Bursa Bölge Adliye Mahkemesinden, COVID-19 döneminde maske satışı yasağı nedeniyle itirazın iptali davasında aşırı ifa güçlüğü ve sözleşme uyarlaması üzerine verilen istinaf kararı.
Özet: Bu dava, davacının davalıya sattığı maskelerin bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; davalı, maske satışının Cumhurbaşkanlığı kararıyla yasaklanması nedeniyle malı iade etmek istediğini ve ödeme yapmaması gerektiğini savunurken, ilk derece mahkemesi, davalının öngörülemeyen yasak durumu karşısında sözleşmenin uyarlanması veya feshi için hukuki yollara başvurmaması ve yasağın geçici nitelikte olması gerekçeleriyle davacının talebini haklı bularak itirazın iptaline karar vermiştir.

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ./. - ./.

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ./.
KARAR NO : ./.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : .
ÜYE : .
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : ./.
NUMARASI : ./. E. ./. K.
DAVACI : ...
VEKİLİ : .
DAVALI : ... - .
VEKİLİ : .
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ././.
KARAR TARİHİ : ././.
KARAR YAZIM TARİHİ : ././.
Bursa .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ././. tarih, ... Esas, ./. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıya maske sattığını düzenlenen 06/04/2020 tarih .. nolu fatura bedelinin ödemediğini, yapılan icra takibine maske satışının Cumhurbaşkanlığı kararıyla yasaklandığını iadeye yönelik başvurunun kabul edilmediği nedenli itiraz edildiğini, ancak satışın yasaklanmasının tek başına sözleşmeden dönme için haklı sebep teşkil etmediğini belirterek davalının itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; icra takibine konu fatura muhteviyatı malın cinsi olarak maske olduğunu, faturaya konu maskelerin teslimatının gerçekleşeceği aynı gün Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan genelge üzerine eczanelerde maske satışının yasaklanmış olduğunu, Cumhurbaşkanlığı tarafından yasaklamanın ardından takiben Türk Eczacılar Birliği de eczanelerde maske satışının ikinci bir emre kadar durdurulmasının istenildiğini, yaşanan bu gelişmeler ışığında koli halinde hiç açılmamış durumda maskelerin iade edilmesi istenilmiş, ancak firma malın iadesini kabul etmediğini, davalı Müvekkili Eczacı ...'in faturayı iade ettiğini, her bir maskenin birim fiyatı davacı tarafından da kabul edildiği üzere 3,50 TL olduğunu, satışı yasaklanan bir malın bedelinin istenmesi haksız hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı deliller itibariyle davalının malın teslim edilmediğini söylemediği gibi eksik ve ayıplı bir teslimden de bahsetmediğini, savunmanın maske satışının yasaklanmasının öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durumun varlığına yönelik olduğunu, bu doğrultuda TBK'nın 138. maddesinde aşırı ifa güçlüğünden bahsedildiğini, bu maddeye göre tüm sözleşme temelli ilişkilerde edimler arası aşırı dengesizlik olgusunun söz konusu olması durumunda tarafların hakime başvurarak sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde dönme hakkına sahip olunduğunu, aksi halde taraflar arasındaki sözleşmenin imza altına alınan tüm şartlarıyla birlikte tarafları bağlayacağı, somut olayda davalı tarafça savunmasına esas teşkil edecek şekilde bir uyarlama talep etmediği gibi bu konuda bir dava da açmadığı uyarlama ile sözleşmenin feshi ve malın ve/veya bedelinin iadesi istenmedikçe teslim edilen malın parasını davalı taraf ödemek zorunda olduğu, beklenmeyen durumların davacıyı da davalıyı da etkileyebileceği, davalıya düşen bu beklenmedik durumlar karşısında taraflar arasındaki alım- satım sözleşmesinin uyarlanmasını istemesi olduğunu, kaldı ki davacıyı malları teslim alması konusunda bir yazılı ihtarı da bulunmayan davalının, maske satışının yasaklanmasına ilişkin kararın kalkmasının akabinde elindeki maskeleri satmasında da artık fiili ve hukuki bir engel de bulunmadığından, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya ilişkin olguları tekrarla yasaklamanın öngörülebilecek durum olmadığını, davacının malı teslim alması gerektiğini, müvekkilinin yasaklanan bir ürünü iade etmek istemesi hayatın ve ticaretin olağan akışına uygun olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davaya konu maske satış ve teslim günü olan 06/04/2020 tarihinde satış yasağının geldiğini ancak yasağın 08/05/2020 tarihinde kaldırıldığını yasak kaldırıldığında üst satış sınırı getirildiğini, yasak sebebiyle davalının fesih ve iade talebinde bulunmadığını, yasak öncesi satış ve teslimi gerçekleşen ürünlerin yarar ve hasarının teslimle alıcı davalıya geçmesi sebebiyle gördüğü zarardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, satış sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; takip ve davaya konu fatura muhteviyatı malların davalıya teslim edilmediği yönünde bir savunmanın davalı tarafça ileri sürmemiş bulunmasına, takip ve davaya konu faturaya ilişkin alım-satım ve buna dayalı dava konusu faturanın, davalı savunmasında geçen yasaklama kararından önce gerçekleşmesi ve sözleşmenin basiretli tacir gibi davranmak zorunda bulunan her iki tarafı bağlayacak nitelikte bulunmasına, teslim ile birlikte hasar ve yararın alıcıya geçmesi karşısında davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 641,65 TL istinaf karar harcından peşin alınan 160,41 TL'nin mahsubu ile bakiye 481,24 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi.