Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin ticari alım satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında alacak, geç teslim, ayıplı mal ve cezai şart iddialarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf davası, davacının ticari mal tesliminden kaynaklanan 208.056,67 TL bakiye alacağı için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali talebine ilişkindir; davalı, davacının gecikmeli ve ayıplı ifaları nedeniyle kendi müşterisine ödemek zorunda kaldığı 58.317 Euro tutarındaki cezai şartın davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini savunurken, ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmetmiş; davalı ise istinaf başvurusunda, ticari defterlerin karşılıklı incelenmemesi, cezai şart bedelinin mahsup edilmemesi ve ürünlerdeki ayıpların göz ardı edilmesi nedenleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ...NUMARASI : ... Esas, ... KararDAVACI : ...VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... -DAVALI : ... VEKİLİ : Av.DAVANIN KONUSU : Ticari Alım Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptaliKarar Tarihi : Karar Yazım Tarihi : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya bir kısım ticari malların teslim edildiğini, bunun karşılığında bir kısım ödemenin yapıldığını, ancak 208.056,67 TL bakiye alacağın ödenmediğini, bu sebeple Bursa ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davalı borçlunun takip tarihinden ve ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra 08/03/2016 tarihinde 7.159,03 Euro (karşlığı 22.941,... TL) ödeme yaptığını, aynı gün icra müdürlüğü dosyasında borcun tamamına da itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 185.115,46 TL'lik asıl alacağa ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından yapılması gereken teslimatın süresinde yapılmadığını, bu nedenle siparişlerin süresinde müşterisine teslim edilemediğinden hakkında cezai yaptırım uygulandığını ve zarara uğradığını, davacının ayıplı ifaları neticesinde vekil eden firma aleyhine tahakkuk ettirilen cezai şartın davacı firmaya intikal ettirileceğinin bildirildiğini, yabancı menşeili S.Oliver Turkey Tekstil Tic. Ltd. Şirketi firması ile aralarında ticari ilişki olduğunu, ticari ilişkinden kaynaklanan anlaşma gereği firmanın geçikmeli ve eksik sayıda teslim edilen ürünler nedeniyle 58.317 Euro reklamasyon bedeli uyguladığını, bu hususta tüm kusurun davacıya ait olduğunu, bu bedelinde davacı firma tarafından ödenmesi gerektiğini, emtialardaki ayıpların defaatle vurgulandığını ve bu durumun davacı firma tarafından bilinmekte olduğunu, davacının icra inkar talepleri şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;Dava konusu alacağın davacının 2015 yılında davalıya teslim ettiği ürünlerin bedeli olduğunu, bunların geç tesliminin davacı tarafından ispat edilemediğini, sunulan e-mail kayıtlarının dava konusu ürünlere ait olup olmadığının anlaşılamadığını, taraflar arasında halen ticari ilişki olduğunu, davalının cezai şart zararının davacı tarafından karşılanması gerektiğini iddia etmesine rağmen sonradan davacı ile mutabakat yapılarak 208.056,67 TL borclu olduğunu kabul ettiğini, bunun da çelişki oluşturduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde; sadece davacının ticari defterlerinin incelendiğini, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, cari hesaba dayanan ticari ilişkin değerlendirilmesi için ticari defterlerin karşılıklı olarak incelenmesi gerektiğini, davacının geç teslimi nedeniyle davalı firmanın müşterisi tarafından davalıya cezai yaptırım uygulandığını, bu hususta düzenlenen reklamasyon faturalarını noter kanalı ile davacıya bildirildiğini, 58.317 Euro olan cezai şartın davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, bu bedelin davacıya olan borçtan mahsup edildiğinde davacıya borçlarının bulunmadığını, davacı ile yapılan e-mail yazışmalarında ürünlerdeki ayıpların defaatle bildirildiğini, karar altına alınan icra inkar tazminatı için şartların oluşmadığını belirterek kararın bozulması talep edilmiştir. Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde; davalının istinaf talebinin esastan reddi ile yerel mahkemenin kararının onanması talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Davacı ile davalı arasında 16/02/2015 tarihli ... nolu "müşteri sipariş onayı" başlıklı sözleşme yapılmıştır. Her ne kadar sözleşme davalı tarafından imzalanmış değil ise de bu sözleşmenin yapıldığı davalının da kabulündedir. Bu sözleşme ile toplam 21.800 mt. Kumaşın 74.120,00 Euro karşılığında 17/03/2015 tarihinde davalıya teslim edileceği belirlenmiştir. Davacı davalıdan alacaklı olduğunu belirterek Bursa ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapmıştır. Bu icra takibinde; 208.056,67 TL asıl alacak, ....077,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 209.134,00 TL'nin tahsili talep edilmiştir. Takibe dayanak olarak faturalar ile 25/01/2016 tarihli taraflarça imzalanmış mutabakat formu gösterilmiştir. Bu mutabakat formunda davalının davacıya 31/12/2015 tarihi itibari ile 65.746,01 Euro karşılığı 208.056,67 TL borçlu olduğu yazılıdır. Davalı şirket vekilinin süresinde borca, faize, faiz oranlarına itiraz etmesi nedeniyle takip durmuş ve itirazın iptali davası açılmıştır. Davacı alacaklı olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmektedir. Dava değeri olarak da; davalı tarafından icra takibinden sonra itiraz tarihinde borca mahsuben 7.159,03 Euro karşılığı 22.941,... TL ödendiğini, bu sebeple bakiye 185.115,46 TL asıl alacak kaldığı belirtilerek bu miktar yönünden itirazın iptali talep edilmektedir. Davalı ise; davacının ürünlerini süresinde teslim etmediğini, bundan ötürü kendilerinin de ürün sattığı yabancı şirket tarafından reklamasyon faturası kesildiğini, bu zarardan davacının sorumlu olduğunu, düzenlenen 58.317 Euro reklamasyon bedelinin davacının alacağından mahsup edildiğinde borcun kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı, dava dışı S.Oliver Türkiye Limited isimli şirketin davalı şirkete yazdığı 04/06/2014 tarihli yazıdaki geç teslim halinde uygulanacak indirim miktarlarını gösterir yazı ile S.Oliver Bernd Freler GmbH isimli şirketin düzenlediği 15/05/2015 tarih 5451 nolu 30.960 Euro bedelli, 12/05/2015 tarih 19045 nolu 3.908,74 Euro bedelli, 12/05/2015 tarih 19042 nolu 12.342,33 Euro bedelli ve 08/05/2015 tarih 19039 nolu ....023,32 Euro bedelli reklamasyon faturalarına dayanmaktadır. Taraflar arasında 25/01/2016 tarihli mutabakat formu imzalanmıştır. Bu belgeye göre 31/12/2015 tarihi itibariyle davacının davalıdan 208.056,67 TL alacaklı olduğu yazıldır. Davalı tarafından bu belgeye itiraz edilmemektedir. Davacı da bu belgedeki alacağını talep etmektedir.Davalının dava dışı şirkete geç teslimden dolayı ceza şart ödemesi 08/05/2015 ile 15/05/2015 tarihleri arasında düzenlenmiş 4 adet faturaya dayanmaktadır. Yani; taraflar aralarında borç mutabakatı düzenlediklerinde davalının ceza şart zararı mevcut idi, buna rağmen davalı zarardan haberi olmasına rağmen borcunun 208.056,67 TL olduğunu kabul etmiştir. Mutabakat zaptında bu hususla ilgili herhangi bir ihtirazi kayıtta konulmamıştır. Bu kabul artık davalıyı bağlar. Bundan dolayı davalının itirazları yerinde değildir. Borç mutabakatı ile davacının alacağı sabit olduğundan artık başka hususun araştırılmasına gerek yoktur. Yani davalı kendi defterlerinin incelenmemesini bir eksiklik olarak ileri sürmüş ise de mutabakat belgesi ile borcun sabit olması bu belgeye de itiraz edilmemesi, itirazın sadece dava dışı şirkete ödenen cezai şartın zarar olarak davacıya yansıtılıp yansıtılmadığı hususunda olması nedeniyle davalının defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zaten davalı vekili de itirazında, sadece defterlerinin incelenmediğini belirtmiş, incelenmesi sonucunda hangi hususun ispat edileceğini belirtmemiştir. Dolayısıyla defterlerin incelenmesi ile ispat edilecek bir husus yoktur. Bu nedenle davalının bu itirazları da yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından icra takibinde talep edilen tüm alacağa itiraz edilmiş, akabinde bir miktar ödeme yapılmıştır. Davacı tarafından da bu ödeme asıl alacaktan mahsup edilerek sadece asıl alacak yönünden itirazın iptali talep edilmiştir. Yani takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden dava açılmamıştır. Ancak ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hüküm kısmında sadece davanın kabulüne ile ödeme emrine yapılmış olan itirazın iptaline denilmiş, asıl alacak miktarı miktarı belirtilmemiştir. Davalının dava açılmadan önce yapmış olduğu ödemesi icra dosyasına yansıtılmadığından, icra