Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen davada, davacının önceki hakları, tanınmış markası ve kötü niyetli başvuru iddialarıyla marka tescilinin iptali ve hükümsüzlüğü talebi ele alınmaktadır.
Özet: Davacı şirket, davalı tarafından yapılan marka başvurusunun veya tescilinin iptali ve hükümsüz kılınmasını talep ettiği davada, davalı markasının 1999dan beri piyasada kullanılan, uluslararası tescilleri, alan adları, sosyal medya varlığı ve ticaret unvanında yer alan ana unsuruyla özdeşleşmiş, yüksek ayırt edici niteliğe sahip ve tanınmış kendi markasıyla karıştırılacak derecede benzer olduğunu iddia etmiştir; davacı, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ve kendisinin uzun yıllara dayalı itibarını zedeleyerek haksız menfaat sağlamayı amaçladığını belirterek, sınai mülkiyet kanununun ilgili maddeleri uyarınca markanın reddedilmesi veya hükümsüz kılınması gerektiğini savunmuştur.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/49 Esas - 2026/46
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/49 KARAR NO : 2026/46DAVA : Marka ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 03/02/2025KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Yazım Tarihi: 04/03/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“Davacı markası ile dava konusu markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, taraf markalarının baskın unsurunun kelime unsuru olduğu ve bu unsurların birebir aynı oldukları, 1999 yılından beri faaliyetlerini sürdüren davacının, ... ibaresini oluşturmuş olduğu, geliştirdiği ... uygulaması ile farklı yaş gruplarının farklı arayışlarına cevap verdiği; ayak değerlendirmesi ve iç taban uygulamasını tüketicilere sağlayan ilk firma olarak rakiplerinden sıyrıldığı, somut olayda davacının, ... ibaresini piyasada bilinir hale getiren gerçek hak sahibi olduğu, davacının 2000 yılında ... ibareli alan adlarını kendi adına tescil ettirerek mal ve hizmetlerini tüketicilere bahsedilen alan adı aracılığı ile takdim etmeye başlamış olduğu, ayrıca davacının 2000’li yılların başlarından itibaren ... ibaresini ... gibi farklı coğrafyalarda yer alan ülkelerde marka tescil başvurularına konu etmiş ve tescil ettirmiş olduğu, itiraz edilen başvuru kapsamında yer alan 09 ve 11 numaralı sınıflarda davacı şirketin ...’de başvuru sahibinden önce hak sahibi olduğu, buna ilişkin tescil bilgilerine ulaşılabilecek bir internet adres linki sunduğu, dava konusu başvurunun 6769 Sayılı Kanun’un 6/3 hükmü uyarınca da reddedilmesi gerektiği, davacıya ait ... markasının tanınmış bir marka olduğu, davacı markasının, sektörel anlamdaki kullanım durumu esas alındığında gerek kullanımı gerekse oluşturulma şekli itibariyle yüksek ayırt edici niteliğe sahip olduğu, 2000’li yıllardan beri kullanılan, geliştirdiği teknoloji ve uygulamalarla sektördeki rakiplerine fark atan, yurt dışında farklı fikri mülkiyet ofisleri nezdinde korunan tanınmış bir ibare olduğu, davacının ...’un yanı sıra ...sıra bağlantısı üzerinden tüketicilere takdim ettiği ... ibaresini taşıyan uygulamasının 100 binden fazla kez kullanıcılarca indirilmiş olduğu, ... adlı Youtube kanalının davacı tarafından 20 Ekim 2011 tarihinde oluşturulduğu ve söz konusu kanalın bugüne kadar toplamda 1.976.909 kez görüntülenmiş olduğu, sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanan davacının ... ibareli ...bağlantısında yer alan Instagram hesabının yaklaşık 3000 kişi tarafından takip edilmekte olduğu, dava konusu markanın 6769 Sayılı Kanun’un 6/4 hükmü uyarınca da reddinin gerektiği, davacı markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi de dikkate alındığında ... ibaresinin başvuru sahibi tarafından kullanılmasının davacı markanın ayırt edici niteliğini zedeleyeceği gibi başvuru sahibinin haksız yarar elde etmesine de yol açacağı, davacı şirketin ... ibaresi üzerinde ticaret unvanından ve diğer fikri haklardan dolayı da hak sahibi olduğu, davacı şirket ünvanının ... olup davacıya ait alan adının ... şeklinde olduğu, ayrıca davacı uygulaması ve sosyal medya hesaplarının da ... ibareli adlardan oluşmakta olduğu, itiraza konu başvuruda asli ve yegane unsur olarak yer alan ... ibaresinin, davacının ticaret unvanında, alan ve uygulama ile sosyal medya adlarında yer alan asli unsurun tıpatıp aynısı olduğu, 6769 Sayılı Kanun’un 6. maddesinin 6. fıkrası gereğince reddini ve hükümsüzlüğünü talep ettiklerini, İtiraza konu olan başvurunun kötü niyetli yapılmış olduğu, itiraza konu olan başvuruyu gerçekleştiren kişinin tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, ilk aşamada itiraza konu ibareyi 25 ve 35 numaralı sınıfta yani davacının aktif olarak faaliyet gösterdiği alanlarda (giyim sektöründe ve 35 numaralı sınıftaki muhtelif hizmetler hususunda) tescil ettirmek isteyen başvuru sahibinin alenen bu yükümlülüğe aykırı davranmış olduğu”öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline, ... başvuru numaralı ... ibareli marka tescil başvurusunun kapsadığı tüm mallar bakımından reddine, tescil gerçekleşti ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... KARARININ İPTALİ YÖNÜNDEN; Davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği;HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN; davacı