksekten düşerek hayatını kaybetmesi sonucu eşi ve çocuklarının inşaat şirketine karşı iş kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleriyle ilgilidir. Davacılar, şirketin güvenlik önlemlerini ihmal ettiğini ileri sürerken, davalı şirket gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile ekipmanları sağladığını, kazanın tamamen vefat edenin kendi kusurundan kaynaklandığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, istinaf mahkemesi ise davacıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Bunun üzerine davacılar, kusur raporlarındaki çelişkiler, eksik takdir edilen manevi tazminat ve güncellenmeyen rapor gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/14671 E.  ,  2026/6583 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/303 E., 2025/1465 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/14 E., 2024/977 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un eşi ...'un davalı şirkete ait ... Mah, ... Cad, No:33, ... adresinde bulunan inşaatta kalıp ustası çalışmakta iken 28.07.2018 tarihinde inşaatın 12. Katından düşmek suretiyle hayatını kaybettiğini, kazanan meydana geldiği inşaatta güvenlik ağı (file) bulunmadığını, işçilere emniyet kemeri, baret ve ayakkabı verilmediğini, iş kazası sebebiyle eşini kaybeden ... ile babalarını kaybeden ...ve ... murislerini maddi desteklerinden yoksun kaldığını, manevi olarak zarar gördüklerini beyanla, öncelikle davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları üzerine takdirine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, HMK'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı eş için 4.000-TL ile davacı ... için 2.000-TL, davacı ... için 2.000-TL, davacı ... için 2.000-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı eş için 150.000-TL, davacı ... için 10.000-TL, davacı ... için 100.000-TL ve davacı ... için 100.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İnşaat şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle: dava dilekçesindeki maddi vakıaları kabul etmediklerini, zira müvekkili şirketin çalışmış olduğu iş güvenliği uzmanı tarafından ... ...'a iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin gerekli eğitimlerin verildiğini ve teslim edilmesi gereken güvenlik ekipmanlarının kendisine imza karşılığında teslim edildiğini, eğitimler esnasında ve taahhütnamelerle vefat eden ...'a yüksekte güvenli çalışma kurallarının bildirildiğini, ayrıca şirket bünyesinde kazanın yaşandığı inşaat için sağlık ve güvenlik planı, acil eylem planı, eğitim planı, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tespit ve öneri defteri gibi mevzuatın gerektirdiği tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, müvekkili şirketin kazanın yaşanmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tam kusurlu olduğunu, müteveffanın abisi ... ... ölü muayene ve inceleme tutanağında olay tanığı olarak alınan beyanında kaza günü düğün nedeniyle işi erken bırakacakları için müteveffanın güvenlik ekipmanlarını çıkardığını ve son bir köşe kelebeğini takmak isterken düştüğünü ifade ettiğini, mahkemece müvekkili şirketin kusurlu olduğu kanaatine varılması halinde ... tarafından daacılara bağlanan ölüm geliri gözönünde bulundurularak ilk gelir peşin değerlerinin rücuen tahsil edilebilecek kısmının davacıların tespit edilen gerçek zararından mahsubu gerektiğini, ayrıca müteveffanın kazanın oluşumunda kusurlu bulunması halinde kusuru oranında tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından, manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağını beyanla, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle ;
a. Kusur raporunun hatalı olduğunu, kusur raporlarının çelişkili olduğunu, hakkında davanın reddine karar verilen davalıların sorumluluğunun bulunduğunu,
b.manevi tazminatın eksik takdir edildiğini,
c. asgari ücretin artışına rağmen raporun güncellenmediğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
A) Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.