Sosyal güvenlik kurumunca fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilen yaşlılık aylığı ve yersiz ödeme iadesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun reddi.
Özet: Davacının yaşlılık aylığı ve geçmiş ödemeleri, belirtilen dönemdeki sigorta bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı ve sigortalılık niteliği taşımadığı gerekçesiyle kurum tarafından iptal edilip iadesi talep edilmiş, davacı bu işlemi haksız ve hukuka aykırı bularak aylığının yeniden bağlanmasını ve ödenmeyenlerin yasal faiziyle ödenmesini talep etmiş; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesinde de bu ret kararı usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/19347 E.  ,  2026/6450 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2132 E., 2025/377 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/722 E., 2022/386 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, davacı 01.09.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı ve diğer SSK hizmetlerinden yararlanmakta iken, yaşlılık aylığı, bayram ikramiyesi, 4/A kapsamındaki yurt dışı borçlanma işlemi ve diğer SSK hizmetleri haksız bir şeklide iptal edildiğini ve 01.09.2015-26.03.2021 tarihleri arasında davacıya yapılan ödemelerin yersiz olduğundan bahisle iadesi için davalı tarafından borçlandırma işlemi yapıldığını, Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile davalı Kurumun işleminin iptaline, davacının kesilen aylığının, kesilen tarihten itibaren tekrar bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların da yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacı Kuruma yazılı başvuru yapmaksızın işbu davayı açtığını, müvekkili Kuruma başvuru dava ön şartı olduğunu, kurum denetimini sonucu hazırlanan 23.10.2020 tarih ve 2020/AKÇ/039 sayılı raporda 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrası (a) bendi kapsamında tespiti yapılan iş yerinin belirlenen dönemlerde yapılan sigorta bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı ve dolayısıyla sigortalı olma niteliği taşımadığı belirtildiğinden sigortalının belirtilen iş yerindeki sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini ileri sürerek, davanın öncelikle usulden reddini, aksi kanaatte ise davacı yönünden haksız ve yersiz açılan dava yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Kurum tarafından yersiz ödeme borcuna ilişkin yazının usulsüz tebliğ edildiğini, müfettiş raporunun davacının yokluğunda usulsüz düzenlendiğini, dinlenen ve aleyhe beyan veren tanıkların da iptal edilen dönemde tam olarak çalışması bulunmadığıi bir hafta gibi sürelerle çalıştıkları, dahili davalı ...’ün davacının çalışmasını doğruladığı beyanı dikkate alındığında mahkemenin verdiği kararın bozulmasını savunmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.07.2015-30.07.2015 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının tekrar bağlanması aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.