tarafın yukarıda belirtilen iltibas, tanınmışlık, kötü niyet iddialarına ilaveten SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/4 maddesine göre yurt dışı tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre unvan ve isim hakkı iddialarına yönelik davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 03/12/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 03/02/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; “Başvuru ile gerekçe markaların yüksek düzeydeki benzerliği, gerekçe marka kapsamındaki mal/ hizmetler ile tiraza konu malların benzerlik düzeyi ile bir arada değerlendirilmiş ve ilgili tüketicilerin, Sınıf Kodu 09“Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” malları bakımından, başvuru ile itiraz gerekçesi markaları aynı ticari kaynakltan gelen; işletmesel bağı olan markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış olduğu, belirtilen nedenle, Sınıf Kodu 09 “Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” malları bakımından markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği sonucuna varılmış olduğu, başvurunun iyi niyet kurallarına aykırı biçimde yapıldığı yönündeki iddianın da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerliğin, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötüniyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden bu gerekçeye dayalı itirazın da yerinde ve haklı görülmemiş olduğu, son olarak, itiraza dayanak markanın işbu başvurunun tescile konu malların ait olduğu alanda bilinir olduğu yönünde herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı göz önüne alındığında, markanın tescili halinde 6/5’te belirtilen durumların ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmış olduğu” gerekeçeleriyle” itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun Sınıf Kodu 09 “Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” malları bakımından kısmen reddine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markası ...25/11/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; "SMK md. 6/1 kapsamında ... sayılı davalı başvuru markasının ... kararı ile tescil kapsamından çıkartılmamış (kapsamında bırakılmış) olan mal ve hizmet sınıfları ile davacının kullanım ispatı talep edilmeyen itiraza/davaya mesnet ... sayılı tescilli markasının mal ve hizmetlerinin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili mal ve hizmetlerden oluşmadığı, Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları , Görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları halde, başvuru markasının ... kararıyla kapsamından çıkartılmamış olan emtialarla davacının itiraza/davaya mesnet markası arasında mal/hizmet benzerliği koşulunun SMK’ya uygun şekilde gerçekleşmemiş olması nedeniyle, taraf markalar arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, SMK md. 6/3 kapsamında; Davacı tarafından Davalının marka başvuru tarihinden önce “...”ibareli başvuru markasının tescilsiz işaret olarak tescil talep edilen 9 ve 11. sınıfa konu mallarda fiilen kullanıldığına ve ayırt edici hale getirildiğine ve bu surette önceye dayalı hak/gerçek hak sahipliği sıfatının kazanıldığına dair herhangi bir delile rastlanmamakla, davacının dava konusu ... sayılı “...” ibareli davalı markasının gerçek hak sahibi olduğunun varsayılamayacağı, Markalar arasında ... kararıyla başvuru markasının tescil kapsamından çıkartılmamış olan mal/hizmetlere ilişkin iltibasın oluşmayacağı ve uyuşmazlığın çözümü SMK 6/1 maddesi anlamında yapılmış olduğundan 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, Dava konusu markanın, davacı tarafa ait ticaret unvanının esaslı unsurunu içermesi ve davacıya ait ... ibareli alan adı ile de benzer olması nedenleriyle, SMK md. 6/6 hükmü dolayısıyla başkasına ait fikri mülkiyet haklarından kaynaklı tescil engelinin oluşabileceği, Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı taraf vekilinin ek rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir.GEREKÇE;Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;... kararı iptali talebinde ;Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunsa da; başvuru kapsamında bırakılan emtialar açısından taraf markaları arasında aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar bulunmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.Hükümsüzlük talebinde ise ; "..." ibareli marka başvurusu ile davacının " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunsa da; başvuru kapsamında bırakılan emtialar açısından taraf markaları arasında aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar bulunmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Diğer yönden ise Dava konusu markanın davacı tarafa ait ticaret unvanının esaslı unsurunu içermesi ve davacıya ait ... ibareli alan adı ile de benzer olması nedenleriyle, SMK md. 6/6 hükmü dolayısıyla başkasına ait fikri mülkiyet haklarından kaynaklı tescil engelinin oluşabileceği, söz konusu olduğu;Ancak dava konusu marka karar tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-... kararının iptaline yönelik açılan davanın REDDİNE,2- Hükümsüzlük konulu açılan dava ile ilgili olarak dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 18/02/2026 Katip ... Hakim ... E- imzalıdır E- imzalıdır