Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, marka başvurusuna yapılan itirazın reddi kararının iptali ve iltibas nedeniyle markanın hükümsüz kılınması davası.
Özet: Davacı, Türk Patent ve Marka Kurumunun, kendisinin itirazına rağmen üçüncü tarafın marka tescil başvurusuna yönelik itirazını reddeden kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tescili talep edilen markanın mevcut markalarıyla karıştırılma ihtimali (iltibas) taşıdığı, tanınmış marka statüsüne aykırı olduğu ve kötü niyetli başvuru yapıldığı gerekçeleriyle Kurum kararının iptalini ve başvuru markasının tescilinin durdurulmasını, reddini veya tescil edilmişse hükümsüzlüğünü talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/25 Esas - 2026/26

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/25
KARAR NO : 2026/26
DAVA : Marka ... kararı iptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 20/01/2025
KARAR TARİHİ : 09/02/2026 Yazım Tarihi: 23/02/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalılardan ... tarafından ... başvuru numaralı “...” markasının 42. Sınıfta tescili talebinde bulunulmuştur. Söz konusu markanın yayınına karşı Müvekkil tarafından 27.02.2022 tarihli ve ...sayılı dilekçe ile itiraz sunulmuş olup, itiraz ... ’nın 07.11.2023 tarihli, ...sayılı yazısı ile reddedilmiştir. ... ’nın ret yazısının hukuka ve usule aykırı olması nedeniyle; ... sayılı dilekçe ile marka yayınına itirazının yeniden incelenmesi talep edilmiştir. Marka yayınına itirazın yeniden incelenmesi talebimizin ... ’nun 21.11.2024 tarihli, ... karar sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararda özetle; “…Başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasındaki belirgin görsel, işitsel ve bütünsel farklılıkları dikkate alan Kurul; "..." ibareli başvuru ile itiraza gerekçe gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma/ ilişkilendirilme ve tanınmışlık nedeniyle karıştırılma ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. .….” şeklinde kanaat kurulmuştur. 21.11.2024 tarihli, ... sayılı ... kararının haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle, işbu davanın açılması zarureti doğmuştur. Bu nedenle ... başvuru nolu “...” markası ile mal ve hizmet üretimi, pazarlaması, satış ve dağıtımı, tanıtımı, reklamı yapılmaması ve dava konusu markanın yargılama süresince 3. Kişilere devrinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, Markanın tescil sürecinin devam etmesi halinde ise ... nezdindeki ... başvuru nolu “...” marka başvurusunun tescil işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, Dava konusu edilen ... başvuru nolu “...” markasının Müvekkile ait itiraza mesnet markalar ile iltibas oluşturduğunun tespitine, ... ’nun 21.11.2024 tarihli, ... karar sayılı red kararının iptaline ve ... başvuru nolu “...” marka başvurusunun başvurusu devam eden tüm mal ve hizmetler için tümden reddi ile tescil işlemlerinin durdurulmasını, markanın tescil edilmiş olması durumunda SMK’nın 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini; Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: SMK 6/1 uyarınca bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, başvuru konusu markanın "..." ibaresi olup "..." ibaresinin esas unsur olarak yer almadığını ve markanın bütün haliyle değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle başvuru konusu markanın düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliği bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında benzerlik olduğu kabul edilse dahi, SMK 6/5. Maddesi başvuru markasının marka sahibinin itirazı üzerine reddedilebilmesi için haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi, markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi koşullarının oluşması gerektiğini ifade ederek, netice itibariyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... sayılı marka başvurusu ile davacı tarafın marka işlem dosyasında ileri sürdüğü ..., ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 21/11/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 20/01/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "Başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasındaki belirgin görsel, işitsel ve bütünsel farklılıkları dikkate alan Kurul; "..." ibareli başvuru ile itiraza gerekçe gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma/ ilişkilendirilme ve tanınmışlık nedeniyle karıştırılma ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır." ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... ...
Bilirkişi heyetinden alınan 14/12/2025 havale tarihli raporda ÖZETLE: "Başvuruda yer alan mal ve hizmetler açısından taraf markaları arasında 42. Sınıftaki;" bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimarı tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi, Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting bilgisayar donanımları alanında danışmanlı, bilgisayar donanımlarının kiranması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendisilik, mimarlı, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orjinallik onay hizmetleri." bakımından emtia benzerliği bulunduğu, taraf markaları arasında, 6769 Sayılı SMK'nın 6/1. Maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu,
6769 Sayılı SMK'nın 6/5. Maddesi anlamında tanınmışlıktan haksız yararlanma tanınmışlığa veya ayırt ediciliğe zarar verme sonuçlarına yol açmayacağı,
kötü niyet olup olmadığı değerlendirmesinin Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, .... tarafından verilen 21/11/2024 tarih ve ... sayılı kararının iptali koşullarının oluştuğu,
... sayılı dava konusu markanın SMK m. 6/1 hükmü bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu görüş ve kanaatinde olduğumuzu takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere saygıyla arz ederiz." şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı şahıs vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının " ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ... sayılı "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Bilirkişi heyet raporundaki sayfa 4-5 deki tabloda " tüm hizmetlerde" emtia benzerliği oluştuğu da görüleceği ;
( Nitekim ... HD.nin 02/06/2022 tarih ve ... sayılı ilamında " davacı markalarının asıl unsurunu “...” VE “...” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise "..." ibaresidir. ..... .... Hukuk Dairesi'nin 27.01.2021 tarihli ve ... sayılı kararında da zikrolunduğu üzere, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. " şeklinde; ve Yine ...'.nin10/03/2022 tarih ve ... sayılı ilamında " davacı markalarının asıl unsurunu “...” VE “...” ibaresinden oluştuğu, başvuru konusu işaret ise “... ” ibaresidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir ( ...). Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi " şeklinde; emsal kararlarında da bu şekilde değerlendirme yapıldığı);
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının emtia benzerliği oluşan ... sayılı "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının emtia benzerliği olan ... sayılı "..." ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının " ... " ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının emtia benzerliği olan tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
Diğer yönden ise ;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak; bu durumlar yukarıda izah edilen SMK 6/1 maddesindeki iltibası ortadan kaldırmadığından neticeden davanın kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının İPTALİNE,
3-Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 15.000,00 bilirkişi ücreti, 355,00 tebligat ücreti, 732,00 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.087,00 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/02/2026
Katip ... Hakim ...
E imzalıdır E imzalıdır