Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde, araç çarpışması sonucu maddi tazminat davasında kusur ve delil itirazlarına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalıya ait aracın kendi aracına çarpması sonucu meydana gelen ağır maddi hasar nedeniyle, çarpan sürücünün kaza yerini terk ettiğini belirterek 350.000 TL maddi tazminat talebiyle dava açmıştır. Davalı araç sahibi, kusurun davacıda olduğunu ve davacının kaza tespiti ile belgelenmesini engellediğini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi ise, kazaya karışan aracın sigortalı araç olduğuna ve kusura dair yeterli ispat bulunmadığını, ayrıca hasar bedeli ödenmesi için gerekli çekme belgesi gibi evrakların eksik olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, tarafların kusur oranının tespiti amacıyla dosyayı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk etmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 14/07/2023
DAVA: Maddi Tazminat
GEREKÇE TARİHİ: 09/07/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/02/2022 tarihinde davalı araç sahibine ait ....plakalı aracın davacı tarafa ait .... çarparak araçta maddi hasara sebep olduğunu, olay sonrasında, davalı sürücü ... ün kaza mahallini terk ettiğini, müvekkili tarafından hakkında karakola şikayette bulunulduğunu, aracın kaza sonrasında hasarlı halini gösteren fotoğraflarının çekildiğini, .... Polis Merkezi yetkilileri tarafından Görgü ve Tespit Tutanağı düzenlendiğini, ifadesi alındığını ve olay yeri krokisi oluşturulduğunu, kaza sonrası aracın ağır hasar aldığını, Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... D. İş sayılı dosyası üzerinden yapılan 31/03/2022 tarihli keşif neticesinde aracın 500.000,00 TL rayiç değeri 150.000,00 TL sovtaj değeri kalan alacak bakiyesinin 350.000,00 TL olduğunu beyan ederek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 350.000,00 TL'nin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle;söz konusu olayın gerçekleşmesinde davalı müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmamakla beraber kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verenin davacının kendisinin olduğunu, bu hususta tanıklarının olduğunu, müvekkilinin, kaza yerine ait fotoğraf çekip kaza tutanağı tutma ya da trafik polisi çağırma girişiminde bulunmuş ise davacı taraf buna sözlü olarak engel olduğunu, davacı tarafın, kendi kusurlu halini kabul ederek davalı müvekkilinin zararını gidereceğini ileri sürünce müvekkilininde davacı tarafa zorluk çıkarmadığını ve araçların çekici marifeti ile kaza mahalinden kaldırılmasına itiraz etmediğini, her iki kazalı aracın da çekiciler marifeti ile davacı tarafa ait bir dükkana götürüldüğünü, her iki aracın da davacıya ait dükkanda bulunduğunda dair fotoğraflar olduğunu, kaza anına ait fotoğrafların çekilmemesinde, kaza tutanağı tutulmamasında veya trafik polisi çağrılmamasında müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, zira müvekkilinin davacı tarafın kötü niyetli haline güvendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili kazaya karıştığı iddia edilen ....plakalı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ,.... tarihlerini kapsayan ....numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın 20/02/2022 tarihi saat 04:30 sularında, sigortalı aracın DUR levhasına uymayarak aracına çarpmış olduğunu iddia edildiğini, ancak ilgili kazaya karışan aracın sigortalı araç olduğuna ilişkin herhangi bir kamera kaydı yahut sigortalı tarafından bir ikrar beyanı yahut taraflar arasında düzenlenmiş imzalı bir kaza tespit tutanağı yahut sigortalı araç sürücüsü - malikinin savcılık tarafından alınmış bir ifade tutanağı bulunmadığını, davacı tarafın aracındaki hasarını tespit ettirmiş olabileceğini, ancak açılmış olan davanın yalnızca bir tespit davası olduğunu, gerek kazaya karışan araçların tespiti gerekse kusura ilişkin esasa ilişkin karar verme yetkisi olmadığını, davacının öncelikle ilgili kazayı ve kazaya karışan aracın sigortalı araç olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı dilekçesinde ifade etmiş olduğu herşey kendi beyanında öteye geçmediğini, buna kaza yerinin de dahil olduğunu, nitekim olaydan sonra olay yerine gidilerek bir keşif yapılmadığını, kazaya ilişkin herhangi bir somut delil tespit edilmediğini, müvekkili şirkete usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığını, davacı tarafın, taraflarına yapmış olduğu başvuru taleplerinde taraflarından talep etmiş olduğu rayiç bedelin ödenebilmesi için gerekli belge olan çekme belgesini eklemediğini ve sürüncemede bırakma kastı ile hareket ettiğini, eksik evrak tamamlanmadan sigorta şirketi aleyhine dava açılamayacağını, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ".... tarafların kusurunun oransal olarak tespiti bakımından dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tebliğ edildiği ve Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 15/05/2023 tarihli raporunda davalının kontrolsüz kavşakta "DUR" levhasına rağmen ilk geçiş hakkı davacı tarafta olduğu gerekçesi ile %85 oranında kusurlu olduğu, yine davacının ise meskun mahal içerisinde kavşak hız şartlarını gözetmeyip müteyakkız seyirle kavşağa yaklaşmadığı" gerekçesiyle %15 oranında kusurlu olduğu belirtilerek "davanın kısmen kabulü ile; 297.500,00 TL'nin davalı ....yönünden kaza tarihi 20/02/2022, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi 30/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ...vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan kusur tespitinin hatalı olduğunu, sokak arasında 100 km hızın üzerinde seyreden davacının %15 kusurlu olduğu tespitinin somut durum ile bağdaşmadığını, davacı tarafın sokakta çok yüksek hızda seyrettiği ve ehliyeti olmamasına rağmen araç ile trafiğe çıktığı göz önüne alındığında %15'ten daha yüksek olmak üzere kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, kusur durumu dikkate alınarak tazminat belirlenmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin tamamından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin müvekkili şirketin tazminattan sorumluluğu oranında paylaştırılması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı şeklindeki kusurlu hareketinin bilirkişiler tarafından tespit edilmesine rağmen davalı tarafın kusurunun sadece %15 olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkili için ilk geçiş hakkı kuralına riayet etmediğinin belirtilmesine rağmen bu durumun gerçeklikle uyuşmadığını, zira müvekkilinin kavşakta "DUR" levhasında durmadığı ve geçiş üstünlüğüne riayet etmediğine dair ne tanık ifadesi ne de görüntü kaydı bulunduğunu, ancak buna rağmen bilirkişiler tarafından müvekkilin "DUR" levhasına uymadığı ya da geçiş üstünlüğüne riayet etmediği tespitine nasıl varıldığının anlaşılamadığını, dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda; müvekkilinin davacı tarafa çarptığı şeklindeki tespitlerin gerçeklikle uyuşmadığını, kaza sonrası araç fotoğrafında görüleceği üzere tam tersine davacı tarafın, davalı müvekkilinin aracının önüne çarptığını ve davacının müvekkilinin aracının sol taraf meyil aldığını ve davacının müvekkilinin aracının sola doğru büküldüğünü, tazminat tutarının usulüne uygun olarak tespit edilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasına bağlı oluşan hasar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut dosya incelendiğinde; ... günü Saat ... sıralarında davacı sürücü ... ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile .... Sokak üzerinden seyirle olay yeri kavşak mahalline geldiğinde, seyrine göre yolun sol tarafındaki kavşak kolu olan ...Sokak üzerinden seyirle gelen davalı sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ....plaka sayılı araç ile çarpışmaları neticesinde dava konusu maddi hasarlı trafik kazısının meydana geldiği, ilk derece mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonrasında hazırlanan .... tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kural ihlalinde bulunduğu, yine davalı ....'in ise kavşaklarda ilk geçiş hakkı kuralını ihlal ettiğinin belirlendiği, aynı raporda davacıya ait ...plaka sayılı otomobilin kaza tarihi itibariyle piyasa değerinin 500.000,00 TL, yine sovtaj değerinin 150.000,00 TL olarak tespiti ile birlikte davacının bakiye zararının 350.000,00 TL olarak belirlendiği, ilk derece mahkemesince tarafların kusurunun oransal olarak tespiti bakımından dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tebliğ edildiği ve Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin ...tarihli raporunda davalının kontrolsüz kavşakta "DUR" levhasına rağmen ilk geçiş hakkı davacı tarafta olduğu gerekçesi ile %85 oranında kusurlu olduğu, yine davacının ise meskun mahal içerisinde kavşak hız şartlarını gözetmeyip müteyakkız seyirle kavşağa yaklaşmadığı gerekçesiyle %15 oranında oluşan zararda kusurlu bulunduğu belirlenmiş ve ilk derece mahkemesince davalının kusuru da gözetilmek suretiyle toplam 297.500,00 TL'nin davalılardan tahsiline yönelik karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ZMSS sigorta şirketi vekili ile birlikte davalı Halil Kök vekili tarafından yukarıda açıklanan sebeplerle istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Somut dosya kapsamında; ilk derece mahkemesince tarafların kusur durumunun tespitine yönelik keşif yapılmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan kusur raporunun birbiri ile orantılı olması, olayın meydana geliş şekli, geçiş hakkı üstünlüğü davacıda olmasına rağmen davalı tarafça bu hususa riayet edilmeksizin kontrolsüz kavşakta geçiş hakkı üstünlüğüne aykırı hareketi nedeniyle %85 oranında