Çocuğun cinsel istismarı gibi ağır suçlarda temyiz incelemesi öncesinde, kanun yolları, süreleri ve tebligat gibi usul eksikliklerinin giderilmesi amacıyla dosyanın iadesi.
Özet: Yargıtay, çocuğun cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sağlık için tehlikeli madde temini suçlarına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararında, mağdure beyanının tam metin haline getirilmemesi, katılan mağdure vekiline temyiz süresi ve gerekçeli dilekçe sunma zorunluluğu uyarısının yapılmaması ve diğer katılanlara kararın tebliğine ilişkin eksikliklerin bulunması gibi önemli usul hataları saptadığından, dosyanın bu noksanlıkların giderilmesi için incelenmeksizin bölge adliye mahkemesine iadesine hükmetmiştir.
9. Ceza Dairesi         2022/3846 E.  ,  2026/2663 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1769 E., 2019/1461 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma, sağlık için tehlikeli madde temini
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek
esastan reddi
katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Katılan mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanı özet olarak tutanağa geçirilmiş olduğundan çözümü yapılıp, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 236/8. maddesi gereğince yazılı metin haline getirilmesi,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesinde "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." ve 5271 sayılı Kanun'un 34/2. maddesinde "Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, aynı Kanun'un 291/1. maddesinde temyize ilişkin kanuni sürenin belirtilmesinin yanı sıra gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren işlemeye başlayan yedi günlük süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair karar tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesinin hatırlatılmadığı ve 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 6/1-e bendi uyarınca anılan 295. maddenin uygulanmaya devam olunduğu, katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde sebep bildirmediği nazara alındığında, katılan mağdure vekiline "5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini bildirir gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içerir tebligat ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğ edilmesi,
Temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve kararı temyize hak ve yetkileri bulunan katılanlar Hamide ve Mehmet'e tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla inceleme konusu kararın adı geçenlere tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına eklenmesi, aksi hâlde belirtilen kararın usûlüne uygun şekilde katılanlara tebliğ edilmesi,
Neticesinde süresi içinde hükümlerin gerekçeli olarak temyiz edilmesi hâlinde temyiz dilekçeleri ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunmamaları hâlinde ise mevcut hâliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.