Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin kambiyo vasfı taşımayan çekin menfi tespiti, ibraz şartları ve hatır senedi iddialarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacının, hakkında icra takibi başlatılan çeke ilişkin kambiyo vasfını yitirdiği, usulüne uygun ibraz edilmediği, çift imza yerine tek imza ile tanzim edildiği, ciro silsilesinde usulsüzlük bulunduğu, hatır çeki niteliğinde olduğu ve davalıya tahsil cirosu ile devredildiği gerekçeleriyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasında; ilk derece mahkemesi, çekin keşide tarihinde tek imzanın geçerli olduğunu, hatır senedi iddiasının yazılı delille ispatlanamadığını ve çekin teminat olarak verilmesinde hukuki bir engel bulunmadığını tespit ederek davacının taleplerini reddetmiştir.

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ./. - ./.
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ./. KARAR NO : ./.T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : .ÜYE : .ÜYE : .KATİP : .İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ : .NUMARASI : ./. E. ./. K.DAVACI : .. VEKİLİ : ..DAVALI : ..VEKİLİ : ..DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraka Dayalı)DAVA TARİHİ : 13/01/2021KARAR TARİHİ : 22/04/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2025Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../. tarih, ./. Esas, ./. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibine konu edilen çekin çekin kambiyo vasfını taşımadığını, davaya ve takibine konu çek arkasındaki ibraz kaşesi hukuka ve usulüne uygun bir ibraz olmadığından ilgili kıymetli evrak çek vasfını kaybettiğini, çekin ibraz edildiği tarihte müvekkili şirketin çift imzayla temsil şartı gerektiğini, çekin tek imzalı olduğunu işbu çekten doğan borçlardan sorumlu olmayacağını, ciro silsilesinin düzgün olmadığından davalının yetkili hamil olmadığını, müvekkili şirket ile lehtar arasında ilişkinin gerçek borç ilişkisi olmayıp hatır evrakı mahiyetinde olduğunu, işbu çeke karşılık aynı miktarda çekin lehtar şirketten alındığını, işbu teatinin üzerine şirket yetkilisinin vefat etmesi sebebiyle şirketin bankadan alamadığı evrak bankaca yetkisiz bir şekilde taraflarınca takibe koyulduğunu, davalı şirket, Bursa .. İcra Hukuk Mahkemesinin ./. Esas sayılı dava dosyasında çekin kendisine çek bordrosu ile tevdi edildiğini iddia etmişse de çek tevdi bordrosu hukuken "temlik" mahiyetinde olmadığını ve aynı bordronun altında yazan hüküm gereği ilgili bankaya yalnızca tahsil imkanı vermekle "tahsil cirosu" olduğunun çok açık olduğunu, emre yazılı bir çekin tahsil cirosu ile devri halinde çeki iktisap eden kişi çeki devredenin vekili durumunda olduğunu; bu çekin tahsili için hukuki işlem yapmaya yetkili olduğunu, bu nedenle, tahsil cirosunun temlik ve teminat fonksiyonunun olmadığını belirterek davalarının kabulü ile müvekkilinin davaya ve takibe konu çekler yönünden borçlu olmadığının tespiti, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu çekin lehtar .. firması tarafından çek tevdi bordrosu ile teminat hükmünde teslim edildiğini, müvekkilin çeki elinde bulundurma sebebi . firmasının ./. sayılı borçlu cari hesap kredisinin teminatını oluşturması olduğunu, müvekkilinin yetkili ve yasal son hamil olduğunu, ibrazın başka şube aracılığıyla yapılabileceğini, teslim tarihinde davacı şirketin tek yetkilisinin bulunduğunu, kambiyo vasfına haiz olduğunu, davacı iddialarının iyiniyetli yasal hamil olan müvekkili haklarına halel getirmeyeceğini, hatır çeki iddiasının yazılı belge ile ispatının gerektiğini, keşideci ve lehtar arasındaki herhangi bir hukuki ilişkinin olmadığının beyan edilmesinin çekin teminat olarak tevdi edildiği bankalarını hukuken bağlamamakta olduğunu belirterek davanın reddine, kötü niyetli şekilde iş bu davayı yönelten davacı yana takip konusu alacağın %20 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, davanın davalı tarafından davacı aleyhine keşidecisi .. ... Limited Şirketi lehtarı . . . Ltd. Şti olan 131.000,00 TL bedelli çeke dayalı yapılan icra takibinden borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, davacının öncelikle müvekkilinin şirketinin çift imza ile temsil edildiğini, ancak çekte tek imzanın bulunduğu iddiası bakımından yapılan incelemede Ticaret Sicil Gazetesinde 11/05/2020 tarihinden sonraki ilan ile birlikte müştereken imzaya geçildiği, çekin keşide tarihinin 09/05/2020 olduğu göz önüne alındığında keşide tarihi itibariyle çekin geçerli bir çek olduğu görülmekle bu iddiasına itibar edilmemiş olup, müvekkili şirket ile lehtar arasında herhangi bir temel hukuki ilişkinin olmadığını, müvekkilin çeki keşide etmiş olduğunu ve . . Araçlar Ltd. Şti. ile aralarındaki ilişki gerçek bir borç ilişkisi olmadığını, hatır evrakı mahiyetinde olduğunu iddiası açısından çekin hatır senedi olarak 3. kişiye verildiğinin ispatının kambiyo senetlerinin niteliği gereği ancak yazılı delil ile ispat edilebileceği, davacının . . . Ltd. Şti'ne dava konusu çeki hatır senedi olarak verdiğini kesin deliller ile ispat edemediği, ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının hatır senedi iddiasını ispat edemediği, davacının keşide edip . r Ltd. Şti'ne vermiş olduğu çekin teminat olarak davalı bankaya verilmesinde bir sakınca olmadığı, tahsil cirosu hususundaki iddiasında ise TTK 790. maddesi uyarınca TTK 789/4 maddesinde "Muhatap lehindeki ciro yalnız makbuz hükmündedir; meğerki, muhatabın birden fazla şubesi olup da, ciro, muhatap şubeden başka bir şube üzerine yazılmış bulunsun." hükmü gereği ciro farklı şube üzerine yazıldığı görülmekle yukarıda açıklanan sebeplerle davacının davasını ispat edemediğinden reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya ilişkin olguları tekrarla davalı bankanın takibe konu çeki temlik aldığına dair belge sunamamış olmasının yanı sıra bir an için temlik cirosu düşünüldüğünde dahi çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edilip kırdırılmasının mümkün olmadığını, temel ilişki bulunmadığına yönelik delillerin toplanmadan hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olması sebebiyle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72. maddesine dayalı takipten sonra açılan menfi tespit istemine yöneliktir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda; icra takibine konu çekte davacı keşideci, dava dışı . . . Ltd. Şti lehtar-ciranta, davalı, lehtar beyaz cirosu sonrası çeki elinde bulunduran hamil konumundadır. Davacı çekin kambiyo vasfına haiz olmadığını, davalının yetkili hamil kabul edilemeyeceğini ve çekin hatır için lehtara verildiğini belirterek borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı lehtar cirosu ile iyiniyetle teminat hükmünde alınan çekin süresinde usulüne uygun ibrazla kambiyo vasfını koruduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu kapsamda, çekte ancak tahsil veya temlik cirosu yapılabileceğinden dava konusu yapılan çekin dava dışı lehtar tarafından yapılan beyaz ciroda rehin cirosu ile devredildiğine dair bir açıklık bulunmadığına göre, çekin rehin cirosuyla devredildiği kabul edilemez. Bu itibarla dava konusu çekin dava dışı şirketin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği gözetildiğinde davalının dava konusu çeki teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak, süresinde yapılan ibraz sonrası kambiyo vasfını koruyan çekte meşru hamil olduğu kabul edilmelidir.Öte yandan, 6102 Sayılı TTK'nun 818. maddesinin göndermesi ile çeklerde de uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesi uyarınca davacı tarafından bankanın çekin hatır çeki/bedelsiz olduğunu bilerek iktisap ettiği ve iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair ispata yarar delil sunulmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştirDosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine, 4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. .