kusurlu bulunmasına yönelik raporun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının aracının kaza tarihi itibariyle rayiç değerine yönelik 13/02/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yapılan değerlendirmelerin yargı denetimine açık ilmi verilere dayalı olması, davacının aracının aldığı hasar nedeniyle tamirinin ekonomik olmaması da gözetilerek sovtaj bedeli düşülmek suretiyle belirlenen 350.000,00 TL maddi zarara yönelik bilirkişi kurulu raporunun hükümde dikkate alınmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamasına, araç hasarları sebebiyle istenilen tazminatlarda aracın sovtaj bedelinin belirlenen toplam zarardan öncelikle indirilecek olması ve sonrasında tarafların kusur durumuna göre bakiye kalan bedel üzerinden kusur oranı da uygulanarak nihai maddi tazminat miktarının tespit edilecek olması nedeniyle (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/2776 Esas 2023/12469 Karar sayılı ilamı) ilk derece mahkemesince bu hususa riayet edilerek davacının nihai maddi zararının tespit edilmiş olması da göz önüne alındığında, davalıların bu hususlara yönelik istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ancak, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b/3. maddesi uyarınca, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olup hükmolunan tazminat sigorta bedelini (sigorta limitini) geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminat oranı dahilince ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. İstinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenleri ile sınırlı şekilde yapılan inceleme kapsamında davalı sigorta şirekti vekilince sadece davalılar aleyhine hükmedilen vekalet ücreti bakımından istinaf isteminin bulunduğu da gözetilmek suretiyle ZMSS poliçesinde davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle maddi hasar olarak teminat limiti 50.000,00 TL olmakla, mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarı davalı sigorta şirketinin teminat limitini aştığından davacı lehine hükmedilen avukatlık ücretinden, sigorta bedelinin (limitinin) hükmolunan tazminata oranı dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerekirken diğer davalı ile birlikte tamamından müteselsilen sorumlu tutulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç olarak, davalı ....vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda izah edilen nedenlerle kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf isteminin REDDİNE, davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2023 tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 297.500,00 TL'nin davalı ...yönünden kaza tarihi 20/02/2022, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi 30/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 20.322,22 TL harçtan peşin olarak yatırılan 5.977,13 TL harcın mahsubuyla bakiye 14.345,09 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih ve ...Esas - ...Karar sayılı, ...Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
b-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 5.977,13 TL peşin harç toplamı 6.057,83 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-Davacının yapmış olduğu keşif, bilirkişi ücreti, posta ve müzekkere ücretinden ibaret 5.737,40 TL'nin kısmen kabul- kısmen red oranında 4.962,60.-TL ile ilk dava masrafı 6.069,33 TL olmak üzere toplam 11.031,93 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 234,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,
e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenleri de gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 44.650,00 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti de gözetilerek 7.504,20 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
f-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden İstinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenleri de gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
g-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 20.322,22 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 5.080,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.241,67 TL istinaf karar harcının davalı ...ten tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
b-Davalı ...ün istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
c-Davalı ...Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 5.080,55 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalı ....Sigorta A.Ş.'ye İADESİNE,
d-Davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından istinaf incelemesi için yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 203,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 941,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...Sigorta A.Ş.'ye VERİLMESİNE,
e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/06/2026
...