dosyasında asıl alacak miktarı 208.056,67 TL gözükmektedir. Yine kararın gerekçe kısmında davacının ....077,33 TL işlemiş faiz alacağı olduğu belirtilmiş ise de hüküm kısmında bunun da kabul edilip edilmediği belli değildir. Bu nedenle bu husus infazda tereddüte yol açacaktır. Oysaki HMK 297/... maddesine göre hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hususta kamu düzeni ile ilgili olduğundan dairemizce hükmün HMK 297/... maddesine uygun olarak yineden yazılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle kararın kaldırılarak "davanın kabulü ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 185.115,46 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa 12/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına" karar verilmiştir. Davalı tarafından istinaf dilekçesinde e-mail yazışmaları ile davacıya ayıp bildirimde bulunduklarını bildirmiş ise de; dosyaya sunulan ve incelenen e-mail yazışmalarında ayıp iddiasının geç teslim konusunu içerdiği, ürünlerde bir ayıp olduğuna dair ibarenin olmadığı görüldüğünden davalı vekilinin ayıp iddiası bu şekilde değerlendirilmiştir. Zaten davalı tarafından yargılama süresincede de ayıp iddiasında bulunurken ürünlerde bir ayıp olduğu hususunda betimlemede bulunulmamıştır. Bu nedenle davalının ayıp itarızının geç teslime yönelik olduğu anlaşılmıştır. Davacı icra inkar tazminatına hükmedilmesine de itiraz ederek istinaf sebebi yapmıştır. İcra inkar tazminatına hükmedebilmek için alacağın likit olması gerekir. Eser sözleşmelerinde alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemektedir. Ancak eser sözleşmelerinde de eserin bedeli ile ilgili ihtilaf olmayıp alacak faturaya bağlanmış ise, örneğin; ihtilaf alacağın ödenip ödenmediği gibi hususlarda ise alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilebilmektedir. Mevcut davada da davacı tarafından üretilen ürünün nitelikleri ve bedeli hususunda bir ihtilaf yoktur. İhtilaf geç teslimden kaynaklanan cezai şartın zarar olarak davacının alacağından mahsup edilip edilemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Dolayısı ile davacının alacağı likit olmaktadır. Bu sebeple hüküm altına alınan miktarın %20'si oranında hesaplanan 37.023,09 TL olarak icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İnfazda tereddüt olmaması için bu miktar da hükümde gösterilmiştir. Hükmün yazılış şeklinin düzeltilmesi nedeniyle davalının istinaf başvurusunun sadece bu sebepten kabulü ile ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar kaldırılarak yukarıda açıklaması yapılan şekilde yeniden karar verilmiş, davalının diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; ...-)Davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ...-)Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ... Esas ... Sayılı kararın kaldırılmasına, 3-)Davanın kabulü ile davalının Bursa ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe yapmış olduğu itirazının iptali ile 185.115,46 TL asıl alacak ve bu asıl alacağı 12/02/2016 takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, 4-)Hüküm altına alınan 185.115,46 TL alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 37.023,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ...-)Harçlar yasası gereğince hesaplanan 12.645,24 TL karar harcından peşin olarak alınan ....115,64 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.529,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-)Davacı tarafından yapılan 602,00 TL yargılama gideri ile ....115,64 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 17.056,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,9-)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, İSTİNAF HARÇ ve YARGILAMA GİDERİ...-)Davalı tarafından peşin yatırılan 3.162,00 TL'nin istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, ...-)Davalı tarafından yapılan bir adet tebligat gideri olan 12,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 3-)Davalı tarafından peşin yatırılan istinaf gider avansından varsa artan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 4-)Davalı vekilinin tehir-i icra talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren ... hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/01/2018 ... Başkan ... e-imzalıdır... Üye ... e-imzalıdır ... Üye ... e-imzalıdır ... Katip ... e-imzalıdır